a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Diyarbakır’da Keşfedilen Yeni Güve Türüne Bilim İnsanının Eşinin Adı Verildi

Diyarbakır’da Keşfedilen Yeni Güve Türüne Bilim İnsanının Eşinin Adı Verildi

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü'nden lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede yüksek lisansını tamamlayan Yılmaz...

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde gerçekleştirilen kapsamlı arazi çalışmaları sonucunda, bilim dünyasına yeni bir güve türü kazandırıldı. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kesran Akın danışmanlığında yüksek lisans tez çalışmasını yürüten laboratuvar teknikeri Yılmaz Orak, keşfettiği bu yeni türe, araştırma sürecindeki en büyük destekçisi olan eşi Yıldız Orak’ın adını vererek anlamlı bir jest yaptı. “Tephris yildizae” adı verilen bu tür, Zootaxa adlı saygın bilimsel dergide yayımlanan bir makale ile literatüre girmiş oldu. Bu keşif, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin zenginliğini bir kez daha gözler önüne sererken, Lepidoptera (pul kanatlılar) araştırmalarına da önemli bir katkı sağladı.


Detaylı Araştırma Süreci Ve Keşfin Hikayesi

Yılmaz Orak’ın bilimsel yolculuğu, 2018 yılında Bitlis Devlet Hastanesi’nde laboratuvar teknikeri olarak görev yaparken BEÜ’deki lisans eğitimini tamamlamasıyla hız kazandı. Ardından Diyarbakır Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne atanmasıyla birlikte, aynı üniversitede yüksek lisans eğitimine başladı. Çocukluğundan itibaren güve ve kelebeklere duyduğu derin ilgi, onu bu konuda bir tez hazırlamaya yöneltti. Prof. Dr. Kesran Akın’ın değerli rehberliğinde, Orak, Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde 2018 ile 2022 yılları arasında dört yıl süren titiz bir arazi çalışması yürüttü. Bu süreçte ışık tuzakları kullanılarak 97 farklı Pyraloidea (uzun burunlu güve) türü toplandı. Toplanan bu örnekler, laboratuvar ortamında morfolojik ve genetik analizlere tabi tutuldu. Yapılan incelemeler sonucunda, bir güve türünün “Tephris” cinsine ait, daha önce bilimsel literatürde tanımlanmamış yeni bir tür olduğu kesinlik kazandı.


Bilimsel Ve Duygusal Bir Bağ: “Tephris Yildizae”

Yılmaz Orak, çocukluktan gelen doğa ve böcek merakının akademik yaşamında ciddi bir çalışmaya dönüştüğünü ifade etti. Yüksek lisans sürecinde danışmanı Prof. Dr. Kesran Akın’ın yönlendirme ve desteklerinin kendisi için paha biçilmez olduğunu vurguladı. Orak, Eğil’de ışık tuzağı ile topladıkları 97 Pyraloidea türü üzerinde gerçekleştirdikleri analizlerde, bir örneğin mevcut literatürdeki kayıtlarla uyuşmadığını belirtti. Laboratuvarda hocasıyla birlikte yürüttüğü detaylı analizler sonucunda, bu örneğin yeni bir tür olduğuna karar verdiklerini aktardı. Orak, yeni güve türünü tespit etmenin mutluluğunu yaşarken, bu zorlu araştırma sürecindeki en büyük destekçisinin eşi Yıldız Orak olduğunu vurguladı. Eşine olan minnetini şu sözlerle dile getirdi: “İki çocuğumun annesi bu yoğun araştırma sürecinde en büyük destekçimdi. Arazide, laboratuvarda hep yanımdaydı. Bu nedenle dünyaya kazandırdığımız bu yeni türe onun adını vererek teşekkür etmek istedim.” Bu düşünceyle yeni türün bilimsel adı “Tephris yildizae” olarak belirlendi. Yılmaz Orak, bu isimlendirmenin kendisi için “hem bilimsel hem de duygusal bir sembol” niteliği taşıdığını ifade etti. Çalışma, akademik camiada önemli bir yere sahip olan Zootaxa dergisinde 2025 yılında yayımlanarak bilim dünyasına duyuruldu.


