Beştepe Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen Kütüphane 5.0 ve İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm Uluslararası Konferansı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem Türkiye’nin kütüphanecilik alanındaki kayda değer başarılarını dile getirdiği hem de ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel’e yönelik sert eleştirilerde bulunduğu önemli bir platform oldu.
Konuşmasının ilk bölümünde eğitim ve kültür alanındaki gelişmelere odaklanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin okul öncesinden doktora sonrası düzeye kadar tüm eğitim kurumlarında, kütüphanelerinde ve gençlik merkezlerinde çıtanın her geçen gün daha yükseğe taşındığını belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler, vakıflar ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde kütüphanecilik mirasımızı yaşatmaya ve geliştirmeye devam ettiklerini vurguladı. Bu sürece Cumhurbaşkanlığı olarak liderlik ettiklerini de sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nin beş yıl önce Ankara’ya ve ülkeye kazandırıldığını hatırlatan Erdoğan, kütüphanenin ulaştığı seviyeyi detaylandırdı. İçerisinde 5 milyon 100 bini aşkın matbu eserin yanı sıra dijitalleştirilmiş yayınlarla birlikte toplamda 141 milyon 700 bin kaynak barındıran bu merkezin, dünyanın en büyük üçüncü kütüphanesi konumuna yükseldiğini ifade etti. Ayrıca, 300 milyonun üzerinde elektronik kaynağın araştırmacıların kullanımına sunulduğunu dile getirdi. 112 ülkeden 135 farklı dilde esere ev sahipliği yapan Dünya Kitaplığı, 13 ana veri tabanı ve 233 alt veri tabanı ile kütüphanenin kapsamlı yapısına dikkat çekti. 125 bin metrekarelik alanı, 5 bin kişilik oturma kapasitesi, toplantı ve seminer salonları, teknoloji sınıfları, otoparkları, yemek salonları, kafeteryaları ve tam 201 kilometre raf uzunluğu ile Millet Kütüphanesi’nin öğrencilere, akademisyenlere ve tüm vatandaşlara hizmet verdiğini aktardı.
Erdoğan, geçtiğimiz yıl yaklaşık 2 milyon ziyaretçiyi ağırlayarak dünya genelinde üçüncü sıraya yerleşen Millet Kütüphanesi’nin bu yıl Ekim ayı itibarıyla toplam 8.5 milyon ziyaretçiyi misafir etmenin kıvancını yaşadıklarını paylaştı. Özellikle lise ve üniversite öğrencilerinin kütüphaneye yoğun ilgi gösterdiğini görmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Gençlerin her sabah erken saatlerde kütüphaneye gelmek için adeta birbirleriyle yarıştığını gözlemlediklerini aktardı. Bu gençlere yönelik sunulan hizmetlere değinen Erdoğan, burada okuyan, yazan, araştırma yapan veya sınavlara hazırlanan öğrencilere günde 2 öğün çorba, ayrıca 15 çeşit içecek ve keklerin ücretsiz olarak ikram edildiğini belirtti. Bu yılın ilk 8 ayında toplam 5 milyon 927 bin adet ücretsiz ikramda bulunulduğunu, kütüphanede düzenlenen 1894 eğitim ve bilim atölyesinde ise 17 bin 642 katılımcının hiçbir ücret ödemeden eğitim aldığını söyledi. Son 5 yılda Millet Kütüphanesi’nde 46 büyük sergiye ev sahipliği yapıldığı bilgisi de paylaşıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kütüphanecilik alanındaki büyüme hedeflerini de açıkladı. 2024 yılı sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı halk kütüphanelerindeki üye sayısının 6,7 milyona, kullanıcı sayısının 38,7 milyona ve kitap sayısının 25 milyona çıkarılarak tüm zamanların en büyük rekorunun kırıldığını bildirdi. Bu yıl ise güncel üye sayısının 7,6 milyona, kitap sayısının ise 25,6 milyona ulaştığını aktardı. Halihazırda dağıtımda olan 800 bin yeni kitapla bu sayının yıl sonunda 26,4 milyona yükseltileceği öngörüldü. 2026 yılında açılacak yeni kütüphanelerle toplam kullanım alanının 800 bin metrekareden 1 milyon metrekareye, oturma kapasitesinin ise 150 binden 200 bin kişinin üzerine taşınacağı belirtildi.
