a

Emine Erdoğan Eğitim Sistemlerinin Değer Odaklı Dönüşümünü Savundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, 5. İstanbul Eğitim Zirvesi'nde 2024 Küresel Eğitim İzleme Raporuna göre bugün hala 251 milyon...

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan, eğitim meselesinin sadece bilgi aktarımından öte, insanlığın temel değerlerini yaşatan bir süreç olması gerektiğini vurguladı. Türkiye Maarif Vakfı (TMV) tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Anadolu Ajansı’nın “Global İletişim Ortağı” olduğu 5. İstanbul Eğitim Zirvesi’ne katılan Emine Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı’nın eşi Latife El Durubi ile birlikte önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, konuşmasında, ilmin en eski merkezlerinden biri olan ve küresel gelişmelerin nabzının attığı kadim şehir İstanbul’da eğitim konularının ele alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu yılki zirvenin ana temasının dünyayı “eğitimle iyileştirmeyi” hedeflediğini belirten Emine Erdoğan, zirvenin amacını şu sözlerle açıkladı: “Zirve, eğitimin insanlığın ruhunu besleyen, yaralarını saran, karanlıkları aydınlatan gücünü anlatacak. En güzel dünyanın kalemle kurulduğunu, adalet terazisinin hassas ayarının ancak böyle bir dünyaya talip olanlarla yapılabileceğini hatırlatacak.”

Eğitim Bir Koza: Modern Yaklaşımların Eleştirisi

Zirve salonunun bilgi dolu heybeleri ve insan sevgisiyle dolu kalpleriyle değerli eğitimcileri ağırladığını dile getiren Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un “Bizi kurtaracak yegane çare, maariftir.” inancına atıfta bulundu. Yurt içinden ve dışından gelen katılımcılara “Hoş geldiniz” diyerek sözlerine devam eden Emine Erdoğan, eğitimi bir “koza” metaforu üzerinden anlattı:

“Tırtılın kozasından rengarenk kanatları olan muhteşem bir kelebeğe dönüşerek çıkması, yeryüzünün en büyüleyici harikalarından biridir. Eğitim de insanın içindeki potansiyeli sabırla işleyip, onu kanatlandıran bir kozadır.” Ancak modern dünyanın bu kozayı hatalı kullandığını savunan Erdoğan, sistemin bazen hakikatine yabancılaşmış, makineleşmiş insanlar yetiştirdiğini belirtti. Bilginin içinden erdem, vicdan ve ahlak filtrelerini çıkarıp malumata indirgiyor. Zihnin sorgulayan, tahkik eden, eleştiren ve hakikati arayan donanımının elinden alındığını vurguladı. Ona göre, günümüz eğitim sistemleri, skorları alkışlayan, kapitalist bir iştahı kabartan ve kişisel konforu toplumsal huzur ve refahın önüne koyan bir başarı kültürü dayatmaktaydı. “Empati, alçak gönüllülük ve merhamet gibi insanı insan yapan erdemler, bu sözde başarılar uğruna hırsın karanlık kuyusuna atılıyor.” sözleriyle eleştirilerini derinleştirdi.

Küresel Çatışmalar Ve Teknolojinin Gölgesi

Emine Erdoğan, küresel çapta süregelen sorunlara dikkat çekerek, dünya genelinde 120’den fazla silahlı çatışmanın devam ettiğini, nefret suçlarının günbegün arttığını kaydetti. Bu bağlamda, Birleşik Krallık’ta 2024 yılında İslamofobik suçların, 2022 yılına kıyasla %165 oranında rekor bir artış gösterdiğini aktardı. Teknolojilerin insan onuruna hizmet etmek yerine adaleti temelinden sarsan fay hatlarını harekete geçirdiğini ifade eden Erdoğan, yapay zekanın dönüştüğü durumu şu çarpıcı cümlelerle dile getirdi: “İnsanlığın bilimsel ilerleyişinde yepyeni bir çığır açan yapay zeka bir savaş suçlusuna dönüştü. En üst teknolojiye sahip silahlar, Gazze’de bebeklere doğrultulabildi. İnsaf etmek nedir hiç bilmeyenler, açlığı ve susuzluğu savaş taktiği yapacak kadar ileri gidebildiler.”

