a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Kültür Sanat Ödülleri Töreninde Sanatın Birleştirici Rolünü Ön Plana Çıkardı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kültür Sanat Ödülleri Töreninde Sanatın Birleştirici Rolünü Ön Plana Çıkardı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ni verirken “Sanat, ayrıştırmaz birleştirir. Bilim adına, sanat adına, edebiyat...

Cumhurbaşkanlığı Kültür Ve Sanat Büyük Ödülleri Sahiplerini Buldu

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi, geçtiğimiz günlerde düzenlenen 2023 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri törenine ev sahipliği yaptı. Tören sırasında önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sanatın toplumları ayrıştırmayan, aksine birleştiren ve kuşaklar arasında köprü kuran temel bir unsur olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül alan sanatçıları ve bilim insanlarını tebrik ederken, Türk kültür ve sanatına katkı sunan değerli isimleri de saygıyla andı.

Kültür Mirasımızın İki Değerli İsmi Anıldı

Konuşmasına, kısa süre önce ebediyete intikal eden iki büyük sanatçıyı anarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kısa süre önce ebediyete uğurladığımız Kültür Sanat Ödülleri sahibi 2 ismi burada özellikle anmak istiyorum” ifadelerini kullandı. Erdoğan, 28 Eylül’de hayatını kaybeden şair Yavuz Bülent Bakiler ile neyzenlerin usta ismi Niyazi Sayın’ı derin bir hürmetle yâd ettiklerini belirtti. Bu iki ismin, ülkeye ve millete sundukları eşsiz katkılarla her zaman şükranla hatırlanacağının altını çizdi. Erdoğan, “Kayıplarımız sebebiyle bir yanımız yaprak döküyor olsa da diğer yanımız hamdolsun çiçek açmaya, şıvga vermeye, boy atmaya devam ediyor” sözleriyle, kültürel mirasın ve sanatın sürekliliğine işaret etti.

Bilim Ve Sanatın Farklı Dallarındaki Öncü İsimler Onurlandırıldı

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, bu yıl beş farklı dalda önemli isimlere takdim edildi. Bilim ve Kültür Ödülü, siyaset, ekonomi, felsefe ve toplum bilimleri üzerine yaptığı kapsamlı ve derinlikli çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün‘e verildi. Erdoğan, Öğün’ü kütüphane ile dış dünya arasındaki irtibatı kesmeyen nadir akademisyenlerden biri olarak tanımlayarak, eserlerinin düşünce geleneğinin bugüne kadarki serüvenini yansıttığını dile getirdi.

Resim Ödülü’nün sahibi ise yarım asrı aşan sanat yolculuğunda Anadolu’yu tuvaline taşıyan ve renkleri şiire dönüştüren usta ressam Yalçın Gökçebağ oldu. Erdoğan, Gökçebağ’ın cumhuriyetin ilk kuşak ressamlarından devraldığı mirası, özgün ve masalsı bir bakış açısıyla zenginleştirdiğini vurguladı. Eserlerinde Türk insanının ve tabiatının güzelliklerini barındıran sanatçı, canlı üslubuyla Türk resim sanatında önemli bir yer edindi.

Müzik Ödülü, Türk müziğinin yaşayan duayenlerinden Prof. Yalçın Tura‘ya takdim edildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü’nü kurarak akademik alanda da büyük katkılar sunan Tura, hafızalara kazınan pek çok film ve dizinin müziklerini besteledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 92 yaşındaki Tura’nın bu ödülü almasının büyük bir lütuf olduğunu belirterek, “Üstadımız 92 yaşında ve 92 yaşında böyle bir ödülü almak inanıyorum ki herkese nasip olmaz. Tebrik ediyoruz” dedi. Yalçın Tura’nın hem akademik çalışmaları hem de gönüllerde taht kuran beste ve güfteleri için şükranlarını sundu.

Arkeoloji Ödülü, kazı bilimindeki paradigmaları değiştiren çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Fahri Işık‘a layık görüldü. Malatya’nın Türk ve dünya arkeolojisine armağanı olarak nitelendirilen Işık, Patara başta olmak üzere birçok antik kentte yaptığı kazılarla nadide eserleri gün yüzüne çıkardı. Kitapları, makaleleri ve araştırmalarıyla Anadolu’nun binlerce yıllık zengin tarihine ışık tutan Fahri Işık, kazı bölgelerinde kimi zaman çadırlarda, kimi zaman köy evlerinde kalarak bilime olan adanmışlığını gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Işık’ın Türk arkeolojisine yaptığı katkıları ve çığır açan çalışmalarını gönülden tebrik etti.

