a

Korku Evindeki Dehşet Anları Genç Kadına Darp Ve Elektroşokla Kabus Yaşattı

İstanbul Taksim'de, 24 yaşındaki Melike Günay, 6 arkadaşıyla vakit geçirmek amacıyla korku evine gitti. Temas edilmeden korkutulmak isteyen Günay'ı çalışan 18 yaşındaki Baran T., saçından ve boynundan tutarak yere yatırıldı. Ağzını, boynunu ve ensesini sıkan çalışan kadına elindeki cihazla elektroşok uyguladı. Olay güvenlik kamerasına yansırken, Günay’ın şikayetçi olması üzerine korku evi çalışanı, Beyoğlu Güven Timleri tarafından gözaltına alındı. İşletme ise zabıta tarafından mühürlendi. Melike Günay, "Bunu istemediğimi defalarca belirtmeme rağmen yaptı. Sadece bana yapılan kasıtlı bir şey var. Hala titriyorum. Karanlıkta duramıyorum, ani...

İstanbul’un Beyoğlu ilçesi Katip Mustafa Çelebi Mahallesi’nde, 19 Ekim 2023 Pazar günü saat 23.30 sıralarında akıl almaz bir olay cereyan etti. Eğlenmek amacıyla altı arkadaşıyla birlikte Taksim’deki bir korku evine giden 24 yaşındaki Melike Günay, yaşadığı korku dolu deneyimin ötesinde, fiziksel şiddete maruz kaldığını ve elektroşok uygulandığını iddia etti.

Temas Edilmeme Talebine Rağmen Dehşet Anları

Melike Günay ve arkadaş grubu, korku evine giriş yapmadan önce çalışanlara açıkça kendilerine temas edilmemesi gerektiğini ve elektroşok istemediklerini belirtti. İddiaya göre, işletme çalışanları da bu talebi kabul ederek, katılımcılara fiziksel müdahalede bulunulmayacağını ifade etti. Bu anlaşmanın ardından yedi arkadaşından altısı korku odalarına girerek etkinliklere başladı.

Ancak Günay’ın odasına giren bir korku evi çalışanı, iddialara göre genç kadını saçından ve boynundan tutarak yere yatırdı. Yerdeyken çenesini, boynunu ve ensesini sıkmaya devam eden çalışan, daha sonra elindeki bir cihazla Günay’a elektroşok uyguladı. Yaşanan bu korkunç anların ardından işletmeden ayrılan Melike Günay, derhal hastaneye başvurarak darp raporu aldı.

Hukuki Süreç Başlatıldı Ve İşletme Mühürlendi

Yaşadığı şiddet nedeniyle şok olan Melike Günay, kendisine temas edilmesini istemediği halde darp edildiğini ve elektroşok uygulandığını belirterek, Taksim Şehit Haşim Usta Polis Merkezi Amirliğinde işletmeden ve adı Baran T. olduğu öğrenilen çalışandan şikayetçi oldu. Günay’ın detaylı ifadesi ve olay anına ait güvenlik kamera kayıtları doğrultusunda hızla harekete geçen Güven Timleri Şube Müdürlüğü B Bölge Amirliği polisleri, korku evinde görevli Baran T.’yi gözaltına aldı.

Emniyetteki sorgusunda Baran T., işletmeye gelen müşterilere odaya girmeden önce temas yapılacağına dair bilgi verdiklerini ileri sürdü. Baran T. hakkında ‘Kasten Yaralama’ suçundan adli işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından, savcılık kararıyla serbest bırakıldı. Bu gelişmelerin yanı sıra, Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri ile Beyoğlu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı işletmeyi mühürleyerek faaliyetlerine son verdi.

Mağdur Melike Günay’dan Kan Donduran İfadeler

Yaşadığı travmatik deneyimi detaylarıyla aktaran Melike Günay, olay anında yaşadığı dehşeti şu sözlerle dile getirdi:

“Yedi arkadaş oraya eğlenmek için gitmiştik. Bize temas edilmemesi gerektiğini ve elektroşok istemediğimizi açıkça belirtmiştik. Oyun alanına girdikten sonra benim tek kalmamı istedi ve beni başka bir odaya gönderdi. Odaya gönderdikten sonra yanıma gelip beni sert bir şekilde yere indirip boğazımdan, ensemden, ağzımdan kapatıp sürekli yere indirme, yere yatırma, sırtıma elektroşok verdi. Ona, bana dokunmaması gerektiğini, bunu istemediğimi defalarca belirtmeme rağmen bunu yaptı. Sırtım çok acıdı. Artık bir zamandan sonra boğuşmaktan çok fazla yoruldum. Ne olduğunu zaten hiç anlamadım.”

