Türkiye’nin mutfaklarında kalitesiyle öne çıkan ve Osmancık ilçesiyle özdeşleşen Osmancık pirincinin üretim sezonu nihayete ermiş, hasat dönemi başlamıştır. Yerel halk tarafından ‘pırlanta’ ya da ‘beyaz altın’ olarak nitelendirilen bu önemli tarım ürününde, tanelerin optimal olgunluğa ulaşmasıyla çeltik hasadı resmen başlamıştır. Ancak bu yılki hasat, üreticiler için önemli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Zira bölgedeki çeltik rekoltesinde yüzde 30 oranında ciddi bir düşüş beklenmektedir.
Osmancık’ta çeltik ekimi her yıl Mayıs ayının ilk haftasında başlamakta ve ay sonuna kadar sürmektedir. Yaklaşık altı aylık titiz bir gelişim sürecinin ardından olgunlaşan çeltikler, modern tarım makineleri olan biçerdöverler aracılığıyla hasat edilmektedir. Hasat edilen çeltikler daha sonra özenle kurutma işlemine tabi tutulmakta ve son aşamada pirinç fabrikalarına gönderilmektedir. Fabrikalarda özel gayretlerle kabuklarından ve kepeklerinden ayrıştırılan çeltikler, sofralık pirinç formuna dönüştürülmektedir. İlçede yaklaşık 20.000 dekar alanda 700’ü aşkın üreticinin iştigal ettiği çeltik tarımı, bölge ekonomisi için hayati bir öneme sahiptir.
Osmancık’ta yaklaşık 40 yıldır çeltik üretimi yapan Ahmet Çeltik, bu yıl yaşanan rekolte düşüşüne ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştur. Çeltik, ekim ve sonrasındaki sulama, gübreleme ve ilaçlama süreçlerinin her yıl benzer titizlikle uygulandığını belirtmiştir. Ancak bu yılın verim açısından beklentilerin altında kaldığını dile getirerek, düşüşün temel nedenini iklimsel faktörlere bağlamıştır.
Ahmet Çeltik, “Yaklaşık kırk yıldır çeltik tarımıyla iştigal etmekteyiz. Ekim ayın ortasına kadar devam eder ve hasadımızı tamamlarız. Zaman zaman iyi olsa da bu yıl, ne yazık ki, verimlilik açısından beklentilerin altında kalan dönemlerden biri olarak kaydedilmiştir. Bu durumun kesin nedenleri henüz tam olarak belirlenememiş olsa da, kırk yıllık tecrübemize dayanarak ifade edebiliriz ki, özellikle ilkbahar döneminde, Mayıs ayından Haziran ayının ortalarına kadar, gece ve gündüz sıcaklıkları arasındaki aşırı farkın bu düşüşte etkili olabileceğini düşünmekteyiz. Aksi takdirde, her yıl aynı işlemi uygulayıp daha iyi verim alabiliyorduk. Ama bu yıl maalesef aynı tarımsal uygulamaları sürdürmemize rağmen, arzu edilen verime ulaşılamamıştır. Rekoltemizde yaklaşık yüzde 30 civarında bir düşüş bekleniyor. En azından benim şu ana kadar hasat ettiğim yerler öyle. Çevre bölgelerdeki üreticilerin de benzer sorunlarla karşılaştığı, hatta bazılarının verimlerinin kendisinden dahi düşük olduğu gözlemlenmiştir” şeklinde konuştu.
Osmancık bölgesinde yaklaşık 16 yıldır çeltik hasadı gerçekleştiren biçerdöver operatörü Hasan Tür de, üreticilerin endişelerini destekleyen gözlemlerde bulunmuştur. Tür, günlük olarak çeltiğin durumuna bağlı olarak 35 ila 50 dönüm arasında biçim yaptıklarını ifade etmiştir. Ancak bu yılki rekoltenin önceki yıllara kıyasla oldukça düşük seyrettiğini vurgulamıştır.
Hasan Tür, “Çeltiğin mevcut durumuna bağlı olarak, günlük 35 ila 50 dönüm arasında çeltik biçimi gerçekleştirmekteyiz. Bu sene rekolte oldukça düşük; bazı arazilerde dekara 500 kilogramlık beklentilerin 350 kilograma kadar düştüğü vakalar görülmektedir” diyerek, sahadaki durumu özetlemiştir. Bu veriler, iklimsel koşulların tarımsal üretimin kırılganlığı üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
İzmir’de Anne Evlilik Dışı Bebeğini Köprü Altına Gömdü 5 Yıl Önceki Olay Da Gündemde
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.