İstanbul’da kamuoyunu sarsan bir olayda, daha önce “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından tutuklanıp serbest bırakılan avukat S.K., cezaevinden çıktığı günlerde bir başka dolandırıcılık vakasıyla gündeme geldi. Kendisi cezaevindeyken tahliye sözü verdiği bir mahkumun ailesinden yüklü miktarda para alarak sahte belgelerle işlem yaptığı iddia edilen S.K., adliyede suçüstü yakalanarak yeniden tutuklandı.
Avukat S.K., ilk olarak 16 Haziran 2025 tarihinde sahte tahliye evrakları kullanarak bir vatandaşı dolandırdığı gerekçesiyle ihbar edilmişti. Yapılan operasyonla suçüstü yakalanan S.K., “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bu süreçte, hukuki süreçlerin manipüle edilmesine yönelik ciddi iddialar ortaya atılmıştı.
Avukat S.K.’nın cezaevinde bulunduğu sırada dahi dolandırıcılık faaliyetlerine devam ettiği iddia edildi. Edinilen bilgilere göre S.K., aynı cezaevinde bulunan Ferhat S. adlı mahkuma tahliye vaadinde bulundu. Bir süre sonra kendisi tahliye olan avukat S.K., Ferhat S.’nin ailesiyle irtibata geçerek tahliye işlemlerini hızlandırma ve müştekilere ödenecek bedelleri karşılamak amacıyla 1.300.000 TL para talep etti. S.K., bu parayı aldığı Ferhat S. ailesine, söz konusu meblağın İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne yatırıldığına dair gerçeğe aykırı belgeler düzenleyerek ibraz etti.
Dolandırıcılık eylemi, avukat S.K.’nın müştekilerden ek olarak 600.000 TL daha istemesi üzerine açığa çıktı. Müştekiler, bu talebin makul olmadığını ve daha önce yatırıldığı iddia edilen paranın akıbetini sorgulamaya başlayınca dolandırıldıklarını fark ettiler. Bunun üzerine durumu derhal İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirdiler. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçları Soruşturma Bürosu Başsavcı Vekili Onur Yılmaz koordinasyonunda, Cumhuriyet Savcısı Zafer Küçük tarafından detaylı bir soruşturma başlatıldı.
Yürütülen titiz soruşturma kapsamında, avukat S.K.’nın adliye binası içerisinde para aldığı esnada polis ekipleri tarafından suçüstü eylemlerle yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi. Bu operasyon, yargı sistemi içerisinde avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyen olayların önüne geçilmesi adına büyük önem taşıyor.
Gözaltına alınan avukat S.K., verdiği ifadede üzerine atılı suçlamaları reddettiğini belirtti. S.K., savunmasında, “Dört vatandaşın vekaletlerini aldım, bunların avukatlık işlerine ilişkin olarak takiplerini yapacaktım. İlk etapta 300.000 Dolar ve 355.000 Dolar olan iki adet senede ilişkin olarak ihtiyati haciz talebinde bulundum. Bunlara ilişkin olarak evraklarım vardır. Almış olduğum paralar da bunlara ilişkin giderler ve teminatlardır. Hali hazırda para teminata dahi yetmemektedir. Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Kimseyi tahliye veya beraat ümidiyle kandırmadım. Bu yönüyle menfaat teminim olmadı. Bugün almış olduğum 10.000 TL para vatandaşın bana pasaportunu almam için ödediği paradır. Bu para 600.000 TL değildir, zaten 600.000 TL’yi saymam mümkün değildir” şeklinde konuştu.
Avukat S.K., ifadesinin ardından “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından sevk edildiği İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nce hakkında tutuklama kararı verilerek yeniden cezaevine gönderildi. Bu tutuklama kararı, avukatın tekrar aynı suçlarla itham edilerek yargı karşısına çıkarılmasının hukuki bir yansıması oldu.
Ünlü İsimler Uyuşturucu Soruşturması Kapsamında İfade Verdi Kan Örnekleri Alındı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.