Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 03 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle önemli bir etkinliğe iştirak etti. Zonguldak Karadeniz Ereğli’de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından inşa edilen Özel Eğitim Kampüsü’nün açılış töreninde bulunan Emine Erdoğan, engelli bireylerin toplumun eşit, onurlu ve saygın fertleri olduğunun altını çizdi. Tören, özel gereksinimli öğrencilerin sergilediği halk oyunu gösterisiyle başladı ve bu anlamlı günün coşkusunu yansıttı.
Kampüsün açılışında konuşan Emine Erdoğan, bu modern eğitim yuvasının, güzel fikirlerin, iyi niyetlerin ve işine gönülden bağlı insanların ortak emeğinin bir neticesi olduğunu ifade etti. Erdoğan, bu örnek projenin, devletin çocukların ve ailelerin daima yanında durduğunu, onlar için her zaman daha iyisini yapma kararlılığının somut bir ifadesini temsil ettiğini belirtti. Bu gurur verici projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ve Bakanlık çalışanlarına özel teşekkürlerini sundu. Ayrıca, çocuklar için fedakarca çalışan tüm öğretmenlere şükranlarını iletti ve projede emeği geçen herkesi kutladı.
Emine Erdoğan, konuşmasında önemli bir medeniyet ölçütü olarak, “Bir medeniyetin gelişmişliği, içindeki en zayıf üyelerine nasıl davrandığıyla ölçülür” şeklindeki meşhur sözü hatırlattı. Bir toplumun ancak her mensubunu eşit derecede önemli gördüğünde medeni olabileceğinin altını çizen Erdoğan, yeryüzündeki hayatı herkes için yaşanabilir kılma gayretinin, kalplerde herkese yer açmakla mümkün olacağını dile getirdi. Erdoğan, adil ve hakiki bir insan sevgisinin ancak bu anlayışla tezahür edebileceğini vurguladı.
03 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün, eksiklikleri düşünme ve “Hayatı güzelleştirmek için daha fazla ne yapabiliriz?” sorusunu sormak için bir vesile olması gerektiğini belirten Erdoğan, engellilik kavramını insanları iki gruba ayıran bir etiket olarak görmediklerini ifade etti. Karşımızdakine eksiklik atfeden bir bakış açısını reddettiklerini söyleyen Erdoğan, engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak sistemsel düzenlemeleri, eğitim ve istihdam olanaklarını oluşturmayı ve erişilebilirliği sağlamayı, temel bir hakkın teslim edilmesi olarak gördüklerini belirtti. Erdoğan, “çünkü, engelli bireyler, toplumun eşit, onurlu ve saygın fertleridir. Onlara esas engel teşkil eden, sistemik sorunlardır. O nedenle bu sorunları çözmek ve toplumu herkesin sahip olduğu farklı yetenek seviyelerine uyumlu hale getirmek hepimizin görevidir” diyerek sorumluluğun toplumsal olduğunu vurguladı.
Emine Erdoğan, konuşmasının devamında, inançlarının kendilerini yeryüzünü imar etmekle mükellef kıldığını belirterek, okul, hastane, bina, yol gibi yapıların kapsayıcı olmasının önemine değindi. Bu hizmetlerden herkesin eşit şekilde faydalanabilmesi, iş yerleri, alışveriş merkezleri, sinemalar, tiyatrolar gibi sosyal ve kamusal yaşamın merkezi noktalarına ulaşımın bir külfet olmaktan çıkması durumunda, kimsenin kendini hayatın kıyısına itilmiş hissetmeyeceğini ve işin layıkıyla yapılmış olacağını dile getirdi. Erdoğan, hükümetin ilk günden bu yana engelli vatandaşların haklarını korumak ve sosyal adaleti tesis etmek amacıyla çok güçlü adımlar attığını vurguladı.
Hükümetin erişilebilirlik standartlarından bakım desteğine, evde bakım hizmetlerinden eğitimde kaynaştırma ve bütünleştirme uygulamalarına kadar geniş kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü aktaran Emine Erdoğan, bu süreçte ailelere hem maddi hem de manevi destekler sağlandığını kaydetti. Ailelerin yaşadığı sorunların farkında olduklarını belirten Erdoğan, “Hayatın sizi bazen yorduğunu görüyoruz. O yüzden, biz bu yolu sizlerle birlikte elele, omuz omuza yürüyoruz. Bugün açılışını yaptığımız bu eğitim kampüsü, bizim için ne kadar değerli olduğunuzun, evlatlarımızı bu toplumun emaneti ve zenginliği olarak gördüğümüzün bir ispatıdır. Hiçbir şüpheniz olmasın ki kamu kurumlarımızla, yerel yönetimlerimizle ve devletimizin tüm imkanlarıyla, her zaman sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle devletin sürekli desteğini taahhüt etti.
Okullarda uygulanan kaynaştırma ve bütünleştirme programlarının, özel eğitime ihtiyacı olan çocukların akranlarıyla bir arada eğitim görmesini sağladığını dile getiren Emine Erdoğan, bu uygulamanın iki yönlü fayda sağladığını belirtti. Bir yandan özel ihtiyaçları olan çocukların gelişimine olumlu katkılarda bulunurken, diğer yandan birlikte yaşama kültürünü beslediğini ifade etti. Bu sayede çocukların empati kurabilen, hayatın farklılıklarla zenginleştiğini içselleştiren, yardımlaşma ve dayanışmanın önemini erken yaşlarda kavrayan erdemli bireyler olarak yetiştiğine işaret etti.
