İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma neticesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte üç isim daha “siyasi casusluk” iddialarıyla tutuklandı. Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan Hüseyin Gün, 04 Temmuz tarihinde “casusluk” suçlamasıyla tutuklanmış, ardından süreç genişleyerek siyaset ve medya çevrelerinden önemli isimleri de içine almıştı.
Soruşturma, özellikle 2019 Yerel Seçim kampanyaları dönemine odaklanıyor. İddialara göre, Hüseyin Gün’ün İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasından tutuklu bulunan Necati Özkan ile bir örgütün amaçları doğrultusunda işbirliği yaptığı öne sürülmüştü. Bu işbirliğinin, seçim bölgelerine ilişkin detaylı analizler yaparak seçmen profilleri oluşturma ve stratejiler belirleme üzerine kurulu olduğu, en kritik iddia ise bu seçmenlere ait gizli bilgilerin yabancı istihbarat servisleriyle paylaşıldığı yönündeydi. Hüseyin Gün’ün bu süreçte Ekrem İmamoğlu ile de irtibatının bulunduğu iddialar arasında yer aldı.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyalarını yürüten Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve Melih Geçek de “casusluk” iddialarıyla şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edildi. Şüpheliler, “casusluk” iddiasıyla adliyeye sevk edildi. Hüseyin Gün ise “örgüt üyeliği” suçlamasıyla aynı gün adliyeye getirildi.
Ekrem İmamoğlu’nun savcılık ifadesi 16.00’da başlayıp 19.00’a kadar yaklaşık 3 saat sürdü. İfadelerin tamamlanmasının ardından Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ “siyasi casusluk” iddiasıyla tutuklanma talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildiler. Başka bir suçtan tutuklu bulunan Melih Geçek ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunan Hüseyin Gün ise yeniden cezaevine gönderildi.
Nöbetçi sulh ceza hâkimliği, uzun süren değerlendirmelerin ardından 02.00 sularında Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında “siyasi casusluk” suçlamasıyla tutuklama kararı verdi. Bu kararla birlikte, siyaset ve medya dünyasında önemli yankılar uyandıran bir süreç yeni bir boyut kazandı.
Öte yandan, İBB’nin “İstanbul Senin” adlı mobil uygulaması üzerinden 4,7 milyon kullanıcının verilerinin iki farklı ülkeye sızdırıldığı iddiasıyla yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheli de İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Sulh ceza hâkimliğindeki işlemlerin ardından bu şüphelilerden 6’sı tutuklanırken, 9 şüpheli ise adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı. Bu soruşturmanın, ana casusluk soruşturmasıyla bağlantısı olup olmadığı veya nasıl bir etkileşim içinde olduğu ise henüz netlik kazanmadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yasa dışı yöntemlerle ele geçirilerek cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir fon oluşturma ve bu amaç doğrultusunda mali nitelikli suçlar işleme hedefiyle “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” kurduğu iddia edildi. Açıklamada ayrıca, bu örgütün casusluk faaliyetleri kapsamında başta İstanbul’daki vatandaşların kişisel verilerini yabancı ülkelerin istihbarat birimlerine aktardığına dair ciddi suçlamalar yer aldı.
Ekrem İmamoğlu, savcılık ifadesinde kendisine yöneltilen tüm suçlamaları kesin bir dille reddetti. İmamoğlu ifadesinde, “Casusluk suçu iddia edilerek, bu suç sebebiyle davet edilmem benim bütün hayatıma hakarettir. Benim nazarımda casusluk vatan hainliği ile eşdeğerdir. Suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Benim ne istihbarat örgütleriyle, istihbarat örgütlerinin çalışanlarıyla hiçbir şekilde bilgim alakam olamaz. Komplo teorisi ile karşı karşıya olduğumu düşünüyorum. Roma’yı benim yaktığım daha gerçekçidir,” sözleriyle savunma yaptı. İmamoğlu’nun bu sert çıkışı, yargı sürecine ilişkin tartışmaları daha da alevlendirdi.
Özgür Özel İstanbul Adliyesinde Siyasi Casusluk İddialarına Karşı Durdu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.