Sivas’ın Kılavuz Mahallesi’nde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan iki kardeşin vahşice katledilmesi olayına ilişkin yargılama süreci devam ediyor. 06 Mayıs gecesi İdil Apartmanı D Blok 12. kattaki dairelerinde elleri plastik kelepçeyle bağlanmış ve boğazları kesilerek öldürülmüş halde bulunan 22 yaşındaki Umutcan Şimşek ve 16 yaşındaki Melisa Şimşek kardeşlerin cinayetleri, köyden eve dönen anneleri Ayşegül Şimşek tarafından tespit edilmişti. Bu trajik olayın ardından başlayan adli süreçte, sanık Hüseyin Sönmez, mahkemede akıl ve ruh sağlığı hastanesinde tedavi görme talebinde bulunarak dikkatleri üzerine çekti.
Sivas Emniyet Müdürlüğü tarafından titizlikle yürütülen araştırma ve güvenlik kamerası kayıtlarının detaylı incelenmesi sonucunda, cinayetleri gerçekleştirdiği şüphesiyle Ankara’da ikamet eden Hüseyin Sönmez’in kimliği tespit edildi. Sönmez’in, cinayetleri işlemek üzere eve kamufle bir şekilde girdiği, binada yaklaşık 5 saat kaldığı ve sonrasında Ankara’ya döndüğü belirlendi. Ankara’da gözaltına alınan Hüseyin Sönmez, ilk ifadesinde çocukların 5 yıl önce kaybolan babası Uğur Şimşek’e verdiği 500.000 Liralık borcu tahsil etmek amacıyla Ayşegül Şimşek ile görüşmek üzere Sivas’a geldiğini öne sürdü. Ancak çocukları kendisinin öldürmediğini iddia ederek suçlamaları reddetti. Mahkeme tarafından tutuklanan Sönmez’in, kayıp baba Uğur Şimşek ile en son Ankara’da görüşen kişi olduğu da belirlendi.
Olaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Sönmez hakkında ağır suçlamalar yöneltildi. İddianamede, Melisa Şimşek’e karşı “Çocuğa karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikle kasten adam öldürme”, Umutcan Şimşek’e karşı ise “Tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Ayrıca, sanığın “Gece vakti zincirleme şekilde kişinin ölmesinden yararlanmak suretiyle ve bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık”, anne Ayşegül Şimşek’e karşı “Nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme” ve kamuya karşı da “6136 sayılı yasaya muhalefet” suçlarından cezalandırılması istendi. Savcılık, sanığın iyi hal indirimlerinden de yararlanmaması gerektiğini vurguladı.
Tutuklu sanık Hüseyin Sönmez’in yargılanmasına Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Sönmez, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı. Duruşma salonunda ise öldürülen çocukların anneannesi Aniş Yücekaya, anneleri Ayşegül Şimşek ve avukatları hazır bulundu.
Duruşmada ilk olarak dinlenen sanık Hüseyin Sönmez, daha önce polis ve savcılıkta verdiği ifadeleri ile mahkemeye sunduğu yazılı savunmalarını aynen tekrarlayarak, söz konusu suçları işlemediğini iddia etti. Sönmez, “Cinayetleri ben işlemedim. Bir tuzağa düşürüldüm. Kimseye zarar vermedim” şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti, olay sonrası polis tarafından yapılan soruşturmada, binaya giren gözlük ve maskeli bir şahsa ait güvenlik kamerası görüntüleri ile market ve cami şadırvanında şüpheliye ait olduğu belirlenen görüntüleri izletti. Sanığa, binaya giren kişinin kendisi olup olmadığını sordu. Sönmez, binaya giren kişiyi tanımadığını belirtirken, market ve şadırvandaki kişinin kendisi olduğunu kabul etti. Şadırvanda kıyafet değiştirdiğini, çöp kenarına bıraktığı kıyafetlerin kendisine tuzak kuran kişilerce alınmış ve binaya o kıyafetlerle girilmiş olabileceğini ileri sürdü.
Kimlerin tuzak kurduğu sorusu üzerine ise sanık, öldürülen Umutcan ve Melisa Şimşek’in 2020 yılından beri kayıp olan babaları Uğur Şimşek’in kendisini dolandırdığını ve bununla bağlantılı birilerinin olabileceğini dile getirdi. Öldürülen Şimşek kardeşlerin ellerine bağlanan plastik kelepçelerde sanığa ait DNA örneklerinin bulunduğu sorusu üzerine ise Sönmez, olaydan 2 hafta önce evine gelen ve kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin DNA örneklerini aldığını, bunun da tuzağın bir parçası olabileceğini iddia etti.
Mahkemede söz alan ve duruşmaya daha önceki oturumlarda olduğu gibi öldürülen çocuklarının fotoğrafları basılı tişört ile gelen Umutcan ve Melisa Şimşek’in anneleri Ayşegül Şimşek, sanığın da 3 çocuğu bulunduğunu belirterek, “Onun da önüne 2 çocuğunun cesedini koysunlar; bakalım ne hissedecek? Ben kısasa kısas istiyorum, adalet istiyorum” diye konuştu. Bu sırada davayı izlemek için salonda bulunan Ayşegül Şimşek’in yakınları gözyaşlarını tutamadı.
Cumhuriyet Savcısı, duruşmada mütalaasını okuyarak sanık hakkında yeniden iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebinde bulundu. Ayrıca sanığın tüm suçlamalardan, takdir hakkı kullanılmadan cezalandırılmasını talep etti.
Son sözleri sorulan sanık Hüseyin Sönmez, suçsuz olduğunu, tahliyesini, adli kontrol şartıyla salıverilmesini veya ev hapsine çıkarılmayı talep etti. Sönmez ayrıca, kendisinin tedavi gördüğü akıl ve ruh sağlığı hastanesinden kendi isteğiyle duruşmaya katılmak için geldiğini, mahkemenin tahliye talebini reddetmesi halinde ise tam teşekküllü bir hastanede tedavi görmesine karar verilmesini istedi. Sanık, mahkemeye yazılı savunma sunmak için de süre talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanığın yazılı savunma talebini kabul ederken, tahliye ve adli kontrol gibi diğer taleplerini reddederek tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, 13 Ekim tarihine ertelendi.
CHP Lideri Özel Milli Muharip Uçak Kaan İçin Türk Mühendis Ve İşçisine Güvenini Dile Getirdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.