Artvin’in Borçka ilçesinde dokuz yıl önce felç geçiren ve bunun sonucunda konuşma ile kol hareketlerini kaybederek yatağa bağımlı hale gelen Emine Yüksek’in hayatını, oğlu Aytekin Yüksek tamamen annesine adadı. Genç adam, annesinin tüm ihtiyaçlarını büyük bir fedakârlıkla karşılayarak eşine az rastlanır bir evlatlık örneği sergiliyor.
Emine Yüksek, geçirdiği felç nedeniyle artık kendi başına hayatını idame ettiremiyor. Bu durum, tüm bakım sorumluluğunu oğlu Aytekin Yüksek’in omuzlarına yükledi. Aytekin Yüksek, annesinin beslenmesinden kişisel temizliğine, giyiminden ev işlerine kadar her detayı üstlenerek adeta annesinin yaşam destekçisi oldu. Çamaşır ve bulaşık gibi günlük ev işlerinin yanı sıra, annesinin konforu ve sağlığı için de sürekli çaba sarf ediyor.
Annesine duyduğu derin sevgiyi ve bağlılığı her fırsatta dile getiren Aytekin Yüksek, bu zorlu süreci bir görevden öte, kutsal bir sorumluluk olarak görüyor. Annesini hayatının en kıymetli emaneti olarak nitelendiren Yüksek, “Annemin hem kızı hem oğlu hem de geliniyim. Çamaşırından bulaşığa kadar tüm ev işleri bana bakıyor. Annemi yatırıyorum, ‘Rahat mısın, istirahat edebiliyor musun’ diye soruyorum. Gelir, iki ayağını öper koklarım çünkü cennet kokuyor. Cennet orada. Gideceğimiz yer ora. Orayı kazanmak için her gün annemin ayağını kokluyorum” sözleriyle duygularını ifade etti. Bu sözler, onun annesine olan sarsılmaz bağlılığını ve fedakârlığının derinliğini gözler önüne seriyor.
Aytekin Yüksek, annesinin dokuz yıldır süren bu durumunun, kendisinin düzenli bir işte çalışmasına engel teşkil ettiğini belirtti. Annesinin felçli olması nedeniyle hiçbir yerde çalışamadığını vurgulayan Yüksek, bu durumu “Anneme bakmak benim boynumun borcudur. Ayağının altını öpmeden uyuduğum bir gece yok” ifadeleriyle açıkladı. Bu adanmışlık, onun kendi hayatını tamamen annesinin iyiliğine vakfettiğini gösteriyor.
Maddi olarak da zorlu bir süreçten geçen Aytekin Yüksek, sabit bir işi olmadığı için geçimini günlük işlerle sağlamaya çalışıyor. Odun yarma ve kömür taşıma gibi geçici işlerle hayatını sürdürmeye çalışan Yüksek, hem çalışıp hem de annesine bakabileceği bir iş imkanının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Destek çağrısında bulunan genç adam, “Hem çalışıp hem de anneme bakabileceğim bir iş imkanı olsa güzel olur. Bana desinler ki, ‘Şöyle bir iş var, gel yap’ ben o işi yaparım. Kendi paramı kendim kazanayım istiyorum. İşim olmadığı için geçinme konusunda zorlanıyorum. Annem böyleyken sırtımı dönüp kendi hayatıma bakamam” dedi. Aytekin Yüksek’in bu talebi, onun hem annesine olan sorumluluğundan ödün vermeden kendi ayakları üzerinde durma arzusunu hem de bu zorlu yaşam mücadelesinde dışarıdan beklediği desteği net bir şekilde ortaya koyuyor. “2 kolum olmasın mama kutusunu ağzımla alır anneme içiririm” şeklindeki çarpıcı ifadesi ise, onun annesine olan bağlılığının sınır tanımadığını ve her türlü zorluğa göğüs germeye hazır olduğunu kanıtlıyor.
Samandağ Biberi Türkiye’nin En Acısı Hasat İçin Gün Sayıyor
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.