Erdoğan, Rami Kütüphanesi‘nin açılışını “büyük yürüyüşümüzde yeni bir halka, yeni bir safha” olarak tanımladığını hatırlattı. Bu kütüphanenin sosyal donatıları, atölye çalışmaları, kültür ve sanat etkinlikleriyle yaşayan ve üreten bir merkeze dönüştürüldüğünü dile getirdi. Rami Kütüphanesi bünyesinde faaliyet gösteren ve dünyanın en büyük yazma eser restorasyon laboratuvarı olan Kitap Şifahanesi’nde bu sene 40 bin eserin durum tespitinin, 28 bin eserin ise temizlik işleminin yapıldığını kaydetti. Çoğu tahribata uğramış 4 bin 446 eserin de restorasyonunun tamamlanarak muhafaza altına alındığı bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat döneminin “ruhsuz, köksüz, tarih şuurundan yoksun zihniyetinin kurbanlarından” birinin İstanbul Üniversitesi’ndeki tarihi kitaplar olduğunu vurguladı. O dönemde üniversitenin nadir eserler kitaplığından binlerce nadir eserin, adı baskı ve zulümle anılan dönemin rektörü tarafından çöpe atıldığını anımsattı. Bu eserler arasında Sultan II. Abdülhamid Han’ın özel kitaplığının da bulunduğunu ifade eden Erdoğan, söz konusu eserlerin restore edilerek okuyucuların istifadesine sunulduğunu aktardı. Ayrıca, İstanbul’da “tüm ithamlara, tüm iftiralara rağmen” Atatürk Kültür Merkezi’nin yeniden ve çok daha güçlü bir şekilde inşa edildiğini belirtti. Önümüzdeki aylarda ise Haydarpaşa’da yine muhteşem bir kütüphanenin hizmete açılacağı müjdesini verdi.
Konuşmasının sonunda ana muhalefet partisi genel başkanı Özgür Özel’in eleştirilerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuyu “seçkin konuklarımızın önünde gündeme getirmek istemezdim” ifadesiyle açtı. Ancak siyasetçiler olarak saldırılar karşısında siyaset kurumunun itibarını korumanın gerekliliğini savundu. Özel’in açıklamalarını “hezeyan” olarak nitelendiren Erdoğan, bunları hem kendi partisi hem de ülke siyaseti adına hicap duyarak takip ettiğini söyledi. Özel’in üslubunu sert bir şekilde eleştirerek, “Konuşan, Türkiye’nin ikinci büyük partisinin genel başkanı mı, yoksa ayarları bozulmuş hakaret otomatı mı, maalesef belli değil.” yorumunda bulundu ve Türkiye’nin böyle bir siyasi üslubu ve çiğliği asla hak etmediğini belirtti.
Erdoğan, Özgür Özel için “Zihin fukara olunca akıl ukala olur, dilin de freni boşalırmış.” atasözünü hatırlatarak, “ortada, gerçekten üzülerek söylüyorum, zihni ile dili arasındaki bağ tamamen kopmuş, ağzından çıkanı kulağı duymayan zavallı bir şahıs var” ifadelerini kullandı. Bu kişinin gün aşırı söylediği yalanlar, attığı iftiralar ve savurduğu hakaretlerle giderek saldırgan hale geldiğini iddia etti. Özellikle yerel yönetimleri “ahtapot misali saran suç örgütünün yolsuzlukları ortaya döküldükçe, bu zatta panikliyor, çirkinleşiyor, kontrolü iyice kaybediyor” şeklinde yorumladı. Erdoğan, bu “seviyesiz ve sevimsiz” dile, siyaseti “enfekte eden zehirli söylemlere” milletin mahkum edilmeyeceğini vurguladı. Genel başkan vekili, parti sözcüsü ve diğer parti arkadaşlarının Özel’e “hak ettiği cevabı onun düzeyine inmeden” verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu kritik mesajla tamamladı: “Kendisine tavsiyem, biz az söyledik, o çok anlasın.”
MSB Suriyeli Askeri Öğrencilerin Eğitimlerini Tamamlamasının Ardından Ülkelerine Döneceğini Bildirdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.