Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir televizyon programında Türkiye’nin dış politikasına ve bölgesel gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan, özellikle Gazze’deki son durum, Suriye’deki terör örgütlerinin faaliyetleri ve Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığı gibi konulara değindi. Türkiye’nin hem kendi güvenliğini temin eden hem de bölgesel dostlarına güven veren bir politika izlediğini vurguladı.
Bakan Fidan, Gazze Şeridi’nde varılan mutabakatlara rağmen İsrail’in bu anlaşmaları birçok kez ihlal ettiğini ifade etti. Bu ihlallerin bölgedeki gerilimi artırdığını ve insani durumu daha da kötüleştirdiğini belirtti. Türkiye’nin bu süreçte kendi güvenlik alanını koruma prensibiyle hareket ederken, aynı zamanda bölgedeki dost ve müttefik ülkelere güvence veren bir dış politika duruşu sergilediğinin altını çizdi.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Fidan, SDG’nin İsrail’den cesaret aldığını ve bu durumun yeni olmadığını, geçmişten gelen bir tutum olduğunu kaydetti. SDG’nin hiçbir zaman Suriye muhalefetiyle birlikte hareket etmediğini, aksine Esed rejimine karşı da açık bir mücadele sergilemediğini dile getirdi. Esed’in görevden ayrılmaması konusunun sadece Rusya ve İran’ın arzusu olmadığını, İsrail’in de bu yönde bir tercihinin bulunduğunu belirtti. Bu durumun, İsrail’in etkisi altındaki bazı Amerikalı politikacıların tutumlarına da yansıdığını ileri sürdü. Bakan Fidan, DEAŞ’ın (IŞİD) bölgede birçok aktör tarafından kullanılan bir “aparat” olduğunu, ancak Suriye’deki mevcut yönetimin bu tür örgütlenmelere artık müsaade etmeyeceğini düşündüğünü sözlerine ekledi.
Bakan Fidan, SDG’ye yönelik olarak kritik bir uyarıda bulunarak, örgütün DEAŞ bahanesini süreci uzatmak için kullanmaktan vazgeçmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, Suriye’nin güvenliğinin yanı sıra Türkiye’nin güvenliğinin de bu durumdan etkilendiğine dikkat çekti. Açıklamasında, ideolojik bir mücadele yürütmek isteyenlerin siyaset yapma yolunu seçmeleri gerektiğini belirterek, “İdeolojik bir mücadelen varsa gelip siyaset yaparsın, silahla yoluna devam edersen silahla karşılık bulursun” ifadeleriyle net bir mesaj verdi.
Türkiye’nin yürüttüğü “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Dışişleri Bakanı, bu sürecin şeffaf ve başarılı bir şekilde ilerlediğini aktardı. Özellikle toplumsal barışın tesisi açısından tarihi bir fırsat olarak nitelendirilen bu girişimin, Türkiye için büyük önem taşıdığını vurguladı. Cumhurbaşkanı’nın bu süreçte gösterdiği büyük bir siyasi olgunluk ve liderliğin, barış ve iyilik arayışına katkı sağladığını dile getirdi. Sürecin arkasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ve halkın güçlü desteğinin bulunduğunu belirten Fidan, herkesin Türkiye’den beklenen adımları dile getirdiğini, ancak terör örgütünün kendi üzerine düşen adımlara ilişkin bir açıklama veya eylem göremediklerini ifade etti.
Bilal Erdoğan Türkiye Yüzyılı Vizyonunda Ekonomik Gücü Ve Toplumsal Değerleri Öne Çıkardı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.