İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde iddia edilen “bıçak parası” ve usulsüzlük suçlamalarıyla açılan davanın ikinci duruşmasında, tutuklu yargılanan 6 sanık adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Dava, hastanenin bazı servislerinde ameliyat günlerinin öne çekilmesi karşılığında para talep edildiği yönündeki şikayetler üzerine başlatılmıştı.
Olaylar, Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimliğine ulaşan birtakım şikayetlerle gün yüzüne çıktı. Hastanenin belirli servislerinde “bıçak parası” adı altında ücret alındığı ve bu yolla ameliyat tarihlerinin erkene çekildiği iddiaları üzerine Başhekimlik, durumu vakit kaybetmeden Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na bildirdi. Bu ihbar üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli olmak üzere Mersin ve Tekirdağ illerinde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda M.F., A.A., A.Ç.B., O.B., O.Ö., Ö.A., E.Ö. ve Y.Ö. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Ayrıca, hastanenin Göğüs Hastalıkları bölümünde görevli Prof. Dr. M.M., Doç. Dr. V.E. ve Uzm. Dr. Y.S. de benzer suçlamalarla gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edilen 11 şüpheliden 9’u çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Prof. Dr. M.M., Doç. Dr. V.E. ve Uzm. Dr. Y.S. hakkında “Suç örgütü kurma” ve “Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle irtikap” suçlarından 9 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Diğer 8 şüpheli için ise “Suç örgütüne üye olma” ve “Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle irtikap” suçlarından 7 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası istendiği belirtildi. Bu iddianameyle birlikte, yargı süreci resmi olarak başlamış oldu.
Söz konusu davanın ilk duruşması, 07 Kasım tarihinde Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar olmak üzere toplam 11 şüpheli ile birlikte müşteki ve sanık avukatları katılım gösterdi. Davanın ikinci duruşmasında ise şikayetçi olan kişilerin beyanları alındı. Bu beyanlar, olayın farklı boyutlarını ve mağduriyet iddialarını ortaya koydu.
Şikayetçilerden Ali Tayyar, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: “V.E. benden 10 bin Lira para aldı. Gaziosmanpaşa’ya gittim önce tedavi olmak için, orada yapmadılar. Sonrasında Yedikule’ye gittim. Girdiğimde randevu alamadım sekretere gittik. V.E.’ye yönlendirdi bizi. Doktor bize, ‘Hastaneye bağış yapmanız lazım yoksa 45- 50 gün beklersiniz’ dedi. Benim de durumum acildi bu arada. Bana bazı malzemeler attı, ‘ben bunları alamam gücüm yok’ dedim. O da bana ‘o zaman para ver makbuzunu vereceğim’ dedi kağıt imzalattı. Ne yazdığını pek hatırlamıyorum. Sonrasında ameliyat oldum. Taburcu olduktan 2 gün sonra dikişler açıldı komple. Yine hastaneye gittim müdahale ettiler. V.E.’den şikayetçiyim.”
Ancak, bazı müştekiler farklı bir tutum sergiledi. Şikayetçi olmadığını belirten Bekir Baş ise beyanında, babasının rahatsızlığı nedeniyle hastaneye başvurduklarını ifade etti. Baş, süreci şu şekilde aktardı: “Babam için buradayım ilk başta Y.Ş. hocaya gittik. Bizi V.E.’ye yönlendirdi. Babam 4. Evre KOAH hastasıydı. V.E. hoca babamı inceledi ameliyat lazım dedi. Kanseri çok ilerlemişti. Bize sonuçların çıkması 1-2 ayı bulur çok sıra var dedi. V.E. hoca beni birisine yönlendirdi. Şahıs 70 bin Lira istedi gönderdik. Biz de hastaneye bağış yapmak istedik aklımıza kötülük gelmedi. Ben V.E. hocadan razıyım bizimle çok ilgilendi. Yine olsa yine veririm. Şikayetçi değilim.” Bu beyanlar, olaya ilişkin farklı hasta deneyimlerini ve algıları gözler önüne serdi. Diğer müştekilerin bir kısmı sanıklardan şikayetçi olurken, bir kısmı ise şikayetçi olmadığını beyan etti. Müşteki beyanlarının alınmasının ardından, sanık avukatları da mahkemeye savunmalarını sundu.
Mahkeme heyeti, yargılama sonucunda önemli bir karar alarak tutuklu sanıklar A.A., O.B., O.Ö., M.F., A.Ç.B. ve E.A.’nın adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyelerine hükmetti. Bu karar, dosyanın seyrinde dikkat çekici bir gelişme olarak kaydedildi. Öte yandan, tutuksuz yargılanan sanık Ö.A. hakkındaki “yurt dışına çıkış yasağı” şeklindeki adli kontrol tedbirinin de kaldırılmasına karar verildi. Eksik hususların giderilmesi ve delillerin toplanması amacıyla duruşma, ileriki bir tarihe ertelendi.
Otizmli Öğrenciyi İttiği İddia Edilen Okul Müdürü Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.