Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinde vuku bulan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran vahim bir olay sağlık sisteminin temel değerlerine yönelik ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Hastanede görevli hostesler tarafından acil müşahede salonlarında tedavi görmekte olan hasta ve yakınlarına Cuma namazı sonrasında dualarla okunduğu iddia edilen keklerin dağıtılması skandalın fitilini ateşledi.
Söz konusu kek dağıtımı hastaların mahremiyetini ihlal eden bir yaklaşımla gerçekleştirildi. Personelin tedavi gören hastaların bulunduğu perdeli ve ayrılmış kabinlere izinsiz şekilde girerek kek ikram etmesi an be an kaydedildi. Bu görüntüler kısa sürede sosyal medya platformlarında hızla yayıldı ve büyük bir infial yarattı. Sağlık hizmetlerinin sunulduğu steril ve bilimsel ortamın ciddiyetine gölge düşüren bu uygulama ulusal gündeme taşındı. Olayın ardından çeşitli sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinden art arda sert kınama mesajları geldi. Özellikle hijyen tıbbi etik ve hasta güvenliği prensiplerinin titizlikle uygulanması gereken bir hastane ortamında bu tür bir girişimin gerçekleşmesi tepkilerin odak noktasını oluşturdu. Hastaların en savunmasız anlarında kişisel alanlarının ihlal edilmesi ve tıbbi süreçlerin dışına çıkan eylemlere maruz bırakılması kamuoyunda büyük bir rahatsızlığa yol açtı.
Yaşanan bu skandal gelişmeye Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Derya Uğur’dan oldukça şiddetli bir tepki geldi. Uğur yayımladığı yazılı açıklamada olayı “sağlık hizmetlerini hurafelere teslim etmek” olarak nitelendirdi ve yaşananları modern sağlık anlayışı açısından tam anlamıyla bir utanç vesikası şeklinde değerlendirdi. Uğur sağlık kurumlarının modern bilimin aklın ve çağdaş tıbbın ilkelerinin uygulanacağı yerler olduğunun altını çizerek buraların dualı keklerin muskaların veya hurafelerin alanı olmadığını kesin bir dille vurguladı. Bu tür uygulamaların sağlık profesyonellerinin emeğine ve bilime olan inanca büyük bir darbe vurduğunu ifade etti.
Genel Başkan Uğur hastaların tedavi gördüğü son derece hassas bir ortamda olası sağlık risklerinin göz ardı edilerek gerçekleştirilen bu uygulamanın kabul edilemez derecede sakıncalı olduğunu belirtti. Uğur “Bu gerici uygulama laikliğe aykırıdır bilime ihanettir Cumhuriyet değerlerine meydan okumaktır” ifadelerini kullanarak olayın sadece bir etik ihlalinden öte çok boyutlu bir problem olduğuna dikkat çekti. Cumhuriyetin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize emanet ettiği aklın ve bilimin yolundan sapmanın asla kabul edilemez olduğunu dile getiren Uğur bu emanetin “okunmuş kek” gibi çağdışı ve bilim dışı uygulamalara kurban edilmeyeceğini kararlılıkla ifade etti. Atatürk’ün çağdaşlık ve akılcılık üzerine inşa ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerinin sağlık gibi kritik bir alanda bu denli göz ardı edilmesinin vahim sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Genel Sağlık-İş sendikası olarak bu “rezaleti” en sert şekilde kınadıklarını belirten Derya Uğur gerici zihniyete asla boyun eğmeyeceklerini ve mücadelenin devam edeceğini vurguladı. Uğur sendikanın laik bilimsel ve çağdaş sağlık sistemini savunmaya Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğini kamuoyuna deklare etti. Bu olay sağlık hizmetlerinde bilimsellik ve rasyonellik ilkelerinden taviz verilmemesi gerektiği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Toplum sağlığı ve bilimsel tıp etiği açısından kritik öneme sahip bu tür uygulamaların önlenmesi konusunda kamu otoritelerine düşen sorumluluklar bir kez daha gündeme geldi. Sendika yetkilileri olayın titizlikle takipçisi olacaklarını ve sorumluların gereken cezayı alması için tüm yasal süreçleri işleteceklerini de sözlerine ekledi. Bu tür olayların sağlık sisteminin geleceği açısından derin endişeler yarattığı ve acilen önleyici tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı.
Ankara’da 41 Milyonluk Gong Skandalı Doutzen Kroes Detayı Gündemde
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.