Sakarya’nın Ferizli ilçesinde 2009 ile 2019 yılları arasında belediye başkanlığı görevini yürüten Ahmet Soğuk (64), 27 Temmuz 2024 tarihinde Yeni Mahalle’deki ikametinden aracıyla ayrıldıktan kısa bir süre sonra hareket halindeyken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Bu acımasız olay, bölgede derin üzüntü ve geniş yankı uyandırdı.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma neticesinde olaya karışan dört şüpheli yakalandı. M.F.Ö., M.G. ve N.E. ilk etapta tutuklandı. Adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılan N.E.’nin kardeşi O.E. ise sonradan tekrar gözaltına alınarak tutuklandı. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar M.F.Ö., M.G., N.E. ve O.E.’nin, “iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya, tutuklu sanıklar M.F.Ö., M.G. ve O.E. bizzat katıldı. Müştekiler H.S., U.S., T.A. ve B.S. ile taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Sanık N.E. ise, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya iştirak etti. Duruşmada sanıkların beyanları, cinayetin ardındaki sır perdesini aralamaya yönelik önemli detaylar içeriyordu.
Duruşmada ilk söz hakkı verilen sanık M.F.Ö., maktul Ahmet Soğuk ile sanıklar N.E. ve O.E.’yi tanımadığını, sanık M.G.’yi ise Düzce’den tanıdığını ifade etti. M.F.Ö., M.G.’nin olaydan 3 gün önce bir poşet içerisinde silah getirdiğini iddia ederek, M.G.’nin kendisine, “Tutma, parmak izi var olayı başkasına yıkacağım.” dediğini öne sürdü. Olaydan 1 gün önce Ferizli’ye, maktulün evinin olduğu bölgeye giderek keşif yaptıklarını anlatan M.F.Ö., M.G.’nin kendisine “Yarın takip ederiz, lastiğine ya da kendisine ateş ederiz.” dediğini savundu.
Olay günü sabah saatlerinde M.G.’yi evinin önünden aldığını ve yola çıktıklarını aktaran M.F.Ö., “Sürekli telefonla görüşme yapıyordu. Olay yerine yaklaştık, alkol aldık ve bekledik. ‘Adam (maktul) evde mi diye bak.’ dedi. Telefonumun kamerasını yakınlaştırarak eve baktım, arabası oradaydı. ‘Çok bekledik, gidelim.’ dedim. Arabadan aşağı indi, tuvaletini yapıyordu, o sırada ben aracın içerisinde uyukluyordum. ‘Dadaş, geliyor.’ dedi. Araba önümüzde durdu, camlar açıktı. Maktul elini beline attı, ben de arabanın alt tarafına ateş ettim. Maktul silahın kabzasını çekmeye çalışıyordu, ben de tekrar ateş ettim.” şeklinde beyanda bulundu. Kaçış sırasında polis çevirmesine denk geldiklerini ancak durmadıklarını, ardından Düzce’ye dönerek aracı sahibine teslim ettiklerini ve sahibinin olaydan haberi olmadığını savundu.
Maktulün eski belediye başkanı olduğunu haberlerden öğrendiğini dile getiren M.F.Ö., M.G. ile İstanbul’a gittiklerini ve Kartal’da bir büfeye uğradıklarını belirtti. Büfeden dönen M.G.’nin içerisinde uyuşturucu madde olan bir poşetle döndüğünü ve “Ali ağabeyin hediyesi, parayı da pazartesi verecek.” dediğini iddia etti. Sanık M.F.Ö., cinayet için 175.000 Lira karşılığında anlaştığını ancak sadece 15.000 Lira aldığını ileri sürdü. Ayrıca maktulün fotoğrafını olay günü gördüğünü ve ilk olarak onun elini beline attığını, öldürmeyi asla istemediğini iddia etti. Sanığın avukatı ise, mermilerin kriminal incelemesinin yapılmasını talep etti.