Yaşanan bu dramların, hikmetle tanışmamış bilginin kötülüğün icadında nasıl kullanılabildiğini bir kez daha gösterdiğini belirten Emine Erdoğan, gözler önünde yaşanan maddi ve manevi yıkımın mimarlarının dünyanın en iyi üniversitelerinden yüksek derecelerle mezun olmalarının, önemli bir gerçeği işaret ettiğini vurguladı: “Eğitimin, bir kanadı kırık olduğunda dünyayı nefret, ırkçılık, ayrımcılık, sömürgecilik gibi kronik hastalıkların pençesine itebileceğini söylüyor.”

İrfanla Örülen Eğitim Ve Türkiye’nin Maarif Anlayışı

Bu tablonun karşısında, Emine Erdoğan Türkiye’nin farklı bir maarif anlayışını benimsediğini dile getirerek, “İşte o nedenle biz kozamızı irfanla örüyoruz.” dedi. İrfana dönüşen eğitimin dünyayı iyileştirebilecek tek ilaç olduğunu savunan Erdoğan, okulların sadece dört duvardan ibaret kaldığında, zihinlerin bilgi yığılan ambarlara döndüğünde ve bilginin güzel bir kuyuma dönüştürülecek maharetten yoksun olduğunda, insandan geriye et ve kemikten başka bir şey kalmadığını belirtti. Tüm bu eksikliklerin dünyayı haddinden fazla sürmüş bir güneş tutulması gibi karanlığa sürüklediğini ifade eden Emine Erdoğan, gelecek nesillere adil bir dünya bırakmanın bir sorumluluk olduğunu ancak bunun insanlığın dertlerini yüreklerinin tam ortasında hisseden adil çocuklar yetiştirmeden mümkün olamayacağının altını çizdi.

Erdoğan, Türkiye’nin eğitim felsefesini şu sözlerle özetledi: testlerde yüksek puan alıp hayatın sınavlarından kalan değil, öğrendikleriyle hayatın kırık yerlerini onaran, insanlık sofrasında derviş kaşıklarını karşısındaki kardeşine uzatan, Necip Fazıl Kısakürek’in ifadesiyle “Kim var?” diye seslenilince sağına ve soluna bakınmadan “Ben varım!” diyen evlatlar yetiştiriyoruz. Bu maarif anlayışını, “insanlığa yaptığı en büyük iyilik eylemi olarak tarihe geçiyor.” şeklinde tanımladı.

Türkiye Maarif Vakfı’nın Küresel Misyonu

Türkiye’nin bu yaklaşımı kendi sınırlarının dışına da taşıdığına işaret eden Emine Erdoğan, bu uluslararası faaliyetlerin Batı’nın sömürgeci eğitim anlayışından farklı olduğunu vurguladı. “Batı gibi kendini medeniyetin, bilimin, teknolojinin, sanatın ve kültürün merkezi ilan etmek için değil. Yıllarca sömürdüğü ülkelerde eğitim faaliyetleri adı altında zihinleri de sömürmek ve kendine hizmet edecek insanlar yetiştirmek için hiç değil.” diyen Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı’nın bulunduğu ülkelerin kültürlerine saygılı ve duyarlı bir eğitimi yıllardır başarıyla sürdürerek eğitim diplomasisinde örnek bir açılım gerçekleştirdiğini belirtti. Vakfın, 56 ülkede 500’ü aşkın eğitim kurumunda tüm dünyada iyi insanlar yetiştirerek dünya barışına gerçek ve elle tutulur katkı sağladığını aktaran Emine Erdoğan, Maarif okullarının sıralarında oturan her öğrencinin dünyaya Yunus Emre’nin, Mevlana’nın, Hacı Bayram Veli’nin, Hacı Bektaş’ın ve tüm Anadolu büyüklerinin gözlerinden bakmayı öğrendiğini ifade etti.

