Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde 02 Kasım günü evlerinden ayrıldıktan sonra kendilerinden haber alınamayan Huriye Helvacı ve oğlu Osman Helvacı’nın trajik kaybına ilişkin yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. 09 gün süren yoğun arama çalışmalarının ardından, anne ve oğlunun cansız bedenleri Köseali köyü sınırları içerisindeki dere yatağında güçlükle bulunmuştu.
Olayın ardından Cumhuriyet savcısının ve Olay Yeri İnceleme ekiplerinin titiz çalışmaları başladı. Cansız bedenlerin sarp ve zorlu arazi koşulları nedeniyle uçurumdan çıkarılması uzun ve meşakkatli bir süreç aldı. Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen anne ve oğlunun cenazeleri, buradaki detaylı incelemelerin tamamlanmasının ardından memleketleri Kastamonu’nun Bozkurt ilçesine getirilerek defnedildi.
Dava dosyasında dikkat çeken bir başka detay ise anne Huriye Helvacı ile oğlu Osman Yaşar Helvacı’nın doğum tarihlerinin aynı olmasıydı. Huriye Helvacı’nın 16 Ekim 1982, oğlu Osman Yaşar Helvacı’nın ise 16 Ekim 2020 tarihinde dünyaya geldiği tespit edildi. Ayrıca, cansız bedenleri bulunan anne ve oğlunun resmi kayıtlara göre ölüm tarihlerinin de aynı gün olarak işlendiği belirlendi. Ancak, ikilinin gerçekten aynı anda mı yoksa birkaç gün arayla mı hayatını kaybettiği sorusu, adli tıp uzmanlarından gelecek ayrıntılı raporla netlik kazanacak.
İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında, televizyon programlarında yaptığı şüpheli açıklamalarla dikkat çeken Huriye Helvacı’nın eski eniştesi olan Mustafa Uzun hakkında önemli bir karar verildi. Denetimli serbestlik tedbiri çerçevesinde, Mustafa Uzun’a elektronik kelepçe takılmasına hükmedildi. Bu karar, soruşturmanın Uzun üzerindeki şüpheleri yoğunlaştırdığını gösterdi.
Mustafa Uzun, soruşturma makamlarına verdiği ifadede, anne ve oğlunun kaybolmasından sonra arama ve mesaj kayıtlarını neden sildiğine dair açıklamalarda bulundu. Uzun, Huriye Helvacı ile aralarında konuşmalar geçtiğini kabul ederken, kaybolma olayının ardından duyduğu korku nedeniyle bu kayıtları sildiğini ileri sürdü. Mustafa Uzun, ifadesinde şu ifadelere yer verdi: “Huriye Helvacı ile konuştuklarını, kaybolduktan sonra korktuğu için kayıtları sildiğini ileri sürdüm.” Bu açıklama, Uzun’un durumu hakkında yeni soruları beraberinde getirdi.
Soruşturma ekipleri, bölgedeki detaylı arama faaliyetlerini sürdürürken, olayın aydınlatılması açısından büyük önem taşıyan bir bulguya ulaştı. Annenin cansız bedeninin bulunduğu alana yakın bir mevkide yapılan aramalarda, kayıp cep telefonu bulundu. İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı, ele geçirilen telefondaki bilgilerin şifresinin çözülmesiyle olaydaki sır perdesinin önemli ölçüde aralanmasını ve yeni delillere ulaşılmasını bekliyor. Bu telefonun, olay öncesi ve sonrası iletişim trafiği ile ilgili kritik veriler barındırabileceği değerlendiriliyor.
Radyo Ve Televizyon Üst Kurulunun İlk Kadın Başkan Vekili Dr Deniz Güçer Göreve Başladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.