Sanık M.G. ise maktulü tanımadığını, sanık N.E. ile 2-3 yıl önce tanıştığını ve olayla herhangi bir bağı olmadığını savundu. 25 Temmuz tarihinde N.E.’nin iş yerine gittiğini belirten M.G., N.E.’nin kendisine “M.F.Ö.’ye birini vurduracağım, ulaşamıyorum.” dediğini iddia etti. M.G., N.E.’nin kendisini ablasıyla tehdit etmesi üzerine M.F.Ö.’ye N.E.’nin ona ulaşamadığını ilettiğini öne sürdü. 26 Temmuz’da N.E.’nin çağırmasıyla sanayiye gittiğini, orada sanık O.E.’nin de bulunduğunu aktaran M.G., N.E.’nin kendisiyle Ferizli’ye giderek olay yerini M.F.Ö.’ye göstermesini istediğini ve daha sonra N.E.’yi Sapanca’daki evine bıraktığını söyledi.
Aynı gün öğleden sonra sanık M.F.Ö.’nün aramasıyla Ferizli’ye gittiklerini ve yeri gösterdiğini anlatan M.G., “Sonra Sapanca’ya gittik. M.F.Ö. arabadan indi, 15 dakika biriyle görüştü. Olduğumuz yer sanık kardeşlere aitti. Daha sonra Kocaeli’ye alışverişe gittik, parayı M.F.Ö. ödedi. Beni gece çalıştığım yere bıraktı.” savunmasında bulundu. Olay günü sabahı M.F.Ö.’nün kendisinin kaldığı ablasını araması üzerine korkudan arabaya bindiğini ve Ferizli’ye gittiklerini iddia eden M.G., şunları anlattı: “Alkol ve çerez aldık. O içti, mısır tarlasının oraya gittik. Benim telefonumu aldı, N.E.’yi aradı. Sağ koltukta oturuyordum. Arabayı çalıştırdı, ben de tuvalete gittim. Sonra silah sesleri patladı. Silahı bana doğru tuttu, arabayı kullanıyordum. Polisleri görünce de silahla beni tehdit etti. Kuzey Marmara Otoyolu’na gelmeden silahı attı. Telefonumdan N.E.’yi arayıp, işi bitirdiğini söyledi.” Kendisinin İstanbul Pendik’te yakalandığını belirten M.G., kolluk kuvvetindeki beyanlarını kabul etmediğini, olayı yapmadığını ve yaptırmadığını, bu yüzden de pişman olmadığını dile getirdi. M.G.’nin avukatı da sanık M.F.Ö.’nün ifadelerini kabul etmediklerini belirterek müvekkilinin tahliyesini talep etti.
Sanık N.E. ise kollukta ve savcılıktaki ifadelerinin geçerli olduğunu belirterek, olay günü Balıkesir Bandırma’da yeğenini ziyaret ettiğini ve 1 gün Erdek’te 5 yıldızlı bir otelde kaldığını, bu konudaki kayıtların mevcut olduğunu savundu. M.G.’yi yönlendiren başka birinin bulunduğunu, kendisinin suçsuz yere cezaevinde yattığını iddia eden N.E., telefon görüşmelerini kabul ettiğini ancak olayla ilgisinin olmadığını öne sürdü.
Sanık O.E. de M.G.’nin ifadelerinde çelişki olduğunu belirterek, “Bir kez yüz yüze geldik. Ağabeyim aradı ‘5.000 Lira var mı üzerinde.’ diye sordu. ‘Var.’ dedim ve M.G.’ye verdim. 2 gün sonra da aldım. Ağabeyimle arasındaki kız olayından bilgim yoktu, burada öğrendim.” savunmasını yaptı. Aylarca suçsuz yere cezaevinde kaldığını belirten O.E., olayla ilgisinin olmadığını iddia etti. Sanıklar N.E. ve O.E.’nin avukatları da müvekkillerinin tahliyelerini talep etti.
Söz alan müşteki H.S., sanık O.E.’nin olaydan önce 14 gün boyunca babasını takip ettiğini ve sanıkların bir ağız birliği içerisinde olduğunu belirtti. Diğer müştekiler U.S., T.A. ve B.S. ise sanıkların babalarıyla doğrudan bir ilgisinin olmadığını, olayın gerçek azmettiricilerinin başkaları olduğunu ve bu isimlerin duruşmada ifade vermeleri gerektiğini dile getirdiler.
Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, tarafların taleplerini değerlendirmeye alarak sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi ve yeni delillerin toplanması amacıyla ileri bir tarihe ertelendi.
Kahramanmaraş Depreminde Yıkılan Yaşam Konutları Davası Müteahhidine 12 Yıl Hapis Cezası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.