Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında savcılığa verdiği ifadesinin detayları kamuoyuna yansıdı. Saran, uyuşturucu madde yetiştirdiği veya kullandığı yönündeki tüm iddiaları kesin bir dille reddederek, söz konusu mesajlaşmaların ve evlerinde bulunan bazı maddelerin farklı bağlamlarda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sadettin Saran’a, 31 Mayıs 2025 tarihinde Ela Rümeysa Cebeci’ye gönderdiği ve Cebeci’nin “Ben Escobar mıyım, nereden bulayım, sen yetiştiriyordun ya başkanım, yolla bir kaç dal takılalım, haberleşiriz” şeklinde yanıtladığı iddia edilen mesajlar soruldu. Saran, bu yazışmaların yaklaşık 17-18 ay önce gerçekleştiğini ve içeriğinin izledikleri bir filmden esinlenerek yapılan bir espri olduğunu ifade etti.
Saran ifadesinde, “Mesaj içerikleri doğrudur ancak tarihleri noktasında yanlışlık olabilir. Bu yazışmalar yaklaşık 17-18 ay önceki yazışmalardır. Mesaj içerikleri daha önce izlediğim filmden dolayı kendi aramızda yaptığımız bir espridir. Benim uyuşturucu yetiştirme ile uzaktan yakından hiçbir alakam olamaz. İzlediğimiz filmden dolayı filmin konusu ile ilgili olduğu için kendi aramızda yaptığımız bir espridir. Bu mesajlaşmalar da şaka amaçlıdır” cümleleriyle savunmasını dile getirdi. Bu açıklamasıyla, ciddi görünen diyalogların aslında arkadaşça bir şaka ve popüler kültür göndermeleri içerdiğini savundu.
Saran’a yöneltilen diğer bir soru da Cebeci ile arasında geçen, “Müthiş bir şeymiş o, bahçeden topla getir bana bir dahakine” şeklindeki mesajlaşmalardı. Saran, bu ifadenin de yine izledikleri bir filmdeki repliklerden kaynaklanan, kendi aralarında metafor şeklinde geliştirdikleri bir espri olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu mesajlaşmaların farklı bir bağlamda da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Ela Rümeysa Cebeci’yi TV100 kanalından Show TV’ye geçerken Kenan Tekdağ hakkında uyardığını açıkladı. Saran, Tekdağ’ın kötü kalpli, tehlikeli ve karanlık ilişkileri olduğunu düşündüğünü, bu nedenle Cebeci’yi bilgilendirdiğini belirtti.
Saran, “Ben Kenan Tekdağ’ın kötü kalpli ve tehlikeli bir insan olduğunu bildiğim için, Ela Rümeysa TV100 kanalından Show TV’ye geçerken kendisini uyardım. Kenan’ın kötü kalpli, tehlikeli ve karanlık ilişkileri olduğunu söyledim. Ondan dolayı Kenan Tekdağ ile mesajlar atmış olabilir. Yine mesaj içeriğinde yer alan ‘Müthiş bir şeymiş o, bahçeden topla getir bana bir dahakine’ ifadesi ise yine aynı şekilde izlediğimiz bir filmdeki repliklerden kaynaklı, kendi aramızda metafor şeklinde geliştirdiğimiz bir espridir” şeklinde konuştu.
İfade sırasında Saran ile Ela Rümeysa Cebeci arasında geçen “İyi misin?, Çok içtik?” şeklindeki mesajlaşmalar da gündeme geldi. Saran, bu mesajların Hırvatistan’dan kendisine gelen özel bir şarapla ilgili olduğunu belirtti. O akşam Ela Rümeysa Cebeci ile birlikte bu şaraptan içtiklerini ve Cebeci’nin şarabın büyük bir kısmını tükettiğini ifade etti. Saran, kendisinin yarım kadeh içtiğini, Cebeci’nin ise neredeyse bir şişenin tamamını bitirdiğini söyledi. Cebeci’nin daha sonra “Kafam hala güzel, o nasıl bir şeydi” şeklindeki mesajının da bu şarabın etkisiyle gönderildiğini iddia etti.
