a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Ankara’daki Uçak Kazasında Elektrik Arızası İhbarı Sonrası Uzmanlardan Sabotaj Ve Patlama İddialarına Yanıt

Ankara’daki Uçak Kazasında Elektrik Arızası İhbarı Sonrası Uzmanlardan Sabotaj Ve Patlama İddialarına Yanıt

Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a gitmek üzere kalkan Falcon 50 tipi özel bir jetin düşmesi sonucu Libya Genelkurmay Başkanı Ali Muhammed Al-Haddad...

02 Nisan 2024 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Trablus’a gitmek üzere havalanan Falcon 50 tipi özel bir iş jetiyle kalkıştan kısa bir süre sonra radar bağlantısı kesildi. Haymana ilçesinde boş bir araziye düşen uçakta bulunan 8 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Kaza sonrasında bölgede yapılan incelemelerde uçağın enkazına ve kara kutularına ulaşıldığı öğrenildi.

Kaza Detayları Ve İlk Bulgular

Kaza geçiren uçakta, Ankara’da resmi temaslarda bulunan Libya Genelkurmay Başkanı Ali Muhammed Al-Haddad, Libya Kara Kuvvetleri Komutanı General Al-Fitouri Gharibil ve beraberlerindeki heyetin yanı sıra 3 kişilik Fransız uyruklu mürettebatın bulunduğu açıklandı. Toplam 8 kişinin yaşamını yitirdiği bu elim hadise, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Uçağın düşüş nedeninin kesin olarak belirlenmesi için kara kutu incelemelerinin tamamlanması beklenirken, kalkıştan hemen sonra pilotun hava trafik kontrolüne “elektrik arızası” bildirdiği ve “acil iniş” talep ettiği bilgisi paylaşıldı.

Elektrik Arızası İhbarı Ve Spekülasyonlar

Uçağın düşüş nedenlerine ilişkin çeşitli iddialar da hızla yayıldı. Özellikle sosyal medya platformlarında bazı hesaplar, uçağın bir patlama sonrası düştüğünü öne sürerken, diğerleri ise sabotaj ihtimalini gündeme getirdi. Bu spekülasyonlar üzerine havacılık uzmanları, kazayla ilgili ilk değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.

Havacılık Uzmanı Uğur Cebeci’den Kritik Değerlendirmeler

Hürriyet yazarı ve havacılık uzmanı Uğur Cebeci, Libya Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı gibi üst düzey yetkilileri taşıyan uçağın düşmesiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Cebeci, kazanın nedenine dair kesin bir şey söylemenin henüz erken olduğunu belirterek, uçağın 32.000 feet yükseklikteyken elektrik arızası bildirmesine dikkat çekti.

Cebeci, “32.000 feet yükseklikte olan bir uçak, yalnızca bir elektrik arızası yüzünden aniden düşmez,” ifadesini kullanarak, elektrik arızasının tek başına uçağın o irtifadan kontrolsüz bir şekilde düşmesine neden olmasının alışılmadık bir durum olduğunu vurguladı.

Patlama İddialarının Bilimsel Analizi

Uçağın düşüşüyle ilgili ortaya atılan “patlama” iddialarına da değinen Cebeci, patlamanın havada gerçekleşmediğini, uçağın yere çarpması sonucu meydana geldiğini savundu. Açıklamalarında şu detaylara yer verdi:

“Uçaklar, güvenlik gereği her zaman fazladan yakıt ikmali yaparlar. Bu ilave yakıtın temel amacı, varış meydanında yaşanabilecek olası bir aksaklık durumunda uçağın 3 farklı havalimanına daha emniyetle inebilme kapasitesini sağlamaktır. Yakıt miktarını pilotlar kendileri belirler ve bu uçakta da fazla miktarda yakıt alındığı aşikârdı. Ayrıca, bu tip uçaklarda fazla yakıtı boşaltmak için ‘dump’ sistemi bulunmamaktadır. Kalkıştan sonra 32.000 feet irtifada elektrik arızası bildiren uçak, acil iniş öncesi iniş ağırlığını düşürmek amacıyla belirli bir miktar yakıtı boşaltmalıydı. ‘Dump’ sistemi olmayan uçaklar bu durumda havada turlar atarak yakıt tüketirler.”

