Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde 9 gündür haber alınamayan anne Huriye Helvacı ve 5 yaşındaki oğlu Osman Helvacı’nın cansız bedenlerine ulaşıldı. Acı haber, geniş çaplı arama çalışmalarına katılan gönüllülerin, bölgede dolaşan kuzgunları takip etmesiyle annenin cesedinin bulunmasıyla netleşti. Yapılan detaylı incelemelerin ardından anne ve oğlunun kesin ölüm nedenleri Ankara Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak otopsiyle belirlenecek.
02 Kasım’da Bozkurt ilçesi Merkez Mahallesi Meteoroloji TOKİ Konutları’ndaki evlerinden ayrılan 43 yaşındaki Huriye Helvacı ve oğlu Osman Helvacı’nın kaybolması üzerine bölgede kapsamlı bir arama kurtarma operasyonu başlatıldı. AFAD, UMKE, JAK, kadavra köpekleri ve komandolardan oluşan yaklaşık 200 kişilik bir ekip, zorlu arazi koşullarına rağmen 9 gün boyunca titizlikle çalışma yürüttü. Arama faaliyetlerinin sonucunda, küçük Osman’ın cansız bedeni dere yatağında bulundu.
Oğul Osman Helvacı’nın cesedinin bulunmasının ardından, anne Huriye Helvacı’yı arama çalışmaları aralıksız sürdürüldü. Bu süreçte, bölgede gönüllü olarak arama yapan vatandaşlardan Cengiz Çelik’in dikkati, trajik olayın ikinci perdesini araladı. Çelik ve arkadaşları, belirli bir noktada sürekli alçalan birkaç kuzgun kuşunu fark etti. Kuşların hareket ettiği yönü izleyen ekipler ve gönüllüler, çocuğun bulunduğu yere yakın bir mesafede, ormanlık alanda bir ağacın dibinde annenin cansız bedenine ulaştı.
Cengiz Çelik, olay anını şu sözlerle aktardı: “Arkadaşlarımız, çocuğun bulunduğunu söylediler. Biz de çocuğun bulunduğu bölgeye geldik. Irmağın altında çocuğun cesedi bulunmuştu. Bizim olay yerine yaklaşmamıza izin vermediler. Biz de çocuğun bulunduğu yerin yaklaşık 100 metre yukarısına çıkıp beklemeye başladık. Bu sırada havada 2-3 tane kuzgun kuşu gördük. Hatta kuzgun kuşları bulunduğu yere doğru indi, sonra tekrar havalandı. Biz de arkadaşlarımızla konuşuyorduk, ‘Kuzgunun bu olayla bir ilgisi vardır’ dedik. Kuzgun kuşunun cesede geleceğini biliyorduk. Biz de kuzgun kuşunun dolaştığı alana bakalım dedik. Yanımızda arama kurtarma ekipleri de bulunuyordu. Hemen oturduğumuz yerin yaklaşık 100 metre yukarısında kuşların uçtuğu yere bakındık. Kadının cesedinin orada olduğunu gördük.” Bu gözlem, kayıp annenin bulunmasında kritik bir rol oynadı.
Anne ve oğlunun cansız bedenleri, olay yeri inceleme ekiplerinin detaylı çalışmasının ardından otopsi yapılmak üzere Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapılan ilk incelemelerde, Huriye Helvacı’nın cesedinde herhangi bir delici, kesici alet izine ya da darp emaresine rastlanmadığı belirtildi. Ekipler, özellikle hipotermi vakalarında kişinin hayatını kaybetmeden önce aşırı sıcaklık hissi nedeniyle kıyafetlerini çıkarmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Anne ve oğlunun kesin ölüm nedeni, adli tıp uzmanlarının yapacağı otopsi sonucunda netlik kazanacak.
Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ve AFAD ekipleri, bölgede gerçekleştirdikleri arama çalışmalarında Huriye Helvacı’ya ait kıyafetleri cesedine yaklaşık 15 metre uzaklıkta buldu. Ayrıca, kadının çantasına da ulaşılırken, cep telefonuna henüz ulaşılamadığı bilgisi verildi. Ekiplerin, kayıp cep telefonunu bulmaya yönelik arama çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.
