Erzurum’da 16 Nisan günü saat 22.00 sıralarında Şehir Hastanesi’nin otoparkında meydana gelen olayda, 21 yaşındaki Ali Osman Buzlak, eşi 24 yaşındaki Hatice Agcakale Buzlak’ı otomobilin içinde çıkan tartışmanın ardından boğarak öldürdü. Bu vahim olay, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve cinayetin detayları yargı süreciyle birlikte aydınlatıldı.
Meydana gelen cinayetin ardından Ali Osman Buzlak, eşinin cansız bedenini aracın bagajına yerleştirdi. Daha sonra otomobilde bulunan bir soda şişesini kırarak kendi boğazını ve bileklerini kestiği ve intihara teşebbüs ettiği belirlendi. Buzlak, olay yerinden uzaklaşarak Palandöken ilçesi Hüseyin Avni Ulaş Mahallesi Murat Ellik Bulvarı üzerinde direksiyon başında hareketsiz bir şekilde bulundu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, Ali Osman Buzlak’ı Erzurum Şehir Hastanesi’ne kaldırdı. Bu sırada araçta yapılan detaylı incelemede, Hatice Agcakale Buzlak’ın cansız bedenine bagajda ulaşıldı. Bu keşif, cinayetin tüm dehşetini gözler önüne serdi.
Cinayetin ardından tutuklanan Ali Osman Buzlak hakkında Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Eşe karşı kasten öldürmek” suçundan dava açıldı. Mahkeme, yargılama süreci sonunda Ali Osman Buzlak’ı suçlu bularak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkemenin gerekçeli kararında, sanığın savunmaları, tanık ve müşteki beyanları, güvenlik kamerası kayıtları, otopsi raporları ve diğer tüm deliller detaylıca ele alındı.
Mahkemenin açıkladığı gerekçeli kararda, olayın tüm boyutlarıyla nasıl gerçekleştiğine dair kritik bilgiler yer aldı. Kararda, sanık Ali Osman Buzlak ile maktul Hatice Agcakale Buzlak’ın ailelerinden gizli olarak 09 Ocak tarihinde resmi nikahla evlendikleri ancak evlilikleri süresince yoğun tartışmalar yaşadıkları belirtildi. Bu tartışmalar sonucunda maktulün, sanıktan boşanmaya karar verdiği ve boşanma davası açtığı fakat daha sonra bu davadan feragat ettiği ifade edildi.
Olay günü, sanık Ali Osman Buzlak’ın maktulle görüşmek istediği ancak Hatice Agcakale Buzlak’ın başlangıçta bu talebi kabul etmediği kaydedildi. Ancak sanığın, maktulün annesini arayarak görüşme konusunda ısrarcı olması üzerine Hatice Agcakale Buzlak’ın görüşmeyi kabul ettiği belirtildi. İkili, araçla Erzurum Şehir Hastanesi otoparkına giderek burada konuşmaya başladı. Tartışmanın şiddetlenmesi üzerine sanığın, maktulün boğazını sıkarak ölümüne neden olduğu, eylemini itiraf ettiği ve olayın bu şekilde gerçekleştiğinin mahkemece sabit görüldüğü vurgulandı.
Sanık Ali Osman Buzlak’ın savunmasında, eşinin kendisini aldattığını, hakaret ettiğini ve tehdit ettiğini iddia etmesine karşın, mahkeme bu iddialara itibar etmedi. Gerekçeli kararda, “Sanığın cep telefonunda yapılan teknik inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, maktul ile sanık arasındaki mesaj kayıtları ve telefondaki görüntüleri içerisinde hakaret, tehdit, saldırganlık, aldatma içerikli herhangi bir kayda rastlanılmadığı anlaşılmıştır.” ifadesi yer aldı. Bu tespit, sanığın haksız tahrik indirimi talep etmesinin temelini oluşturan iddiaların delillerle çürütüldüğünü ortaya koydu.
Mahkeme, olayın değerlendirilmesinde, “Sanığın eyleminin maktulün kendisine ve ailesine hakaret etmesi ve aldattığını söylemesi üzerine yani maktulden kaynaklanan herhangi bir haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işlendiği hususunda somut bir delil bulunmadığından bu yöndeki beyanlarına itibar edilmediği, bu kapsamda yasal koşullar oluşmadığından haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.” şeklinde karar verdi. Böylece, sanığın iddialarının aksine, cinayetin haksız tahrik altında işlenmediği ve bu yönde bir indirim uygulanmasına gerek görülmediği hukuken tescillendi. Bu karar, adaletin tecellisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.
Konya’Da Genç Kadının Hayatını Kaybettiği Kazanın Sürücüsü Tutuklandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.