a

Gençlere daha yüksek evlilik desteği

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Nüfusumuz artıyor, fakat nüfus artış hızımız azalıyor. Geçen yıl ölçülen toplam doğurganlık hızı 1.48. Şu anda bir felaketi...

Türkiye’nin demografik yapısı ve aile kurumunun geleceği, son dönemde ülke gündeminin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Hükümet, bu kritik konuya yönelik kapsamlı politikalar geliştirirken, genç evlilikleri teşvik etmeyi ve doğurganlık oranlarını artırmayı hedefleyen yeni destek paketlerini devreye soktu. Bu çerçevede, Aile ve Gençlik Fonu aracılığıyla sağlanan evlilik kredileri ile doğum yardımlarında önemli artışlar yapıldı.

Bu stratejiler, özellikle aile mefhumunun güçlendirilmesi ve toplumsal değerlerin korunması vizyonuyla ele alındı. Bir ülkenin ve milletin temelini oluşturan aile yapısının sağlamlığına vurgu yapılırken, küresel kapitalizmin ve kültürel emperyalizmin getirdiği tehditlere karşı topyekûn bir mücadele çağrısı yapıldı.

Nüfus Artış Hızındaki Düşüş Endişe Verici Boyutlara Ulaştı

Ülkemizin demografik geleceğine dair alarm zilleri çaldığı belirtildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, geçtiğimiz yıl ölçülen toplam doğurganlık hızı 1,48 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, nüfusun kendisini yenileme eşiği olan 2,10 bandının oldukça altında seyrediyor. Yetkililer, bu durumun ülkenin istikbali açısından ciddi endişeler yarattığını ve hiçbir kesimin buna kayıtsız kalamayacağını ifade etti.

Gençler Evliliği Daha İleri Yaşlara Erteliyor

Demografik sorunların bir diğer göstergesi ise evlilik yaşındaki yükseliş oldu. 2024 yılı itibarıyla kadınlarda ortalama evlenme yaşı 25,8’e, erkeklerde ise 28,3’e ulaştı. Bu durum, gençlerin evlilik kararlarını daha ileri yaşlara ertelediğini açıkça ortaya koydu. Ayrıca, boşanmaların yaklaşık yüzde 33’ünün evliliğin ilk 5 yılı içerisinde meydana gelmesi, aile birliğinin korunmasındaki zorluklara işaret etti.

Hane Halkı Büyüklüğü Azalırken Yalnızlaşma Eğilimi Artıyor

Toplumda giderek artan bireyselleşme eğilimi, hane halkı büyüklüklerini de etkiledi. 2008 yılında ortalama 4 kişi olan hane halkı büyüklüğü, 2024 yılında 3,11 kişiye geriledi. Tek kişilik hane halkı oranı ise son 8 yılda 5 puan artarak yüzde 20’ye yükseldi. Bu tablo, sadece büyükşehirlerde değil, Anadolu’nun daha az nüfuslu illerinde de gözlemlendi. Kırdan kente göçün yanı sıra neoliberal kültür ve teknolojinin de etkisiyle aile mahremiyeti ve birlikteliği önemli ölçüde zemin kaybetti.

Kültürel Emperyalizm Ve Dijital Tehditlere Karşı Aile Vurgusu

Hükümet, küresel kapitalizmin ve kültürel emperyalizmin aile kurumuna yönelik tehditlerine karşı net bir duruş sergiledi. Cinsiyetsizleştirme gibi dayatmalar ve LGBT gibi akımlara karşı gerekli tüm önlemlerin alındığı, bu noktada en küçük bir tavize veya ihmale yer verilmediği vurgulandı. Sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla aile yapımızı ve mukaddes değerlerimizi hedef alan içeriklerle etkin bir mücadele yürütüldüğü ifade edildi.

Aile Ve Gençlik Fonu İle Evlilik Ve Doğum Teşvikleri Arttırıldı

2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle birlikte, evlilik öncesi eğitim, aile eğitimi ve aile danışmanlık hizmetleri devreye alındı. Özellikle genç evlilikleri desteklemek amacıyla 81 ili kapsayan Aile ve Gençlik Fonu hayata geçirildi. Bu fon kapsamında, dünya evine girecek gençlere faizsiz kredi desteği sunuldu. Şu ana kadar bu krediyi almaya hak kazanan çiftlerin sayısı 62 bini aştı.

