Malatya’da, 8 aylık hamile eşi Beste Kızılay’ı tabancayla vurarak öldürdüğü iddia edilen Alican Kızılay, cinayetin ardından ilk kez hâkim karşısına çıktı. Olayda hayatını kaybeden genç kadın ve karnındaki bebeği kurtarılamazken, mahkeme salonu acılı aile fertlerinin ifadeleriyle derin bir hüzne büründü. Sanık Kızılay’ın müebbet hapsinin istendiği davada, ailesinin diğer üyeleri de delil karartma suçlamasıyla yargılanıyor.
Dehşet verici olay, 10 Nisan gecesi Bahçelievler Mahallesi’nde meydana geldi. İddialara göre, eve alkollü vaziyette gelen Alican Kızılay ile 8 aylık hamile eşi Beste Kızılay arasında şiddetli bir tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesiyle Alican Kızılay’ın, evde bulunan tabancayla eşi Beste Kızılay’ı başından vurduğu belirtildi. Ağır yaralanan Beste Kızılay, hemen Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Beste Kızılay ve karnındaki bebeği, tüm müdahalelere rağmen ne yazık ki kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Olayın ardından hastane önünde gözaltına alınan Alican Kızılay, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hazırlanan iddianamede, Alican Kızılay hakkında “kasten adam öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Davada sadece Alican Kızılay değil, olayın hemen ardından yaşananlarla ilgili olarak da tutuksuz sanıklar Alican Kızılay’ın babası D.K., annesi N.K. ile kardeşleri A.K. ve F.K. hakkında “delilleri karartma ve ortadan kaldırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Bu durum, cinayetin ardındaki sır perdesini aralama çabalarını daha da derinleştirdi.
Bugün görülen ilk duruşmada, tutuklu sanık Alican Kızılay ile tutuksuz sanıklar D.K., N.K., A.K. ve F.K. ilk kez hâkim karşısına çıktı. Duruşmaya, katledilen Beste Kızılay’ın acılı babası Ahmet Fuat Özhan, annesi Gülay Özhan ve kız kardeşi Buse Özhan da katıldı. Taraf avukatları ve tanıkların hazır bulunduğu duruşma, gergin ve duygusal anlara sahne oldu.
Mahkemede söz alan Alican Kızılay, olayın kaza olduğunu iddia etti. Kızılay, “Olayın olduğu gün amcamın oğlu ile köye gittik. Oradan dönerken eşim Beste’nin istedikleri vardı ve onları aldım, eve geldim. Balkona çıktım ve masada oturdum. Eşim Beste de karşımda oturuyordu. Köyde iki el ateş açtığım silahımı temizlemek istedim. Sarhoş değildim. Tabancanın şarjörünü çıkardıktan sonra namlu havadayken tetik düşürdüm. Silah ateş almadı. Silahı indirirken birden ateş aldı. O esnada eşim Beste’ye baktım oturur vaziyette başı yana düşmüştü. Bir anda şoka girdim ve içeride oturan annem ve babama seslenerek arabayı hazırlamalarını istedim. Olay öncesinde eşimle herhangi bir tartışmam olmadı. 10 gün sonra çocuğumuz olacaktı ve onunla ilgili hep konuşurduk” şeklinde ifade verdi. Bu savunma, salondaki herkesi derinden etkiledi.
Alican Kızılay’ın babası D.K. ise ifadesinde şunları belirtti: “Biz normalde İstanbul’da yaşıyorduk. Kısa süre sonra torunum dünyaya geleceğinden oğlumun isteği üzerine Hekimhan’a geldik. Olayın olduğu gün içeride oturmuş televizyon izliyordum. Birden soba kapağı düşercesine bir ses geldi ve arkasından bağrışmaları duydum. Balkona gittiğimde oğlum Ali, gelinim Beste’ye sarılmış feryat ediyordu. Ali’ye sordum, ‘oğlum ne oldu’ diye. Bir şey söylemeyince mermerde kan gördüm. ‘Herhalde Beste düşüp, kafasını mermere vurdu’ dedim. O arada 112 arandı ve onların söylediği şekilde Ali, Beste’nin yarasına tampon yaptı. Ben silahla vurulduğunu bilmiyordum. Hastanede öğrendim silahla vurulduğunu. Olayın yaşandığı balkonda bir silah gördüm ama oyuncak silah zannettim.”
Alican Kızılay’ın annesi N.K. de benzer bir ifadeyle: “Olay yaşandığı esnada içeride uzanmış uyuyordum. Bir anda Alican’ın feryadını duydum. Balkona gittiğimde Beste sandalyede oturur vaziyette, yüzünün sol tarafında kan gördüm. Dondum kaldım. O esnada alt komşu, aynı zamanda akrabamız olan B.E.’nin 112’yi aradığını gördüm. Sağlıkçılar, ona müdahale tarifi yaptılar. Olay yerinde tabanca görmedim. Silahla yaralama olayını Malatya’da hastanede öğrendim” dedi.
Kardeşlerden A.K. ise ifadesinde, “İçeride babamın yanında oyun oynuyordum. Bir anda soba kapağı düşer şekilde bir ses geldi. Abim bağırdı. Yengemi o esnada hiç görmedim. Hızlıca amcama yardım için haber verdim. Daha sonra mermerde ve yengemin başında kan gördüm. Ben Malatya’daki hastaneye gelmedim. Sağlıkçılar, yengemi sedyeye aldıktan sonra yerde silah gördüm. Silahı o anki panik ile genç odası olarak kullanılan odadaki yorganların arasına sakladım” sözleriyle olaya karışma biçimini anlattı. Ailenin ifadelerindeki çelişkiler ve silahın saklanması detayı dikkat çekti.
Beste Kızılay’ın babası Ahmet Fuat Özhan, kendilerine başlangıçta Beste’nin düştüğü ve başını mermere vurduğunun söylendiğini ifade etti. Özhan, “Gece vardiyasında işteydim. Telefon geldi ve bana ‘Hastaneye geç’ dediler. Hekimhan’dan Malatya’ya geçerken hala olaydan habersizdim. Hastane kapısında beklerken doktor, ‘Kızınız ateşli silahla vurulmuş, buraya geldiğinde de beyninin bir kısmı dışarıdaydı’ dedi. Önce bebeği daha sonra da kızım Beste’yi kaybettik. Kızımın ve torunumun katilinden şikayetçiyim!” diyerek acısını ve isyanını dile getirdi. Beste’nin annesi Gülay ve kız kardeşi Buse Özhan da daha önce ablası ile eniştesinin kavgalarına şahit olduklarını belirterek şikayetlerini kararlılıkla sürdürdüler.
Mahkeme heyeti, ilk duruşmanın ardından bazı önemli kararlar aldı. Sanık Alican Kızılay’ın tutukluluk durumunun devamına karar verilirken, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. Ayrıca, olaya ilişkin bilgi sahibi 2 tanığın bir sonraki celseye zorla getirilmesi ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ilk ihbarda gerçekleşen görüşme kaydının alınması için ilgili kuruma yazı yazılmasına karar verildi. Duruşma, belirlenen eksiklerin tamamlanması amacıyla ileri bir tarihe ertelendi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları İmralı Görüşmesini Tarihi Bir Adım Olarak Değerlendirerek Barış Çağrısını Yineledi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.