İrlanda merkezli bir ilaç firması, erkek tipi saç dökülmesi tedavisine yönelik geliştirdiği yeni bir ilacın klinik denemelerde olağanüstü sonuçlar verdiğini açıkladı. Yıllardır akne tedavisinde başarıyla kullanılan klaskoteron etken maddesini içeren bu ilaç, yapılan araştırmalara göre saç dökülmesinde yüzde 539’a varan oranlarda iyileşme sağladı. Uzmanlar, bölgesel olarak saç derisine uygulanan bu ilacın, yan etkilerinin de az olması nedeniyle kellik sorunu yaşayan milyonlarca kişi için büyük bir umut vaat ettiğini belirtti.
Klaskoteron, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından 12 yaş üzeri bireylerde akne tedavisi için onaylanmış, uzun yıllardır bilinen bir etken maddedir. Ancak bu maddenin erkek tipi saç dökülmesi üzerindeki etkisi yeni yapılan araştırmalarla gün yüzüne çıktı. İlaç, kıl köklerindeki erkeklik hormonlarını bölgesel olarak baskılayarak dökülmeyi azaltmayı hedeflemektedir. Topikal, yani yüzeysel bir uygulama olması sayesinde, ilacın sistemik etkilerinin ve dolayısıyla genel yan etkilerinin minimum düzeyde olduğu gözlemlenmiştir.
İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Burhan Engin, ilacın sunduğu yenilikçi yaklaşımı şu sözlerle değerlendirdi: “Etkili ve pratik bir yaklaşım. En önemli özelliği de dokudan müdahale ettiği için yan etkileri de daha az ve güvenli görünüyor.” Prof. Dr. Engin, klaskoteronun topikal olmasının ve sistemik etkiler yaratmadan iyileşme sağlamasının kritik bir avantaj olduğunu vurguladı. Erkek tipi saç dökülmesinde yüksek oranlarda iyileşme sağladığı belirtilen bu tedavinin, diğer bazı saç dökülmesi ilaçlarında görülebilen jinekomasti veya anksiyete gibi yan etkileri daha az gösterdiği ifade edildi. Uzun süreli kullanıma ihtiyaç duyan ilacın en fazla etkinliği genellikle ikinci yılda gösterdiği ve bu etkiyi korumak için kullanımına devam edilmesi gerektiği belirtildi. Prof. Dr. Engin, yirmili ve otuzlu yaşlarda başlanan kullanımın saç kaybını önemli ölçüde önleyebileceğini dile getirdi.
Klaskoteron etken maddeli ilacın etkinliği, 1465 kişi üzerinde yürütülen geniş kapsamlı bir faz 3 çalışmasıyla kanıtlandı. Çalışmada, katılımcıların bir grubuna plasebo verilirken, diğer gruba klaskoteron uygulandı. Klaskoteron kullanan grupta yüzde 168 ila yüzde 539 arasında değişen oranlarda saç artışı gözlemlenmesi, tedavi potansiyelini açıkça ortaya koydu. Faz 3 çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, ilacın yakın zamanda piyasaya sürülmesi beklenmektedir. Dünya genelinde erkeklerin yüzde 42’sinin kellik sorunu yaşadığı düşünüldüğünde, bu yeni tedavi seçeneği büyük bir ilgiyle karşılanmaktadır.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Melodi Çekiç de ilacın güvenlik profilini vurgulayarak şunları kaydetti: “Hap şeklinde olmadığı ve sınırlı bir alana sürüldüğü için kana çok fazla geçmesi beklenmiyor. Bu yüzden de yan etkisi genellikle lokal ve daha düşük.” Dr. Çekiç, erkek tipi saç dökülmesinin kronik bir durum olduğunu ve tedavinin sürekli devam ettirilmesinin önemini belirtirken, ilacın kesilmesi durumunda dökülmenin geri dönebileceği konusunda da uyarılarda bulundu.
Zonguldak Tabip Odası Başkanı ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eksal Kargı, bu tür ilaçların genellikle günde 1-2 kez şampuan veya sprey ile birlikte yüzeysel olarak kullanılabileceğini ifade etti. Etkin sonuçlar için en az 6 ay ila 1 yıl düzenli kullanılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kargı, bu sürenin sonunda kıl foliküllerini uyararak saç büyümesini sağladığını belirtti. Ancak ilaç kullanımının kesilmesi durumunda saçların genellikle eski haline döndüğünü, bir miktar kalıcılığın ise mümkün olabileceğini dile getirdi. Prof. Dr. Kargı, ilacın saç ekiminin bir alternatifi olarak değil, “saç ekimini destekleyen bir yöntem” olarak kullanıldığını belirtti ve ekim işleminin kalıcı olması sebebiyle saç ekimi sektörünü bitirmesinin olası görünmediğini, ancak etkisini artırabileceğini ekledi.
İlgili ilaç firmasının kullanıcı verileri ve gerçekleştirdiği çalışmalara göre dünyanın en yüksek kellik oranına sahip ülkeleri sıralandı. Listenin başında yüzde 44.50 oranıyla İspanya yer alırken, onu yüzde 44.37 ile İtalya ve yüzde 44.25 ile Fransa takip etti. Türkiye’de ise erkeklerin yüzde 40.3’ünün kellik sorunu yaşadığı belirtildi.
Uyuşturucu Operasyonunda Şehit Düşen Polis Emre Albayrak Memleketinde Son Yolculuğuna Uğurlandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.