Emine Erdoğan, küresel çapta ayrımcılığın ve nefret dilinin yaygınlaştığına dair haberlere üzülerek şahit olduklarını söyledi. Modern dünyanın hayatı ve insanları iki kutuplu hale getirdiğini, gönül köprülerini yıktığını ve en kötüsü bireyselliği ön plana çıkararak bencilliğe meşru bir zemin kazandırdığını belirtti. Bu nedenle manevi değerlerin erozyona uğradığı, böylesine sert bir küresel iklimde, “bizi biz yapan kültürel kodlarımıza ve toplumsal adap kurallarımıza daha sıkı sarılmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Ne yazık ki bazen, alışveriş merkezlerinin giriş kapılarına yakın olduğu gerekçesiyle engelli vatandaşlar için tahsis edilmiş park yerlerinin işgal edildiğini, kaldırımlarda görme engellilerin yolu üzerine ya da engelli rampalarının önüne bırakılmış araçlara sıkça rastlandığını üzülerek dile getiren Erdoğan, bu sürücülerin kendilerini uyaranlara karşı hiçbir mahcubiyet göstermeyen tavırlar takındıklarına şahit olduklarını ifade etti. Erdoğan, “Oysa bu topraklar gönüller yapmaya gelenlerin, işi kolay kılanların, şefkat ve merhamette güneş gibi olanların, insan insanın yurdudur diye inananların, kılı kırk yaran ince ruhların memleketidir. O yüzden ne hayatı birbirimize zorlaştırmak bize yakışır, ne de birbirimizi incitmek” diyerek toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çekti.
Bugün dünya genelinde 1 milyardan fazla engelli insanın bulunduğunu aktaran Emine Erdoğan, engelliliğin, “imtihan dünyası olduğuna inandığımız bu alemde, hayatın türlü türlü hallerinden biridir” şeklinde değerlendirdi. İnanç ve medeniyet tasavvurlarında insanın yalnızca bedenden ibaret olmadığını, aklıyla, ruhuyla, kalbiyle, gönlüyle ve hayaliyle var olan çok zengin bir varlık olduğunu vurguladı. Erdoğan, Aşık Veysel’in gönlünün, Cemil Meriç’in aklının medeniyete nasıl silinmez izler bıraktığını, paralimpik sporcuların hayalin ve bir ideolojiye inanmanın sınırsızlığını nasıl gösterdiğini örnek vererek, yolları açıldığı takdirde aynı şekilde insanlığa ilham verecek nice insanın var olduğunu belirtti. Yeter ki onların varlık potansiyellerini gerçekleştirmelerine fırsat verecek imkanlar oluşturulsun çağrısında bulundu.
Engelli bireylerin karar alma mekanizmalarında ve liderlik pozisyonlarında yer almasının kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Erdoğan, sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal değişimin yolunun, birlikte düşünmekten ve hayata birbirlerinin gözlerinden bakmaktan geçtiğini sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından Emine Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve eşi Güney Hacıbektaşoğlu, AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt ve eşi Nurhayat Bozkurt, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve eşi Hande Çağlayan, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Tülay Sayılı, MHP İl Başkanı Çağatay İpekçi, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Feyyaz Öz ile birlikte kampüsün açılış kurdelesini kesti. Daha sonra protokol üyeleri, öğrenciler ve öğretmenlerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
Kampüsü gezerek öğrencilerle sıcak sohbetler gerçekleştiren Emine Erdoğan, anasınıfı bölümünde bulunan faaliyet odasında, Recep Asaf isimli otizmli çocuğun oyununa eşlik etti. Etkinlik boyunca kitap okuyan çocukları dinledi ve engelli çocukların hayatlarını idame ettirmeleri için faaliyet alanında hazırlanan çalışmaları ilgiyle izledi. Öğrenciler tarafından hazırlanan “Sıfır Atık Sergisi”ni de gezen Erdoğan, incelediği çalışmalar hakkında öğrencilerden detaylı bilgi aldı. Öğretmenler odasında öğretmenlerle bir araya gelerek, kampüsteki eğitim faaliyetleri hakkında bilgi alışverişinde bulundu.
Ziyaretin sonunda Emine Erdoğan, Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde koruma altına alınarak tescillenen, Bronz Çağ’a tarihlenen ve Anadolu’nun bilinen en yaşlı, dünyanın ise en yaşlı 5 ağacı arasında yer alan porsuk ağacı dalından köklendirilen bir fideyi, Bakan Tekin ile birlikte kampüs bahçesine dikti. Bu anlamlı an, kampüsün geleceğe umutla bakışının bir sembolü oldu.
Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde, orta ve ağır düzeyde özel gereksinimli bireylerin eğitim görmeleri amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı standartları doğrultusunda, toplam 10 bin metrekarelik geniş bir alan üzerine Özel Eğitim Kampüsü inşa edildi. Bu kampüs, özel gereksinimli bireyler için modern ve erişilebilir bir öğrenme ortamı sunuyor.
Kampüs bünyesinde 1 özel eğitim anaokulu ile özel eğitim uygulama okulu (1., 2. ve 3. kademe) bulunan ana bina yer alıyor. Ayrıca, kampüs içerisinde kapalı yüzme havuzu, konferans salonu, yemekhane, 2 sera alanı, açık basketbol ve voleybol sahası, halı saha ve 2 güvenlik kabini gibi çok sayıda imkan bulunuyor. Bu tesisler, öğrencilerin akademik, sosyal ve fiziksel gelişimlerine kapsamlı destek sağlamayı hedefliyor.
Muğla Katrancı Koyu’nda Karavan Ve Taşınabilir Evleri Saran Yangın Endişe Yarattı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.