Destek mekanizmalarında yapılan güncellemelerle, gelir kriterlerinde kolaylaştırıcı düzenlemelere gidildi. Ayrıca, evlilik destek tutarı 150 bin Lira’dan 200 bin Lira ile 250 bin Lira seviyelerine yükseltildi. Evlenecek gençlere yılbaşından itibaren daha yüksek miktarlarda destek verilmesi planlanmaktadır.

Doğum yardımlarında da önemli artışlar gerçekleştirildi. İlk çocuk için tek seferlik 5 bin Lira, ikinci çocuk için 5 yaşını tamamlayıncaya kadar aylık 1.500 Lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için de 5 yaşını dolduruncaya kadar aylık 5 bin Lira doğum yardımı yapıldığı açıklandı.

Çocuk Yetiştirme Sorumluluğunun Paylaşımı Vurgulandı

Çocuk yetiştirme yükünün kadınların omuzlarında yoğunlaşmasına dikkat çekildi. 2022 yılı verilerine göre, istihdamda olan kadınların toplam doğurganlık hızının 1,38, istihdamda olmayan kadınların ise 1,72 olduğu belirtildi. Bu durum, çalışma hayatının doğurganlık hızı üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu ve şehirlerde kadınların giderek yalnızlaşmasının çocuk sayısının düşüşündeki temel etkenlerden biri olduğunu gösterdi.

Yetkililer, çocuk yetiştirme sürecinde kadınların eşlerinden yeterli desteği alamadığını açıkça dile getirerek, bu yükün büyük bir bölümünün kadınlara yüklendiğine işaret etti. Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam’ın, “Kadınlar, erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarılarıdır,” hadisi şerifi hatırlatılarak, bilimsel araştırmaların da ebeveynlerin çocuklarına ortak ilgi göstermesinin çocukların başarısını artırdığını ortaya koyduğu belirtildi. Bu bağlamda, tüm babalara eşlerine daha fazla yardımcı olmaları, destek olmaları ve çocuklarıyla daha nitelikli zaman geçirmeleri çağrısı yapıldı.

Dünya Çocuk Hakları Gününde Dijital Dünyada Çocuk Güvenliği Stratejileri

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü vesilesiyle, Türkiye’nin çocukların yaşam, eğitim, sağlık ve korunma hakları ile ifade özgürlüğünü güvence altına almak için yoğun gayret gösterdiği belirtildi. Teknoloji alanındaki dönüşümün çocuklar için bilgiye erişim ve iletişim gibi konularda önemli kolaylıklar sunarken, siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali ve şiddet içerikli oyunlar gibi yeni tehlikeleri de beraberinde getirdiği ifade edildi.

Bu risklere karşı çocukları koruma amacıyla önce 2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile detaylı bir yol haritası oluşturuldu. Ardından, 2025-2029 dönemini kapsayan Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesi Eylem Planı hayata geçirildi. Bu vizyon, ülkenin öncülüğünde hazırlanan ve uluslararası alanda imzaya açılan Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile taçlandırıldı.

Aile Bakanı Göktaş’tan Demografik Yapı Vurgusu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Aileyi merkeze alan kültür politikaları, aslında geleceğe yapılan en stratejik yatırımdır. Ancak, aileyi kuşatan tehditler her geçen gün daha da artıyor. Bireyselleşme, yalnızlaşma, tüketim kültürü ve sanal bağımlılıklar, aile bağlarını ve demografik yapımızı sessizce aşındırıyor. Dijital mecralarda yayılan şiddet, istismar, siber zorbalık ve cinsiyetsizleştirme gibi zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor. Bu tehditler karşısında aile, bizi dayanıklı kılacak kıymetli değerimizdir,” ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile birlikte sempozyum katılımcılarıyla fotoğraf çektirdi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Emine Erdoğan Çocuk Haklarının Evrenselliğini Vurguladı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.