a

Bakan Bayraktar Kış Döneminde Elektrik Ve Doğalgaz Zammı Olmayacak

Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, önemli açıklamalarda bulundu. Bayraktar, ABD ile LNG ve nükleer enerji alanlarında iş birliğini derinleştireceklerini; Karadeniz gazıyla 2028'de 16 milyon hanenin ihtiyacını karşılamayı ve İstanbul'u doğalgaz ticaret merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kışa girerken fiyat artışı öngörmediklerini vurgulayan Bayraktar, "Elektrik ve doğalgaza zam yok" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kış mevsimi yaklaşırken vatandaşlara rahat bir nefes aldıracak önemli açıklamalarda bulundu. Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtlayan Bakan Bayraktar, özellikle enerji fiyatlarına ilişkin beklentilere netlik getirerek, doğal gaz ve elektrikte bir zam düşüncesi olmadığını dile getirdi. Bu açıklama, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların ve artan maliyetlerin konuşulduğu bir dönemde, hane halkı bütçeleri için kritik bir güvence niteliği taşıdı.

Kış Dönemi Zam Kararı Ve Destek Politikaları

Bakan Bayraktar, ülkenin enerji arz güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmaların yanı sıra, vatandaşların enerji maliyetlerini de gözettiklerini vurguladı. Enerji fiyatlarına ilişkin olarak, “Doğal gaza zam yok; kışa girerken doğal gaz ve elektrikte zam düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı. Bu karar, enerji sektöründeki maliyet artışlarına rağmen hükümetin vatandaşın alım gücünü koruma yönündeki kararlılığını ortaya koydu. Ancak bu desteğin Hazine üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu belirten Bakan Bayraktar, yaklaşık 590 milyar ila 600 milyar Lira tutarındaki doğal gaz ve elektrik desteğinin sürdürülebilirliği konusuna değindi. Mevcut sistemde, alınan gazın neredeyse yarı fiyatına vatandaşa sunulduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, bu destek modelinin ihtiyacı olana yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gelecek dönemde sosyal destek mekanizmalarında bir değişikliğe gidileceğinin sinyallerini veren Bayraktar, “İhtiyacı olana, dar gelirliye, sabit gelirliye bunu destek olarak vermekte beis yok; ancak ihtiyacı olmayana, ay sonunda ne kadar fatura geldiğinden haberi olmayanların parasını devletimiz ödemesin diyoruz” şeklinde konuştu. Bu kapsamda, depremle ilgili masrafların gelecek yıllarda azalacağını ve kentsel dönüşüm ile sosyal konut projelerinin kaynak ihtiyacının doğru yönlendirilmiş desteklerle karşılanması gerektiğini aktardı. Yeni destek modelinin, özellikle en düşük emekli maaşını alan emekliler gibi dar gelirli kesimlere odaklanacağını ve enerji desteğinin nakit olarak sağlanabileceğini düşündüklerini belirtti. Bu yeni sistemin detaylarının yeni yılla birlikte açıklanması planlanıyor. İhtiyaç duyan vatandaşların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvurarak incelenecek ve uygun görülenlerin destek grubuna alınacağı bir model üzerinde çalışıldığı da kaydedildi.

Uluslararası İlişkiler Ve Enerji Diplomasisi

Bakan Bayraktar, ABD ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanının Birleşmiş Milletler’deki programının ardından Washington’da Beyaz Saray’da yapılan kapsamlı görüşmelerde enerji konusunun önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. ABD ile Türkiye arasında 100 milyar Dolar ticaret hedefi bulunduğunu ve enerji sektöründe henüz tam olarak değerlendirilememiş büyük bir potansiyelin mevcut olduğunu dile getirdi. ABD’nin dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz üreticisi olmasıyla, Türkiye’nin kendi petrolünü arama ve nükleer enerji alanındaki iş birliğinin geleceğe yönelik stratejik adımlar olduğunu aktardı. Bayraktar, Cumhurbaşkanının eski ABD Başkanı Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı özel turu hatırlatarak, bu ilişkinin iki ülke arasındaki ticaret hedefleri ve potansiyel iş birlikleri açısından verimli olduğunu belirtti.

Bakan Bayraktar, Çin’deki temaslarına da değindi. Cumhurbaşkanına gösterilen üst düzey ilgiyi vurgulayarak, Pekin’deki görüşmelerde yenilenebilir enerji, elektrik iletim hatları ve diğer projeler üzerine geniş kapsamlı müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Çin Enerji Bakanlığı ve Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu başkanıyla verimli görüşmeler gerçekleştirildiği bildirildi.