Cebeci, kazanın muhtemel senaryosunu ise şöyle değerlendirdi: “Ancak belki elektrik arızası yüzünden, belki de hidrolik bir arıza sebebiyle o arada ne olduysa uçak kaskatı kesilmiş ve 32.000 feet’ten aşağı düşmeye başlamıştır. Bu yükseklikten düşen uçaklar kendi eksenleri etrafında dönerek düşebilirler. Bu nedenle düşerken ses hızını aşmış olabilir. Uçak ses hızını aşarak yere çakılırsa, darmadağın olur. Patlama olarak nitelendirilen olay, uçağın yer ile teması sonucu yakıtın ani ve şiddetli bir şekilde infilak etmesidir. Uçak yakıtları açık alanda bir kibritle tutuşturulsa bile kolayca yanmayabilir; ancak kapalı bir alanda, bir çarpma sonrası adeta bomba gibi patlar. Bunun en önemli örneği, 11 Eylül 2001’deki New York Dünya Ticaret Merkezi’ne yapılan saldırılarda uçakların kulelere çarpınca bomba gibi patlamasıydı.”

Sabotaj İhtimali Üzerine Değerlendirmeler

Uçağa yönelik sabotaj iddialarını da ele alan Cebeci, bu ihtimalin her zaman akılda tutulması gerektiğini belirtmekle birlikte, mevcut verilere göre bu olasılığın zayıf kaldığını ifade etti. Cebeci, sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Maltalı bir firmaya ait olan Falcon 50 tipi iş jetinin, yaşına rağmen yüksek performans özellikleriyle bilindiği belirtildi. Libya Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı gibi üst düzey yabancı yetkilileri taşıyan bu tür uçuşlardan önce, uçağa yerde çok sıkı güvenlik ve teknik kontroller yapılır. Şayet yerde uçağa herhangi bir müdahale olmadıysa ve uçak havadayken sabotaj kaynaklı bir patlama yaşansaydı, pilotlar muhtemelen elektrik arızası bildiriminde bulunamazdı. Böyle durumlarda genellikle motor durması ya da gövde yarılması gibi daha belirgin hasarlar rapor edilir ancak genellikle sabotaj nedeniyle olan patlamalarda pilotların durumu bildirecek yeterli vakti olmazdı. Bu nedenle, uçağın 2 parça olan kara kutusunun çözümlenmeden bu kazayı tam olarak anlamak ve yorumlamak mümkün değildir. Bu kara kutuların çözümlenmesi ise muhtemelen uçağın imalatçısı olan Fransız Dassault Falcon firması ile yapılacak ortak bir çalışma sonucunda gerçekleşecektir.”

Emekli Pilot Eyüp Turşucu’nun Analizi

Emekli pilot ve kaza kırım uzmanı Eyüp Turşucu da kaza ile ilgili değerlendirmesine, “veriler henüz çok az” diyerek başladı. Turşucu, pilotların elektrik arızası nedeniyle Esenboğa’ya geri dönmek istemelerini, yaşanan olayın “tam elektrik arızası” olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Turşucu bu durumu, “Çok nadiren de olsa meydana gelebilecek acil bir durum söz konusu,” şeklinde nitelendirdi.

Emekli pilot sözlerini şöyle sürdürdü: “Böylesi bir durumda her uçağın kendine özgü acil durum uygulamaları söz konusudur. Bu uçakta da bu uygulamaların eksiksiz yerine getirilmesi halinde uçağın Esenboğa’ya emniyetle dönebileceği değerlendirilmektedir. Uçuş verileri kayıt cihazının ve kokpit ses kayıt cihazının çözümlemeleri yapıldığında net olarak bu kazanın nedeni ortaya çıkacaktır.”

Sonuç

Ankara yakınlarındaki Falcon 50 kazasının kesin nedeni, uzmanların da belirttiği gibi, uçağın kara kutularının detaylı incelemesi ve elde edilecek verilerin analiz edilmesiyle netlik kazanacaktır. Pilotun son anlarındaki elektrik arızası bildirimi, patlama iddiaları ve sabotaj ihtimali, kara kutu verileri çözümlendiğinde açıklığa kavuşacaktır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Daltonlar Davası Karara Bağlandı Örgüt Yöneticilerine 12 Müebbet Rap Sanatçılarına Hapis

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.