Olayın aydınlatılması amacıyla alınan ifadeler, anne Huriye Helvacı’nın son anlarına ışık tuttu. Köseali köyüne ulaşan Huriye Helvacı ve oğlu Osman Yaşar ile 02 Kasım’da konuştuğunu belirten Aysel Şahin, şunları aktardı: “Bu yol nereye gidiyor, Bozkurt’a gidiyormuş’ dedi. ‘Orası Bozkurt’a gitmez. Sen nereden geldin’ dedim. ‘Bozkurt’tan yürüyerek geldim’ dedi. ‘Ondan sonra yolda araba aldı’ dedi. ‘Sakın gitme, akşam ezanı okunacak’ dedim. ‘Biliyorum’ dedi. ‘İkindi okundu akşam ezanı okunacak’ dedi bana. Hiçbir şey demedi. ‘Ben kayboldum, bana yardım et’; bir şey demedi. Dese zaten ben dünden beri çok üzüldüm öldüğünü duyunca; dese ben muhtar çağırırdım. ‘Bozkurt’a gidemiyorum; param yok, pulum yok’ dese bana öyle yapardık. Sonra tekrar ‘Bozkurt’a gideceğim’ dedi. ‘Neyle gideceksin?’ dedim. ‘Yürüyerek’ dedi. ‘Bu saatten sonra gidemezsin; kurtlar kuşlar yer’ dedim. Ama dinlemedi, gitti. Bana bir süre sonra ‘araba var yukarıda’ dedi. Ben de öyle deyince inandım. Hiç böyle panik, korku bir şey yoktu, çok sakin bir kadındı. Hala gözümün önünde. Psikolojisi bozuk gibiydi; ama hiç anlamadım. Keşke anlasaydım.”
Köseali Köyü Muhtarı Hasan Keçeci ise anne ve oğlunun 02 Kasım günü saat 17.00 sularında köye geldiğini doğrulayarak, “Burada kadınlar görüyorlar kadını. Erkeklerden de cami imamı görüyor. Bu esnada kadın buradan kamera görüntülerinden çıkmış oluyor. Ama okuldan sonrası görünmüyor. Ölü bulunmaları gerçekten çok üzdü beni. Burada görenler ‘Bu saat akşam üzeri bu çocukla gidilmez. Bozkurt’un yolu burası değil, burası İnebolu’ya gider. Seni kurt, ayı parçalar’ diyorlar” ifadelerini kullandı. Bu ifadeler, Helvacı’nın uyarıları dikkate almadan yoluna devam ettiğini gösteriyor.
Kayıp anne ve oğlunun cansız bedenlerinin bulunduğu bölgenin arazi şartları son derece zorlu olarak nitelendirildi. Arama çalışmalarına katılan gönüllü Cengiz Çelik, bu duruma dikkat çekerek, “Arazi şartları çok zor, o bölgeye bir insanın gitmesi çok güç. Nasıl oraya gitmişler bilemiyorum, bir şey diyemiyorum. Çok engebeli bir arazi, inişleri çıkışları çok zor. Kadının cesedi, ormanlık alanda çalılık bir yerde, ağacın dibinde bulundu. Biz, kadının cesedini ararken o bölgede çok zor yürüdük, arazi şartları gerçekten çok kötüydü. O derenin kenarında pek insan bulunmaz. Olay yerine çok nadir insan iner diye düşünüyorum, çünkü cenazeler çok tenha bir noktada bulundu” şeklinde konuştu. Köy sakinlerinden Hakkı Şahin de, “Oraya inmek çok zor. Ben çok şaşırdım. Komutanlar da şaşırdı. Hakikaten inmek zor, nasıl indiler anlamış değilim. Anneyi görmedim. Anne zaten sonra bulundu. Mavi montu vardı. 50-60 metre yüksekten aşağı uçmuş” sözleriyle arazinin güçlüğünü vurguladı. Küçük Osman’ın cansız bedeni ormanlık arazideki şelale tabanında, annesinin cansız bedeni ise oğlunun yaklaşık 50 metre üst tarafında bulunmuştu.
Afyonkarahisar Yağ Fabrikasındaki Patlamada 1’İ Ağır 10 İşçi Yaralandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.