Türkiye’nin uluslararası arenadaki arama faaliyetlerine de değinen Bakan Bayraktar, Doğu Akdeniz’deki yoğun sondaj programlarından sonra istenilen neticenin henüz alınamadığını ancak bu durumun Akdeniz’den vazgeçildiği anlamına gelmediğini vurguladı. Farklı lokasyonlarda testlerin sürdürüleceğini ifade etti. Son iki yılda Türkiye’nin enerji arayışlarını bölgesel ve küresel ölçekte genişlettiğini belirten Bayraktar, Somali’de sismik çalışmalar yürütüldüğünü, Libya’da bazı sahalarda anlaşmaların nihayete erdirilmek üzere olduğunu ve Nijer’de petrol sahalarıyla ilgili ilk üretimin birkaç ay içinde başlayacağını söyledi. Ayrıca Azerbaycan’da yeni bir saha ve ortaklık anlaşması yapıldığını, Irak’ta da projeler yürütüldüğünü ekledi. Petrol ve doğal gaz arama ve üretim sektörünün her yıl yüz milyarlarca Dolar yatırım yapılan global bir alan olduğunu ve Türkiye’nin bu alanda kaygı duymadan faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti.

Artan Enerji Talebi Ve Yerlileşme Hamlesi

Türkiye’nin enerji talebinin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Bayraktar, ülkenin Avrupa’nın 4. büyük doğal gaz tüketicisi olduğunu ve her gün 32 milyon araca yakıt sağlaması gerektiğini belirtti. Elektrik talebinde de tahminlerin ötesinde bir artış yaşandığını, bunda klima kaynaklı tüketim, elektrikli otomobillerin yaygınlaşması ve yapay zeka gibi faktörlerin etkili olduğunu söyledi. Kuraklık ve küresel ısınma nedeniyle su kaynaklarının azaldığı bir dünyada, Türkiye’nin 32.000 megavatlık hidroelektrik kapasitesine sahip olmasının önemini vurguladı.

Önümüzdeki 30 yılda enerji talebinin en muhafazakar tahminlerle 3 kat büyüyeceğini öngören Bakan Bayraktar, bu talebi karşılamak için Türkiye’nin yerli kömürünü ve yenilenebilir enerjiyi maksimum düzeyde kullanmasının fevkalade önem taşıdığını kaydetti. ABD ile özellikle kaya gazı teknolojisi konusunda iş birliği hedeflediklerini ve Diyarbakır’da bu alanda büyük bir potansiyel olduğuna inandıklarını belirterek, bunun Türkiye için “oyun değiştirecek bir proje” olabileceğini söyledi. Türkiye’nin 2016 yılında “Milli Enerji ve Maden Politikası” stratejisini ortaya koyduğunu hatırlattı.

Karadeniz’deki doğal gaz keşifleriyle birlikte kendi gazını üretime geçirme çabalarının sürdüğünü anlatan Bayraktar, önümüzdeki yıl bu zamanlarda doğal gazdan faydalanan hane sayısının 4 milyondan 8 milyona çıkacağını bildirdi. 2028’e gelindiğinde ise 16 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının kendi gazımızla karşılanmasının hedeflendiğini aktardı. Elektrik üretimiyle alakalı doğal gaz ihtiyacının ise devam edeceğini ve Türkiye’nin bu anlamda ithalat yapmaya devam edeceğini vurguladı. Mevcut üretimi hızlandırmak ve yeni keşifler yapmak için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü de sözlerine ekledi.

LNG Altyapısı Ve Pazar Çeşitliliği

Bakan Bayraktar, Türkiye’nin 2016 yılından itibaren LNG altyapısına büyük yatırımlar yaptığını açıkladı. Marmara ve Aliağa’daki iki LNG terminalinin kapasitesinin neredeyse 2,5 katına çıkarıldığını ve üç adet gazlaştırma gemisi (FSRU) alındığını belirtti. Bu yatırımlar sayesinde Türkiye’nin dünyadaki LNG fırsatlarından etkin bir şekilde faydalanabilir hale geldiğini vurguladı. İstanbul’un gelecekte önemli bir doğal gaz ticaret merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