Günay, olayın psikolojik etkilerini hala yaşadığını belirterek, “Daha öncesinde korku evine gittiğimizde görevler verilir, onları yerine getiririz diye düşünüyordum ama tam tersi sürekli bana bir temas ve sürekli yere indirme oldu. Ellerimi yuvarlak bir dairenin içine sokmamı istiyor ve oradan tekrar elektroşok veriyor ve ben artık çok yoruldum. Videonun bazı kısımları silinmiş, onlar hiç yok. Anlatırken bile hala kalbim çok hızlı atıyor. Ne yapacağımı, ne tepki verebileceğimi asla bilemiyorum. Şu an hatırladığım zaman hala titriyorum. Karanlıkta kalamıyorum. Ne olduğunu, neden bunları yaptığını hiç anlayamadım. Bir zamandan sonra sadece bitmesini bekledim. Onu ittirip ‘bana zarar verme’ deyip boğuşmayı bırakıp bir süre bekledim. Sonrasında tekrar devam etti. Oyunun bitirilmesini ben istedim. Çünkü ona söyledim artık kalbim çok hızlı atıyor. Ona, ‘kalp krizi geçireceğim yeter bırak beni artık’ dedim.” şeklinde konuştu.

Melike Günay, yaşadığı tehditleri ve işletmenin olayı örtbas etme çabalarını da anlattı: “Oyunu bitirmesini üç defa söyledim, sonrasında zaten oyunu bitirdi. Videonun son kısmında yine beni duvarın köşesine sıkıştırıp boğazımı sıkıp ensemden tutup ‘yüzüme bak’ diye defalarca söyledi. Orayı tamamen silmişler, orası hiç yok. Olayın sonrasında yaşadığımız şey zaten tamamen yine dehşet. Tehditler, ‘biz yapmadık’ demeleri, videoları silmeye çalışmaları, bize vermemeye çalışmaları ve sonrasında yapılan şeyler. Kabusu yaşattılar bize.”

Günay, arkadaşlarının zarar görmediğini ve kendisine yapılanın kasıtlı olduğunu düşündüğünü ifade ederek, video kayıtlarının kendilerine ilk başta sorunlu olduğu bahanesiyle verilmediğini, ancak ısrarlar üzerine verildiğinde işletme yetkililerinin “Evet haklısınız özür dileriz, bu orta temas değil” ifadelerini kullandıklarını aktardı. Polis çağırmak istediklerinde ise işletme yetkililerinin ve çevredeki esnafın kendilerine engel olmaya çalıştığını, hatta karşı tarafın ailesinden bazı kişilerin saldırgan tutum sergilediğini belirtti.

İşletmenin Skandal Savunması Ve Mağduriyetin Derinleşmesi

Olay anında yaşadığı korkuyu, “O sırada ölmekten korktum. Bir zaman sonra dedim ki herhalde bu bir gerçek, ben bir gerçeği yaşıyorum.” sözleriyle ifade eden Melike Günay, olayın ardından yaşananları ve işletmenin tutumunu ise şu ifadelerle açıkladı: “Şahıs ilk başta ifadeye alındı, ben çıktıktan 15 dakika sonra da o çıktı. İşletme kapandı, mühürlendi ama sonrasında bir arkadaşım işletmeyi aradı ve işletme bize kalkıp ‘biz zaten bu şekilde popüler oluyoruz, 5 yıl öncesinde yine böyle bir olay yaşadık, bu bize daha çok popülerlik kazandırdı, daha çok gelenimiz gidenimiz oldu’ gibi söylemlerde bulundu. Bu daha çok zaten bizi şoka soktu. ‘Biz bir süre sonra zaten açılırız, bizim için sorun olmaz, biz on yıllık işletmeyiz, çok uzun da kapalı kalmayız’ gibi söylemlerde bulundular. Hatta sürekli yazdılar, ‘biz size haber vereceğiz açıldığımız zaman’ gibi konuşuldu.”

Caydırıcı Bir Ceza Talebi

Melike Günay, bu tür olayların başka kişilerin başına gelmemesi için caydırıcı bir cezanın gerekli olduğunu vurguladı: “Ben caydırıcı bir cezanın olmasını istiyorum. Bunun kararını tabii ki de ben veremem, yargı verecek ama hiç değilse caydırıcı olsun. Şöyle düşünüyorum açıkçası ilerde belki başka birinin canını çok fena yakacaktı. Çünkü orada kameralar önünde bunu yapan biri, ilerde kimsenin görmediği bir yerde bir insana neler yapabilirdi diye düşünüyorum. Ben zaten zarar gördüm evet psikolojim bozuldu, orada darp edildim ama bir şekilde kurtuldum, bir şekilde beni buldular ya da sonrasında yardım isteyebildim ama başka bir yerde bir insanın canı çok fena yanabilirdi. Ben bunu önlediğimi düşünüyorum. Belki de bir insanın canını kurtardım gibi geliyor bana açıkçası. O yüzden caydırıcı bir ceza alsın, ben bunu istiyorum, çok da fazla bir talebim yok.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Gaziantep’Te 13 Yaşındaki Fatih Demir Arkadaş Kavgası Sonucu Yaşamını Yitirdi