Almanya’da uzun yıllar işçi olarak çalışan Gedik, gurbet hayatının getirdiği yoğun çalışma temposu ve ailevi zorluklar nedeniyle memleketine kesin dönüş kararı alarak dikkatleri üzerine çekti. Eşiyle birlikte aldığı bu radikal kararın ardından Sivas’ın köylerinden birine yerleşen Gedik, burada hayvancılık yaparak yeni bir yaşam kurdu. Bu örnek girişimcilik hikayesi, hem yakın çevresinde hem de köy halkı arasında şaşkınlık ve takdirle karşılandı.
Almanya’daki çalışma hayatının getirdiği zorlukları dile getiren Gedik, özellikle vardiya sisteminin aile yaşantıları üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yaptı. Gedik, “Vardiya sisteminden dolayı bazı günler birbirimizi hiç göremediğimiz oluyordu. Bu düzen hem bizi hem çocuğumuzu yıprattı. Ailece geçiremediğimiz kaliteli zaman, bu köklü kararı almamızdaki ana etken oldu,” ifadeleriyle Almanya’daki yaşamın kendileri için sürdürülemez hale geldiğini belirtti. Eşiyle birlikte uzun süren değerlendirmelerin ardından, geleceğe yönelik daha huzurlu ve aile odaklı bir yaşam inşa etmek amacıyla doğup büyüdükleri topraklara dönme kararı aldılar.
Memlekete dönüş kararını hayvancılık üzerine kuran Gedik ailesi, bu yolda bilinçli adımlar attı. Almanya’da bulundukları süre zarfında dahi, dönmeyi planladıkları bu yeni mesleğe yönelik hazırlıklarını sürdürdüler. Gedik, “Köye dönmeden önce hayvancılık ve besicilik alanında Almanya’daki çeşitli eğitimlere katılarak kendimizi bu alanda geliştirdik,” diyerek teorik bilgi birikimlerini artırdıklarını aktardı. Köye yerleşir yerleşmez edindikleri bilgiler ışığında hızla işlerini kuran aile, kısa sürede 27 büyükbaş hayvandan oluşan bir sürüye sahip oldu. Hayvanların günlük bakımı, yemleme programları, gebelik takipleri ve genel üretim planlaması gibi tüm süreçleri büyük bir titizlikle ve kişisel çabalarıyla yönettiklerini sözlerine ekledi.
Gedik’in Almanya’dan köye dönüş kararı, başta yakın çevresi olmak üzere köy halkı arasında büyük bir şaşkınlıkla karşılandı. Gedik, o dönemde sıkça duyduğu tepkileri aktarırken, “Almanya’dan dönüp çoban mı olacaksın?” gibi sorularla karşılaştıklarını belirtti. Ancak Gedik, bu sorulara net bir duruş sergileyerek kendi tercihini ve motivasyonunu ortaya koydu: “Ama ben orada başkalarının işini büyütmektense kendi toprağımı işlemeyi seçtim.” Bu karar, aile için başlangıçta büyük bir risk taşısa da, Gedik pişman olmadıklarını vurguladı. Atalarının topraklarında, çocuklarıyla ve eşiyle birlikte daha huzurlu bir yaşam sürdürdüklerini belirterek, kendi düzenlerini kurmanın ve emeklerinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Gedik, geleceğe dair umutlu olduğunu ve işlerini daha da büyütmeyi hedeflediğini de sözlerine ekledi.
Gedik ailesinin hayvancılık alanındaki hedefleri, mevcut sürüyü büyütmenin ötesinde bir vizyona sahip. Mevcut 27 büyükbaş hayvan sayısını artırarak, bölgedeki süt üretimi ve pazarlama koşulları yeterince elverişli olmadığı için öncelikli olarak besiciliğe odaklandıklarını dile getiren Gedik, nihai hedeflerinin ise bir et kombine tesisi kurmak olduğunu açıkladı. Özellikle Angus melezi hayvanlarla kaliteli ve verimli et üretimine odaklandıklarını belirten Gedik, Türkiye’de kaliteli et üretimine ciddi bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Hayvan sayılarını artırıp ileride kendi ürünlerini de işleyerek katma değer yaratmayı amaçladıklarını belirten Gedik, “Belki kasap, belki döner üretimi yapabiliriz. Angus eti değerli bir et ve biz bunu daha uygun fiyatla tüketicilere sunabileceğimize inanıyorum,” diyerek hem yerel ekonomiye katkı sağlama hem de kaliteli ürünü daha erişilebilir kılma arzusunu dile getirdi.
Yılbaşı Öncesi Sahte Alkol Tehlikesi Artarken Uzmanlar Bidonla Satılan Ürünlere Karşı Uyardı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.