Saran, uyuşturucu madde kullanımıyla uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığını belirterek, “Çok içtik şeklindeki mesajım Hırvatistan’dan bana gelen özel bir şaraptı. Ondan bahsediyorum. O akşam Ela ile içtiğimiz şaraptan bahsediyorum. Ben akşam puro içtim. Ela da Vozol sigara içti. O akşam şarabı da çok fazla içti. Bir şişeden ben yarım kadeh içtim. Geri kalanını da Ela içti. Ela’nın ‘Kafam hala güzel, o nasıl bir şeydi’ şeklindeki mesajı bu şarabın tamamını içmesinden kaynaklıdır. Benim kesinlikle böyle bir şeyle alakam olamaz” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Cebeci’nin ilk gözaltına alınıp bırakıldıktan sonra kendisine attığı “İnan ben böyle bir şey yapmadım” mesajını da delil olarak sundu ve aralarında uyuşturucu madde kullanılmış olsaydı böyle bir diyaloğun yaşanmayacağını öne sürdü.
Cebeci ile arasında geçen, “Bana gelirken ot getirmeyi unutma ama sarılmamış, doğal halde”, “Öyle yok bende”, “E hani ekmiştin” şeklindeki mesajlar da Saran’a soruldu. Saran, bu mesajların da daha önceki savunmalarıyla aynı doğrultuda olduğunu, izledikleri filmlerdeki konuşmalardan alınan metaforik espriler olduğunu yineledi. Bu kadar aleni konuşmaların, söz konusu durumun bir espri olduğunu gösterdiğini savunan Saran, gerçek bir durum olsaydı bu denli açık iletişim kurulamayacağını belirtti.
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı, hayatındaki tek bağımlılığının spor olduğunu dile getirerek, kanser olduğu dönemde, anne ve babasının hastalık ve vefat süreçlerinde, Fenerbahçe başkanlık seçimlerinde ve iftiralara maruz kaldığı süreçte kendisine birçok kişi tarafından organik sakinleştiriciler verildiğini ve bunları kullandığını söyledi. Ancak bu sakinleştiricilerin içerisinde uyuşturucu etken madde bulunduğunu düşünmediğini ifade etti. Saran, “Yukarıdaki savunmam ile aynıdır. Bu mesajlar dediğim gibi izlediğimiz filmlerdeki konuşmalarda metafor şeklinde yapılan esprilerdir. Zaten bu kadar aleni bir şekilde konuşmamız da bu işin espri olduğunu göstermektedir. Gerçek olsa bu kadar aleni konuşulmazdı. Benim bu hayatta tek bir bağımlılığım var, o da spordur” dedi.
Sadettin Saran, İstanbul’daki evinde misafir odası olarak kullanılan odada, cam kutu şeklinde kapağında “GoStak” yazılı kavanoz içerisinde bulunan maddenin uyuşturucu madde kalıntısı olmadığını belirtti. Bu kavanozun içerisinde kızına ait çeşitli ilaçlar bulunduğunu ve camdaki kalıntıların bu ilaçların tozları olabileceğini savundu. Assos’taki evinde yapılan aramada çıkan maddelere ilişkin olarak ise, evde çalışan hizmetliyle görüştüğünü ve bu maddelerin sinekleri uzaklaştırmak için yakılan lavanta veya türevi yapraklar ile arıları kovmak için mangal sonrası yakılan kahve kalıntıları olduğunu öğrendiğini aktardı.
Saran, maddeler üzerinde yapılan ilk testte uyuşturucu madde sonucunun çıkmış olabileceğini kabul etmekle birlikte, kriminal sonucun kesinlikle beklenmesi gerektiğini talep etti. Assos’taki villasında sıkça misafir ağırladığını, 100’ün üzerinde kişinin katıldığı büyük davetler düzenlediğini, hatta en son 21 Ağustos’ta kızının düğününde 400’den fazla misafirin bulunduğunu vurguladı. Bulunan maddelerin evin içerisinde değil, bahçede bulunduğuna dikkat çeken Saran, bu davetlerden birinde ya da kendisinin olmadığı bir zamanda bir başkası tarafından kullanılıp atılmış olabileceğini ve bu konuda bilgisinin olmadığını ifade etti. Saran son olarak, çıkan maddeler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep ettiğini ve kendisine yöneltilen suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Fidan Gazze’nin Geleceği Gazzelilerin Egemenliğinde Olacak Türkiye’nin Kırmızı Çizgisidir
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.