Türkiye Faunasına Önemli Katkılar Ve Biyoçeşitlilik Vurgusu

Yılmaz Orak, Eğil’de yürütülen arazi çalışmalarıyla Türkiye faunası için iki yeni türün daha kaydının yapıldığını belirtti. Bu tür kayıtların bilimsel envanter açısından büyük bir değere sahip olduğunu vurgulayan Orak, Diyarbakır’ın biyolojik çeşitlilik açısından ne denli zengin olduğunu bu çalışma ile bir kez daha ortaya koyduklarını söyledi. Türkiye’deki Lepidoptera (pul kanatlılar) çalışmalarına sunulan yeni katkılardan duyduğu memnuniyeti dile getiren araştırmacı, yeni tür keşiflerinin sadece akademik değil, ekolojik açıdan da geleceğe dair önemli veriler sunduğunu ifade etti. Orak, bölgede hâlâ keşfedilmemiş türler olduğuna inancını koruduğunu ve saha ile laboratuvar çalışmalarını sürdürerek bilimsel anlamda katkı sunmaya ve yeni projelerde yer almaya devam edeceğini ekledi.


Araştırmanın Uzun Soluklu Serüveni Ve Gelecek Hedefleri

Prof. Dr. Kesran Akın, yaklaşık 20 yıldır Türkiye’deki kelebek ve güve türleri üzerine çalıştıklarını belirtti. Avrupa, Asya ve Afrika arasında köprü görevi gören Türkiye’nin hem bitki hem de hayvan türleri anlamında muazzam bir zenginliğe sahip olduğunu vurguladı. Akın, yüksek lisans öğrencisi Yılmaz Orak ile birlikte 2018-2022 yılları arasında Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde uzun burunlu güveler üzerine detaylı arazi çalışmaları yürüttüklerini aktardı. Bu çalışmalar neticesinde Eğil ilçesinden yaklaşık 100 takson toplandığını ve bunların 79’unun Diyarbakır için yeni kayıt olduğunu ifade etti. Daha önce Diyarbakır’da bu gruptan sadece 56 türün bilindiği göz önüne alındığında, bu keşiflerin ciddi katkılar sunduğu ortadaydı. Prof. Dr. Akın, Türkiye’de yaklaşık 5 bin 600 kelebek ve güve türü bilindiğini, bunların yaklaşık 700’ünün ise uzun burunlu güvelere ait olduğunu belirtti.

Yüksek lisans çalışmasında tespit edilen 100 takson içinden birinin mevcut literatürdeki türlerden belirgin bir şekilde farklı olduğunu vurgulayan Akın, detaylı incelemelerle bunun “Tephris” cinsine ait yeni bir tür olduğunu kesinleştirdiklerini söyledi. “Tephris” cinsinin dünya genelinde sadece 11 türle bilindiğini, bunların yedisinin Palearktik bölgede yayılış gösterdiğini ifade eden Akın, keşfedilen bu yeni türün bilinen 11 türden morfolojik ve genital yapılar açısından çok farklı olduğunu açıkladı. Bu önemli buluşun, alanlarında saygın bir dergi olan Zootaxa’da yayımlandığını belirten Akın, öğrencinin eşinin adının verilmesi isteğini kabul ettiklerini ve böylece türün adının “Tephris yildizae” olduğunu kaydetti. Arazi çalışmalarının 2018-2022 yılları arasında tamamlanmasına rağmen, örneklerin değerlendirilmesi ve teşhis süreçlerinin uzun zaman aldığını, bu nedenle makalenin 2025 yılında yayımlanarak yeni türün literatüre kazandırıldığını sözlerine ekledi.


Eşten Gelen Destek Ve Duygusal Anlamı

Yılmaz Orak’ın eşi Yıldız Orak, eşinin yüksek lisans sürecinin pandemi koşulları nedeniyle uzadığını ancak tüm bu süreçte desteğini hiç esirgemediğini ifade etti. Eşinin bu eğitim ve araştırma için büyük bir emek harcadığını belirten Yıldız Orak, bunun eşinin çocukluk hayali olduğunu ve bu hayali birlikte gerçekleştirmenin kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi. Eşinin bulduğu türe kendi adını vermesinin kendisini manevi olarak çok mutlu ettiğini söyleyen Yıldız Orak, gelecekteki çalışmalarda da eşine seve seve destek olmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Oğuz Murat Aci’nin Babası Adalet Mücadelesi Sürerken Torununa Kavuşmak İçin Mahkemeye Başvurdu

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.