Küresel doğal gaz piyasalarındaki fiyat oluşum merkezlerine değinen Bayraktar, “Dünyanın en ucuz gazı ABD’deki merkezde. Endeks olarak en ucuz fiyat orada; Rusya’dan da ucuz” değerlendirmesinde bulundu. İkinci önemli merkezin Avrupa’daki Hollanda sanal ticaret noktası olduğunu belirten Bayraktar, Japonya-Kore piyasasının daha pahalı olduğunu ve Birleşik Krallık’ta da bir fiyat oluşum merkezi bulunduğunu ekledi. Türkiye’nin 2016’dan sonra yaptığı altyapı yatırımlarıyla alımlarının bir kısmını ABD’den yapmaya başladığını kaydetti. Cezayir’le başlayıp Nijerya ile devam ederek 20’den fazla ülkeden doğal gaz alındığını, bunun bir kısmının uzun dönemli anlaşmalarla, bir kısmının ise spot bazlı olduğunu dile getirdi. Şu anda kullanılan gazın %10’unun LNG olarak ABD’den gemilerle geldiğini ve bu anlaşmaların geçtiğimiz Eylül ayında başladığını belirtti. ABD LNG’sinin tüm maliyetler göz önüne alındığında en rekabetçi gaz kaynaklarından biri haline geldiğini ve “Amerikan LNG’si daha pahalı” demenin bu piyasaları bilmemek veya vatandaşı yanıltmak anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

Nükleer Enerji Hedefleri Ve Gelişmeler

Nükleer enerjinin Türkiye için 70 yıllık bir hedef ve rüya olduğunu belirten Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanının liderliğinde 2010 yılında Rusya Federasyonu ile yapılan anlaşmayla Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesinin hayata geçtiğini aktardı. Akkuyu’da şu anda dört reaktörün aynı anda inşa edildiğini bildirdi. Bazı muhalefet partilerinin ve vatandaşların güvenlik endişeleri olsa da, dünyada 31 ülkede nükleer reaktör bulunduğunu ve örneğin ABD’de 94 reaktörün aktif olduğunu, Fransa’da elektriğin %67’sinin nükleerden sağlandığını hatırlattı. Yeni yapılan santral sayısının dünya genelinde 60 civarında olduğunu ve bunlardan dördünün Türkiye’de inşa edildiğini vurguladı. Türkiye’nin artan elektrik talebi karşısında nükleer enerjiye kayıtsız kalmasının mümkün olmadığını ifade etti.

Nükleer enerjide yerlileştirmeye büyük önem verdiklerini dile getiren Bayraktar, Türkiye’nin güçlü sanayisinin nükleer santrallere ekipman üretmesi ve bu alanda bir ekosistem oluşturması için çaba gösterdiklerini söyledi. Teknoloji transferi ve insan kaynağı gelişimine odaklandıklarını belirterek, yüzlerce öğrencinin yurt dışına gönderildiğini ve bir kısmının Akkuyu’da çalışmaya başladığını kaydetti. Ayrıca TEKNOFEST çatısı altında nükleer proje yarışması düzenlendiğini ve bunun insan kaynağını geliştirmek açısından kritik olduğunu ifade etti. Gelecekte Sinop’ta dört, Trakya’da dört reaktörle toplam 15.000 megavatlık kapasite kurma hedefinin bulunduğunu açıkladı.

Bakan Bayraktar, ABD’de çok geniş çerçeveli bir nükleer iş birliği anlaşması yaptıklarını ve New York’ta bir nükleer şirketle görüşmeler gerçekleştirdiğini aktardı. Sinop’ta daha önce Japonlarla yapılan anlaşmada fizibilite çalışmasının pahalı olması nedeniyle zaman kaybedildiğini belirten Bayraktar, daha ucuz elektrik sağlamak amacıyla nükleer projelerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Önümüzdeki aylarda hangi ülkelerle iş birliği yapılacağına karar verileceğini söyledi. Akkuyu Santrali’nin finansmanının Cumhuriyet tarihinin en büyük dış yatırımı olduğunu ve Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle yabancı bir ülkede bu büyüklükte bir yatırımın bazı zorluklar yarattığını kabul etti. Ancak Rusya ile ilişkilerin müspet olduğunu, Batılı tedarikçilerin gecikmelerinin de projeyi yavaşlattığını belirtti. Tüm bu zorluklara rağmen Akkuyu’nun kararlılıkla yoluna devam ettiğini ve özellikle birinci reaktörün hızla devreye alınması için çalıştıklarını sözlerine ekledi. Hükümetler arası anlaşmaya göre %49’luk paya kadar Türkiye’den yatırımcı alınabileceğini ve bunun sürecin hızlanmasına katkı sağlayacağını düşündüğünü de ifade etti.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Türkiye Yeni Sondaj Gemisiyle Derin Deniz Filosunu Güçlendirdi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.