Türkiye’de telif hakları alanında yaşanan hukuki tartışmalar, son dönemde ortaya çıkan iki çarpıcı olayla yeniden gündeme geldi. Sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımların, eser sahiplerinin haklarını ihlal edip etmediği ve bu tür durumlarda sorumluluğun kimde olduğu soruları, İzmir’de düğününde şarkı söyleyen bir çift ile Adana’da sevdiği bir filmden sahneler paylaşan bir sürücünün başına gelenlerle daha da karmaşık bir hal aldı. Bu vakalar, özellikle dijital çağda eser kullanımının sınırlarını ve hukuki sonuçlarını gözler önüne serdi.
İzmir’de yaşayan konservatuvar mezunu Hasan Başkaya ve amatör şarkıcı Öznur Başkaya çifti, Haziran 2023 tarihinde gerçekleşen düğün törenlerinde, Ankaralı Coşkun’a ait ‘Ne Bilsin Eller’ adlı şarkıyı seslendirmişlerdi. Çiftin bu performansı, düğün misafirlerinden büyük beğeni toplamış ve kaydedilen video, kısa süre içerisinde çeşitli sosyal medya ve düğün sayfalarında viral hale gelmişti. Paylaşımların geniş kitlelere ulaşmasının ardından, eserin sahibi Coşkun Direk, kamuoyunda bilinen adıyla Ankaralı Coşkun, çiftin bu paylaşımına ilk olarak alkış emojisiyle olumlu bir tepki vermişti. Hatta Başkaya’nın “Hakkını helal et abi, izinsiz söyledik” şeklindeki yorumuna da yanıt vermişti.
Ancak bu durum kısa sürede değişti. Videonun yayılmasının ardından Başkaya çifti, beklenmedik bir süreçle karşılaştı. Ankaralı Coşkun, çift hakkında şikâyetçi olarak uzlaşma görüşmeleri için 300.000 Türk Lirası talep etti. Müzik öğretmeni Hasan Başkaya, yaşananları şaşkınlıkla karşıladıklarını belirterek şu açıklamalarda bulundu: “Eşim amatör olarak söyledi. Gelinliğiyle şarkı söylemesi çok dikkat çekti. Kendi hesabım 1.500 beğenide kaldı ancak farklı hesaplar milyonlara ulaştı. Videonun ilk paylaşıldığı günlerde Ankaralı Coşkun alkış emojisi bırakarak tebrik etti. Bir süre sonra soruşturma açılacağını söyledi ve attığı yorumu sildi. Biz videodan hiçbir maddi kazanç sağlamadığımızı belirterek ifademizi verdik. Uzlaşmacı, bizden 300.000 Türk Lirası istediğini iletti. Bu rakama çok şaşırdık. Ben hayatımda böyle bir para görmedim.”
Adana’da ikamet eden 44 yaşındaki şoför Ali Çapar da benzer bir telif hakkı meselesiyle karşı karşıya kaldı. Çapar, 3 ay önce sosyal medya hesabından Şener Şen ve Müjde Ar’ın başrollerini paylaştığı ‘Şalvar Davası’ filminden bazı sahneleri paylaşmıştı. Bu paylaşımların yoğun beğeni alması üzerine, Müjde Ar’ın avukatları “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Polis merkezine çağrılarak ifadesi alınan Ali Çapar, paylaşımları eğlence amacıyla yaptığını ve bunun bir suç teşkil ettiğini bilmediğini ifade etti. Yaşananların ardından sosyal medya hesaplarındaki tüm içerikleri kaldırdığını belirten Çapar, şunları dile getirdi: “Bütün paylaşımlarımı sildim, kendi fotoğraflarımı ve videolarımı bile kaldırdım. Biz bu videoları eğlence olsun diye paylaşıyorduk. Müjde Ar’ın avukatları arabulucu aracılığıyla benden telif ücreti isteyecek. Araştırmalarıma göre 50.000 Türk Lirası ile 150.000 Türk Lirası arasında bir tutar çıkıyor. Asgari ücretle çalışan bir işçiyim. Kiracıyım, 3 çocuğum var. Bu miktarı karşılamam mümkün değil. Ben Müjde Ar’ı çok seviyorum, severek izliyoruz. Kendisi tarafından böyle bir şeyin başıma gelmesi beni çok üzdü.”
Bu iki vaka, düğünlerde şarkı çalma ve sosyal medyada film sahnesi paylaşımı gibi günlük eylemlerin hukuki sonuçlarını mercek altına aldı. Türkiye’de telif hakları, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile korunmaktadır. Kanun, bir eserin kamuya açık bir alanda izinsiz icra edilmesini veya yayınlanmasını telif hakkı ihlali olarak tanımlamaktadır. FSEK’e göre, şarkıların düğün, nişan veya kına gibi etkinliklerde çalınması “kamuya iletim” kapsamına girmekte olup, bu tür kullanımlar için MESAM (Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) ve MSG (Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği) gibi meslek birliklerinden izin alınması zorunludur. İzin alınmadan yapılan kullanımlar hem maddi hem de manevi hak ihlali oluşturabilmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, düğün salonu, restoran, otel veya benzeri ticari işletmelerde izinsiz müzik kullanımının telif ihlali olduğu sıkça vurgulanmaktadır. Bu tür davalarda Yargıtay, sorumluluğun genellikle kullanımı yapan işletmeye ait olduğuna hükmetmekle birlikte, somut olayın özelliklerine göre müziği bizzat çalan kişilerin veya organizasyonu düzenleyenlerin de sorumluluğunun gündeme gelebileceğini belirtmektedir.
Ankaralı Coşkun’un Başkaya çifti hakkında dava açmasının ardından hukuki süreç iki ana yönde ilerleyebilir:
Hukuk uzmanları, izinsiz şarkı söyleyen ve paylaşım yapan Başkaya çifti veya film sahnesi paylaşan şoför Ali Çapar gibi bireylerin ve içerik üreticilerinin bu noktadaki sorumluluğunun tartışmalı olabileceğine dikkat çekmektedir. FSEK, eserin izinsiz çoğaltılması ve yayılmasını ihlal olarak kabul etmektedir. Ancak viral hale gelen paylaşımların sorumluluğunun kimin üzerinde olacağı, mahkeme tarafından somut deliller ve olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenecektir. Zira Yargıtay, düğünlerde şarkıyı çalanın çoğu zaman çift değil, düğün salonu işletmesi olduğuna dikkat çekmektedir. Bu nedenle, cezai ve mali sorumluluğun ağırlıklı olarak işletmeye yöneldiği, çiftlere doğrudan ceza verilmesinin ise daha istisnai bir durum olduğu hukuk çevrelerince savunulmaktadır.
Futbol Bahis Ve Şike Operasyonunun İkinci Dalgasında 8 Şüpheli Yakalanamadı