Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Kökez Mahallesi’nde 2019 yılında tamamlanan ve 3 kat ile 9 daireden oluşan bir binada yaşanan ciddi yapısal sorunlar, sakinleri diken üstünde yaşatmaya devam ediyor. Yaklaşık 2 yıl önce zemin ve birinci katlarda belirmeye başlayan çatlaklar, zamanla derinleşerek bina sakinleri arasında büyük bir endişe ve korku dalgası yaratmış durumda. Bu durumun ardından gelişen olaylar, binanın hukuki bir mücadelenin merkezine oturmasına neden oldu.
Binada meydana gelen çatlakların giderek artması üzerine, can güvenliklerinden endişe eden apartman sakinleri yetkili mercilere başvuruda bulundu. Gerçekleştirilen ilk incelemelerin akabinde, olası bir riskin önüne geçmek amacıyla bina, polis nezaretinde tedbirli bir şekilde mühürlendi. Ancak daha sonra yapılan detaylı teknik değerlendirmeler sonucunda, binaya kontrollü olarak girişlere tekrar izin verildi. Bu süreç, apartman sakinlerinin Serik Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmasıyla yeni bir boyut kazandı. Olayla ilgili olarak, biri ceza hukuku, diğeri ise medeni hukuk kapsamında olmak üzere iki ayrı dava açıldı. Hukuki yargılama süreci boyunca, bugüne dek üç farklı bilirkişi heyeti tarafından keşifler gerçekleştirildi.
Bu karmaşık hukuki sürecin son aşamalarından biri, 12 Aralık 2025 Cuma günü yaşandı. Mahkeme heyeti tarafından görevlendirilen bilirkişiler, hakim nezaretinde binada dördüncü kez kapsamlı bir keşif gerçekleştirdi. Keşif sırasında polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri alırken, apartman sakinleri de bilirkişi heyetine eşlik etti. Bu kritik incelemede, müteahhit, bilirkişi heyeti ve bina sakinleri bir araya gelerek mevcut durumu değerlendirme fırsatı buldu. Binadaki çatlakların seviyesi, yapısal bütünlük ve genel güvenlik durumu, uzmanlar tarafından ayrıntılı olarak ele alındı ve raporlandı.
Binada yaşayan oğlu, gelini ve torunları için derin bir endişe taşıdığını ifade eden Fatma Sümer, yaşadıkları korkuyu şu sözlerle dile getirdi: “Burada oğlum, gelinim ve torunlarım yaşıyor. Her gün ölüm korkusuyla karşı karşıyayız. Ölüm tehlikesiyle yatıp kalkıyoruz. Torunlarım burada. Çaresizlikten korkarak içeri giriyorum. Depremde çok korktuk, o günden beri sürekli endişe içindeyiz. Bu sorunun bir an önce çözülmesini istiyoruz.” Sümer’in ifadeleri, binanın sakinlerinin her gün büyük bir tedirginlik içinde yaşamlarını sürdürdüğünü ve bu durumun psikolojik olarak da ağır bir yük oluşturduğunu gözler önüne serdi. Özellikle geçmişte yaşanan deprem deneyimleri, mevcut yapısal sorunların yarattığı endişeyi katlayarak artırmış durumda.
Apartman sakinlerinin açtığı davanın bir sonraki duruşmasının 02 Şubat 2026 tarihinde yapılacağı öğrenildi. Bu tarih, binada yaşanan yapısal sorunlara ilişkin hukuki mücadelenin önemli bir dönüm noktası olacak. Sakinler, bu uzun soluklu yargı sürecinin bir an önce adil bir kararla sonuçlanmasını ve can güvenlikleri için kalıcı bir çözüm bulunmasını umut ediyorlar.
Ankara’da Meydana Gelen Trafik Kazasında Dört Kişi Yaralandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.