İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı’nda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin enerji politikalarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, enerjinin, özellikle de enerji arz güvenliğinin, günümüz dünyasının en stratejik meselelerinden biri haline geldiğini vurguladı. Artan nüfus ve büyüyen ekonomilerle birlikte dünya genelinde enerji ihtiyacının her geçen yıl yükseldiğini belirten Erdoğan, insanlığı enerji arzı, talebi ve arz güvenliği noktasında sınamalarla dolu bir geleceğin beklediğine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji talebindeki yükselişin yalnızca nüfus artışı ve ekonomik büyümeye değil, aynı zamanda refah seviyesindeki artışa da işaret ettiğini ifade etti. Refahın artışıyla paralel olarak enerjinin, bilhassa elektriğin kullanım alanının yaygınlaştığını belirtti. Bu durumu destekleyici veriler sunan Erdoğan, geçen yıl Türkiye’deki beyaz eşya satışlarının bir önceki yıla göre yüzde 7 oranında artarak 10 milyonu aştığını, elektrikli otomobil satışlarının da Ocak-Eylül döneminde 134 bin seviyesine ulaştığını aktardı. Doğal gaz kullanımında da benzer bir tablonun gözlendiğini ifade eden Erdoğan, 23 yıl önce nüfusun yüzde 33’ünün doğal gaza erişebildiğini, bugün ise bu oranın yüzde 85’e yükseldiğini ve artmaya devam ettiğini kaydetti.
Türkiye’nin, çevresindeki bazı ülkeler gibi kendi kendine yeterli petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip bir ülke olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem gündelik yaşamda hem de sanayide kullanılan fosil yakıtların büyük bir bölümünün yurt dışından temin edilmek zorunda kalındığını dile getirdi. Doğal gaz tüketiminin 2002’de 17.4 milyar metreküp iken, 2024’te 53.2 milyar metreküpe çıktığını, 2025 yılı tahmininin ise 59.5 milyar metreküp olduğunu açıkladı. Erdoğan, sadece bu yılın ilk 8 ayında enerji ithalatı için 26 milyar Dolar ödendiğini ve bu faturayı düşürmek amacıyla yoğun çaba gösterildiğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük doğal gaz keşfinin, toplam 785 milyar metreküp rezervle 5 yıl önce Karadeniz’de gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdoğan, halihazırda bu kaynaktan 4 milyon hanenin ihtiyacının karşılandığını bildirdi. Hedefin, 2026’da 8 milyon, 2028’de ise 16 milyon haneye ulaşmak olduğunu söyledi. Petrol tüketimine değinen Erdoğan, günlük tüketimin yaklaşık 1 milyon varil civarında olduğunu ve bunun 160 bin varilinin yerli kaynaklardan sağlandığını ifade etti. Karadeniz gazı ve Gabar’daki petrol keşifleriyle ciddi bir atılım yapılmasına rağmen, önlerinde hala kat edilmesi gereken önemli bir mesafe bulunduğunu belirtti. Bu mesafeyi bir an önce kapatmak için filolarını genişlettiklerini, sismik arama ve sondaj faaliyetlerine hız verdiklerini kaydeden Erdoğan, 4 aktif sondaj ve 2 sismik arama gemisiyle bu alanda dünyada 5’inci sırada olduklarını ve yeni gemilerin envantere girmesiyle 4’üncü sıraya yükseleceklerini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer tüm alanlarda olduğu gibi enerjide de tam bağımsız Türkiye hedefimize ulaşana kadar durmadan, dinlenmeden çalışacaklarını dile getirdi.
Türkiye’yi nükleer enerjide bir üst lige taşıma gayreti içinde olduklarını belirten Erdoğan, dünya genelinde 31 ülkede 416 reaktörün aktif halde bulunduğunu ve bu reaktörlerin dünya elektriğinin yaklaşık yüzde 9’unu ürettiğini söyledi. Türkiye’nin de içinde bulunduğu 15 ülkede 63 reaktörün inşaatının devam ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriğin çok kısa bir süre içinde üretileceğini müjdeledi. Akkuyu dışında başka nükleer santral projelerinin de bulunduğunu ifade eden Erdoğan, hem Çin hem de son Amerika seyahatlerinde bu konuyu muhataplarıyla ele aldıklarını bildirdi. Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanan stratejik sivil nükleer işbirliği mutabakat zaptının, barışçıl nükleer enerjide işbirliğini esas alan bir anlaşma olduğunu vurgulayan Erdoğan, nükleer enerjiyi yalnızca elektrik üretimi için değil, aynı zamanda tıp, tarım, araştırma ve endüstriyel ısı gibi farklı alanlarda da kullanacaklarını belirtti.
