Türkiye’de bilimsel çalışmaları desteklemek ve akademik başarıları ülke ile insanlığın hizmetine sunmak amacıyla düzenlenen İlim Yayma Ödülleri’nin dördüncüsü, 02 Aralık 2023 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada bilimsel gelişimden terörle mücadeleye, Gazze’deki insani krizden milli birliğin önemine kadar geniş bir yelpazede önemli mesajlar verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başlangıcında, temelleri 2017’de atılan ve ilki 2019’da düzenlenen İlim Yayma Mükafatları’nın ulaştığı noktadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu önemli ilim meclisinde emeği geçen herkese içten teşekkürlerini sunan Erdoğan, ödüllere yönelik ilginin her geçen yıl katlanarak arttığına dikkat çekti. Bu sene 3 ayrı dalda, 174’ü üniversitelerden olmak üzere toplam 188 kurumdan 1324 başvuru alınarak yeni bir rekor kırıldığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Ödülleri’nin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası bir hüviyet kazanarak, bu ilim halkasının Türkiye sınırlarını aşıp dünyanın dört bir yanına ulaşacak olmasından duyduğu büyük memnuniyeti ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye’nin kendi Nobel ödülüne sahip olması gerektiği vizyonunu ortaya koyarak, bu cesur ve isabetli adımlarından ötürü İlim Yayma ailesini tebrik etti.
Törende hazır bulunan sosyologlar, tarihçiler, mühendisler, doktorlar ve daha pek çok alanda uzmanlaşmış seçkin bilim insanlarına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, asırlar boyunca üzerine yeni teoriler ve pratikler inşa edilen kavramların gün geçtikçe kan kaybettiğini vurguladı. Özellikle Gazze’deki durumu örnek gösteren Erdoğan, iki yıl boyunca işlenen cinayetleri ve gerçekleştirilen vahşi soykırımı “medeni denilen dünyanın yalnızca seyretmekle yetindiğini” dile getirdi. Türkiye’nin bu duruma hiçbir zaman sessiz kalmadığını ve bundan sonra da kalmayacağını belirten Erdoğan, İsrail’in uyduruk sebeplerle ateşkese sürekli olarak ihlal ettiğini, Hamas’ın ise provokasyonlara rağmen ateşkesin korunmasında sabırlı bir yaklaşım sergilediğini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Kış aylarına girilen bu dönemde yaralarını sarmaya çalışan Gazze’deki kardeşlerin çadır koşullarına dikkat çekerek, insani yardımları ulaştırma gayretlerinin sürdüğünü ve adil, kalıcı barış için hem ateşkesin muhafazası hem de insani yardımlar noktasında üzerlerine düşen her şeyi yaptıklarını kaydetti. Türkiye’nin elindeki konteynerleri göndermek istediğini ancak İsrail’in buna engel olduğunu da sözlerine ekledi.
Konuşmasının en can alıcı noktalarından birini “Terörsüz Türkiye” süreci oluşturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüzyıllardır Anadolu topraklarında barış, huzur ve kardeşlik tohumlarıyla yeşertilen milletin kökleriyle bağının koparılmaya çalışıldığını, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla kader ve keder birliği yapmış bu milletin bölünmeye ve parçalanmaya uğraşıldığını belirtti. Bu çabalarda geçmişte bir dereceye kadar başarılı olunduğunu dile getiren Erdoğan, şimdi ise “Terörsüz Türkiye sürecinde aynı oyunun sahnelenmek istendiğini” ifade etti. Ülke ve milletle birlikte tüm bölgenin kaderini değiştirecek, coğrafyaya huzur, güven ve istikrar getirecek bu stratejik hamlenin kimleri rahatsız ettiğinin ve yarım asırlık bir tezgahı bozma çabalarının hangi güçleri telaşlandırdığının farkında olduklarını vurguladı. Erdoğan, bu güçlere seslenerek, “Bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah’ın yardımı, aziz milletimizin duasıyla inşallah bu sefer başaracağız, hep birlikte başaracağız.” dedi.
Büyük, güçlü, muteber ve muzaffer Türkiye ülküsünü hayata geçirme hedeflerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 86 milyon vatandaşla birlikte kendini bu topraklara ait hisseden on milyonları da yanlarına alarak yepyeni bir destan yazmaya başlayacaklarını belirtti. Bu hedefe tahriklere kapılmadan, tuzaklara düşmeden, sabırlı, samimi, dikkatli ve öz güvenli bir şekilde ilerlediklerini ifade eden Erdoğan, hedefe yaklaştıkça süreci rotasından saptırmaya dönük sabotajların, algı çalışmalarının, medya operasyonlarının, siyaset ve sosyal mühendislik faaliyetlerinin artacağını öngördüklerini aktardı. Bu zorlukların da üstesinden geleceklerini belirten Erdoğan, “Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı için iktidarımızın da, ittifakımızın da, devletimizin de kararlılığının tam olduğunun bilinmesini isterim. Türkiye bir yola girmiştir ve inşallah bu yol bizi terörün olmadığı, her karışında kardeşliğin ve huzurun egemen olduğu bir menzile götürecektir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.” ifadeleriyle kararlılıklarını bir kez daha vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, tören sonunda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan tarafından bir hediye takdim edildi. İlim Yayma Cemiyeti’nin köklü geçmişine de değinilen törende, cemiyetin önümüzdeki sene 75’inci yaşına gireceği, cemiyetten filizlenip büyüyen vakfın ise dolu dolu geçen 52 yılı geride bıraktığı belirtildi. Millet iradesinin gasp edildiği darbe dönemlerindeki yasak ve baskılara rağmen ilmin ışığını yayma yolculuğunda tam 3 çeyrek asır geride bırakıldığı vurgulandı. Millete, ümmete ve insanlığa faydalı işler yapacak bilgili, şuurlu ve vicdanlı nesiller için başlatılan bu hareketin hemen her alanda meyvelerini verdiği, önceliği daima vatanı ve bayrağı olan, milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, ahlakı ve birikimiyle ışıl ışıl parlayan on binlerce gencin bu ocakta yetiştiği ifade edildi. İmam hatip okullarının kurulması ve yaşatılması noktasında İlim Yayma ailesinin her dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiği, kuruluşundan bu yana 100’ün üzerinde imam hatip okulunu maarif davasına kazandırdığı gururla anıldı. Tüm bu çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür edildi.
Toplam 9 milyon Lira değerindeki İlim Yayma Cemiyeti ödüllerinde, en prestijli ödül olan 5 milyon Lira değerindeki Büyük Ödül’ün sahibi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özcan Erel oldu. Prof. Dr. Erel, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. 2 milyon Lira değerindeki Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Ödülü’nü ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Barış Bayram kazandı. Prof. Dr. Bayram’a ödülünü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş takdim etti. Aynı şekilde 2 milyon Lira değerindeki Sosyal Bilimler Ödülü’nün sahibi ise Koç Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şener Aktürk oldu. Aktürk, ödülünü Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den aldı.
Papa Ondördüncü Leo İstanbul’da Farklı İnanç Liderleriyle Bir Araya Geldi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.