Emine Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı’nın Suriye’nin yeniden inşasında da aktif olarak yer aldığını belirterek, Suriye Cumhurbaşkanı’nın eşi Latife El Durubi ile görüşmelerinde eğitim konusunun öncelikli başlık olduğunu dile getirdi. “İnşallah, Maarif Vakfımızın örnek çalışmalarıyla Suriye’de eğitim altyapısının ayağa kaldırılmasını biz de destekleyeceğiz ve silahların bıraktığı acı izleri kalemin iyileştiren gücüyle hep birlikte sileceğiz.” sözleriyle Suriye’deki eğitim faaliyetlerine verilen desteğin altını çizdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile TMV Başkanı Mahmut Mustafa Özdil’e ve vakfın tüm mensuplarına teşekkürlerini sunan Erdoğan, öğrencilerin zihin ve gönül bahçelerini sabırla eken, onlardaki tohumu güneşle buluşturan öğretmenlere şükranlarını iletti.

Eğitimdeki Küresel Eşitsizlikler Ve Adalet Vurgusu

“2024 Küresel Eğitim İzleme Raporu”na göre, dünya genelinde 251 milyon çocuk ve gencin halen okula gitmediğine dikkat çeken Emine Erdoğan, eğitimdeki küresel eşitsizliklere vurgu yaptı: “Düşük gelirli ülkelerde okul çağındaki çocuk ve gençlerin yüzde 33’ü okula gitmiyorken, yüksek gelirli ülkelerde bu oran yalnızca yüzde 3’tür. Oysa eğitim temel bir haktır ve o yüzde 33 okula gidene kadar adaletin terazisi hep eğri duracaktır.”

Ayrıca eğitimin sürdürülebilir kalkınmanın, eşitliğin, iklim değişikliğiyle mücadelenin ve dünyanın tüm kıtalarına hakim bir barış kültürünün inşa edilmesinin de ön koşulu olduğunu belirten Erdoğan, “değer” denildiğinde sadece matematiksel hesaplardan ötesini göremeyen eğitim sistemlerinin yerini artık insan yetiştirme sanatına bırakması gerektiğini ifade etti. Birçok ülkede eğitimle ilgili uluslararası organizasyonlar düzenlenmesine rağmen, eğitimin dünyayı değiştirecek en büyük güç olduğu bilinse de bu gücü kısıtlayan sistemsel sorunların çözülemediğini kaydeden Emine Erdoğan, zirvenin bu noktada dünyaya çok önemli mesajlar vereceğine ve yeni bir yol haritası çizeceğine inancını dile getirdi.

Duygusal Bir An: Nijer’den Gelen Hediye

Zirvenin açılışında, Türkiye Maarif Vakfı’nın tanıtım filminin yanı sıra, 2021 yılında Nijer’de bir okulda çıkan ve çok sayıda öğrencinin hayatını kaybettiği yangından yaralı olarak kurtulan Abdoul Rachid’in hikayesi de videoyla sunuldu. Şimdilerde Türkiye Maarif Vakfı Nijer-Türkiye Dostluk Okulu’nda eğitimini sürdüren Rachid, önceki okulunda defter olarak kullandığı ve yangın sırasında alevlerden kurtararak yanından hiç ayırmadığı “luh” adlı tahta levhayla sahneye çıktı. Duygu dolu anların yaşandığı bu olayda Rachid, elindeki levhayı Emine Erdoğan’a takdim etti. Emine Erdoğan da Rachid’e sarılarak teşekkürlerini ifade etti.

TMV Başkanı Mahmut Mustafa Özdil’in ev sahipliği yaptığı zirveye, Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu’nun yanı sıra, çok sayıda ülkeden bakan, büyükelçi, bürokrat, rektör, iş insanı, akademisyen ve Maarif Vakfı öğretmenleri ile öğrencileri katılım sağladı. Açılış programı, Maarif Çocukları Koro ve Dans Gösterisi’nin ardından çekilen aile fotoğrafıyla sona erdi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Ünlü Spikerler Ela Rumeysa Cebeci Meltem Acet Ve Hande Sarıoğlu Uyuşturucu Operasyonunda Gözaltına Alındı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.