Kendi kaynaklarını ortaya çıkarırken, diğer taraftan da artan talebe bağlı olarak enerji arz güvenliğini garanti etmeye çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, uluslararası piyasalardan doğal gaz alımının basit bir işlem olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı, bu sürecin ihtiyacı belirleme, planlamaları yapma, güvenilir tedarikçiler bulma ve uzun müzakereler sonucunda ülkeye en uygun koşullarda ve en iyi fiyatlarla anlaşmaya varma adımlarını içerdiğini anlattı. Tedarik noktasında tek bir ülkeye, kaynağa ve hatta bağlı olmanın ciddi riskler barındırdığını dile getiren Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının ilk aylarında Avrupalı dostların bunun sıkıntısını bizzat yaşadığını, Türkiye’nin ise TürkAkım’ın da katkısıyla bu dönemi en rahat atlatan ülkelerden biri olduğunu ifade etti. Hem Türkiye’de enerji üretimiyle stratejik işler yaptıklarını hem de ülkeyi uluslararası bir enerji üssü ve koridoru haline getirecek projeleri tek tek devreye aldıklarını belirtti. Bu süreçte özellikle dışa bağımlı olunan enerji kalemlerinde tedarikçilerin çeşitlendirildiğini kaydeden Erdoğan, 2003’te doğal gaz tedarik edilen ülke sayısının sadece 5 olduğunu, bugün ise BOTAŞ’ın 34 ülkeyle doğal gaz ithalat ve ihracatı gerçekleştirdiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji verimliliği çalışmalarıyla yılda 5 milyar Dolar kazanç sağlanabileceğini vurguladı. Bir taraftan rüzgar, jeotermal ve güneş enerjisi yatırımlarını desteklerken, diğer taraftan da tasarrufu önceleyen projelere ağırlık verdiklerini belirtti. Bu süreçte bir diğer önceliklerinin çevreyi ve insan sağlığını korumak olduğunu ifade eden Erdoğan, enerji üretilecek diye tabiata zarar veren, insan sağlığını tehlikeye atan adımlardan uzak durulduğunu dile getirdi. Temmuz ayında kabul edilen İklim Kanunu’nun, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine doğru atılan önemli bir adım olduğunu kaydeden Erdoğan, son yıllarda yeşil enerjiye yatırım yapan ülkelerin başında geldiklerini ve bu yıl itibarıyla toplam kurulu güç içerisinde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 60’ın üzerine çıkardıklarını duyurdu.
Türkiye’nin 2002’den bu yana ciddi bir ekonomik dinamizm içinde olduğunu belirten Erdoğan, ekonominin 2003-2024 döneminde yıllık ortalama yüzde 5.4 büyüdüğünü kaydetti. Kişi başına düşen milli gelirin aynı dönemde 3 bin 600 Dolar’dan 15 bin 325 Dolar’a çıkarıldığını, 2025’in ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış kişi başı milli gelirin 17 bin Dolar seviyesine yaklaştığını ifade etti. 238 milyar Dolar’dan devralınan milli gelirin, 2023’te ilk kez 1 trilyon Dolar ekonomi ligine girmesiyle büyük bir başarıya ulaşıldığını aktardı.
Enerji hamlelerinin normalde takdir edilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu politikalar nedeniyle ana muhalefet partisinin haksız eleştirilerine maruz kaldıklarını ifade etti. Muhalefet liderinin çeşitli zamanlarda nükleer santral projelerini, hidroelektrik santrallerini ve Amerikan firmalarıyla imzalanan doğal gaz tedarik sözleşmelerini eleştirdiğini dile getiren Erdoğan, “Bir cümle içinde bir sürü yalan ve yanlışı sıralayarak aklınca bizim enerji politikalarımızı itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Eleştirmek, saldırmak, sulandırmak, mesnetsiz iddialarla projelerimizi kötülemek dışında ne bir enerjisi var ne de bir enerji vizyonu var.” sözleriyle muhalefetin enerji konusunda vizyon eksikliği içinde olduğunu savundu.
Programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, İstanbul Valisi Davut Gül, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören, Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Oktay ve çok sayıda davetli katıldı.
Urla’da Eşini Tüfekle Vurduğu İddia Edilen Şüpheli Tutuklandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.