Türk müziğinin güçlü seslerinden “Güllü” sahne adıyla tanınan Gül Tut’un, 26 Eylül tarihinde Yalova’daki evinin penceresinden düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesi, müzik dünyasında derin bir üzüntü ve şok etkisi yaratmıştı. Sanatçıyı 1993 yılında keşfederek milyonlarla buluşturan müzik yapımcısı Şahin Özer, bu elim olayın ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özer, CNN TÜRK muhabiri Merve Tokaz’a verdiği röportajda, Güllü’nün vefatından sadece 3 gün önce kendisiyle yaptığı son telefon görüşmesini ve sanatçının ölümüne dair şüphelerini dile getirdi.
Şahin Özer, Güllü’nün trajik ölümünden 3 gün önce kendisini telefonla aradığını aktardı. Bu görüşmenin, sanatçının içinde bulunduğu zor durumu ve çaresizliğini gözler önüne serdiğini belirten Özer, o anları şu sözlerle anlattı: “İyi misin, nasılsın faslından sonra herhalde çok duygulu bir anıydı. Ağlamaya başladı. ‘Bana babalık, abilik yapıp ilk günkü gibi bana sahip çıkar mısın? 10 tane şarkı yaptım, bu şarkıları senin stüdyondan alıp sen çıkartır mısın? Abi bana klip çeker misin?’ dedi. Sığınacak liman arıyordu. Ben telefonu kapatırken hüngür hüngür ağlıyordu.” Yapımcı Özer, Güllü’nün hayatının son demlerinde büyük bir bunalım içinde olduğunu ve kendisinden hem sanatsal hem de manevi destek beklediğini ifade etti.
Şahin Özer, Güllü’nün ölümüyle ilgili iddialarını daha da ileriye taşıdı. Sanatçının intihar ettiğine inanmadığını vurgulayan Özer, olayın bir “organize cinayet” olabileceği yönündeki şüphelerini dile getirdi. Güllü’nün kişiliğine değinen Özer, sanatçının son derece cömert ve ailesine düşkün bir yapıda olduğunu belirtti: “Gül; yemedi yedirdi, içmedi içirdi. Ailenin içinde çaresizlik, kaos vardı. Etrafındaki insanlardan sıkılmıştı.” Müzik yapımcısı, Güllü’nün çevresindeki bazı kişilerin durumdan haberdar olabileceğini düşünerek, özellikle kızının yanındaki arkadaşının bildiklerini anlatması gerektiğini savundu. Özer, sözlerini şöyle tamamladı: “Burada birilerini suçlamak çok kolay. Onu yapmak istemiyorum ama bu iş tam bir organize işi olduğunu düşünüyorum. Yani kızı bir şekilde bir cinnet halinde anneyi attı.” Bu açıklamalar, olayın seyrini değiştirebilecek nitelikteki ciddi bir iddia olarak kayıtlara geçti.
Özer’in dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise Güllü’nün yeni albümü için hazırladığı şarkıların, sanatçının vefatından sonra stüdyodan alındığı iddiası oldu. Bu durumun etik dışı olduğunu belirten Şahin Özer, konuya ilişkin tepkisini şu şekilde dile getirdi: “O kız vefat etmiş ertesi gün veya 3 gün sonra, 5 gün sonra gelip buradan şarkıları almışsınız. En azından etik olarak bana çıkıp da ‘Abi ben bu şarkıları alıyorum’ demesi gerekmez mi?” Yapımcının bu sözleri, Güllü’nün son dönem çalışmalarının akıbetine dair yeni soru işaretleri doğurdu.
Şarkıcı Gül Tut, 52 yaşında iken 26 Eylül tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6. kat evinin üzeri kapalı terasındaki pencereden henüz belirlenemeyen bir nedenle düşerek yaşamını yitirmişti. Sanatçının cenazesi, İstanbul’da toprağa verilmişti.
Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, bir süredir teknik takipte oldukları öne sürülen Tut’un kızı Tuğyan Gülter, olay günü aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu, Ulu’nun babası Arif Ulu ve 2 kişi daha gözaltına alındı. Yapılan sorgulamalar neticesinde, Güllü’nün kızı Tuğyan Gülter tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi. Diğer 3 kişi ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Yargı süreci, Şahin Özer’in son açıklamalarıyla birlikte daha da derinleşen şüphelerle devam ediyor.
DEM Parti Heyeti Ak Parti’yi Ziyaret Etti Terörsüz Türkiye Süreci Masaya Yatırıldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.