Gazze’deki Zulmü Belgeleyen Fotoğrafçıya Onur Ödülü

Fotoğraf Ödülü, Filistinli gazeteci ve fotoğrafçı Ali Jadallah‘a verildi. Gazze Şeridi’nde yaşanan vahşi soykırımı iki yıl boyunca fotoğraf kareleriyle tüm dünyaya ifşa eden Jadallah, objektifiyle gerçekleri “medeni” olarak nitelendirilen dünyanın yüzüne çarptı. Aynı zamanda Anadolu Ajansı’nın foto muhabiri olarak bölgede görev yapan Jadallah’ın kadrajından yansıyanlar, sadece Gazze’deki katliamın korkunç boyutlarını değil, aynı zamanda Filistin halkının onurlu ve haysiyetli direnişini de tüm ihtişamıyla insanlığın gündemine taşıdı. Çektiği fotoğraflar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davada önemli kanıtlar olarak sunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, canını hiçe sayarak hakikatin deklanşörüne basan Ali Jadallah’ı, şahsı, milleti ve tüm mazlumlar adına tebrik etti.

Kültürel Tek Tipleşmeye Karşı Sanatın Dalgakıran Rolü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında küreselleşmenin getirdiği kültürel tek tipleşme tehlikesine de dikkat çekti. “Küreselleşme ile birlikte kültürel tek tipleşmenin de tüm dünyayı etkisi altına aldığı bir dönemden geçiyoruz” diyen Erdoğan, kendi mirasımız ve birikimimizden beslenen sanatın bu tek tipleşme dalgasına karşı bir “dalgakıran işlevi göreceğini” belirtti. Sanatın dönüştürücü gücünün önemini vurgulayan Erdoğan, popüler filmlerin, dizilerin ve müzik eserlerinin coğrafyalardaki etkilerine bakıldığında bu gücün açıkça görüldüğünü ifade etti. Tüketim alışkanlıklarının, yaşam tarzlarının, yemek kültürünün ve giyim kuşamın tek tipleşmesi gibi, sanat beğenilerinin de yeknesak hale gelmesinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekildi. Yapay zeka teknolojilerinin ürünü olan şiirlerin, kitapların, şarkıların, resimlerin ve sinema filmlerinin yüz milyonlarca kişiye ulaştığı, gerçekle sanal arasındaki ayrımın belirsizleştiği bu dönemde, gelecekte bizi nelerin beklediğini tam olarak kestiremediğimiz endişesini dile getirdi.

Filistin Halkının Yanında Sarsılmaz Duruş

Gazzeli gazeteci Ali Jadallah’ın eşi Doaa İsavi ve çocuklarının törende bulunması, duygusal anlara sahne oldu. Tören öncesinde Ali Jadallah ile telefonda görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende Doaa İsavi’nin, “Ali’nin bizlerle birlikte olmasını temenni ediyorum. Gazze’den çıkması çok zor sadece bana ve çocuklarıma izin verdiler. Türkiye’ye ve halkına çok teşekkür ediyorum. Sizlerden bir dileğim var; eşimin burada olmasını temenni ediyorum” şeklindeki sözlerine yanıt verdi. Erdoğan, “Biz her türlü yola başvuracağız, inşallah Ali’yi sana da bize de kavuşturacağız” diyerek Jadallah’ı Gazze’den çıkarmak için her türlü çabayı göstereceklerini taahhüt etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki vahşete kamera tuttukları için İsrail tarafından katledilen 37’si kadın olmak üzere 283 basın mensubunu rahmetle anarak, İsrail’in gazetecilere yönelik saldırılarını kınadı. İsrail hükümetinin susturma ve engelleme çabalarına rağmen, vicdanlı yüreklerin ve hakikatin peşinde koşan gazetecilerin canları pahasına Filistin’de yaşananları gözler önüne sermeye devam ettiğini vurguladı. “Hakkı haykırmayı şiar edinmiş bir ülke ve yönetim olarak, biz de Filistin halkının yanında eğilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz” ifadeleriyle Türkiye’nin Filistin davasına olan sarsılmaz desteğini bir kez daha ilan etti. Gazze soykırımında TRT ve Anadolu Ajansı başta olmak üzere Türk basın kuruluşlarının sergilediği yürekli duruşa teşekkür eden Erdoğan, İletişim Başkanlığı’nın geçtiğimiz hafta yayımladığı “Gerçeğin Katli: İsrail’in Gazeteciliğe Karşı Savaşı” adlı kitabı da anımsattı. Cumhurbaşkanı, Gazze’de yaşananların unutulmaması ve adaletin tecellisi için her cephede mücadelelerinin kararlılıkla süreceğini belirtti.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

CHP Lideri Özel Brüksel’den Avrupa’ya Demokratik Türkiye Vurgusu Yaptı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.