Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun aldığı karar doğrultusunda önemli bir adımı attı. Komisyon kararı uyarınca, üç farklı siyasi partiden oluşan bir heyetin İmralı Adası’na ziyarette bulunması için Adalet Bakanlığı’na gerekli resmi yazı gönderildi. Bu heyet, cezaevinde bulunan terör örgütü kurucusu Abdullah Öcalan ile görüşerek, “sürece ilişkin değerlendirmelerini” almayı hedefledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’dan oluşan heyetin, önümüzdeki birkaç gün içinde adaya gitmesi planlandı.
Ziyaretin lojistik detayları da kamuoyuna yansıdı. Heyetin İmralı’ya ulaşımı, adanın dış güvenliğinden sorumlu olan ve bölgedeki uçuş yasağını titizlikle uygulayan Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait bir helikopterle gerçekleşecekti. İmralı Cezaevi’nin güvenlik sistemi ise oldukça kapsamlı bir yapıya sahipti. Son 15 yıldır denizden güvenliği Sahil Güvenlik Komutanlığı, ada içindeki dış güvenliği Jandarma Genel Komutanlığı ve iç güvenliği ise Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri İnfaz Koruma Müdürlüğü tarafından sağlandı. Bu çok kademeli güvenlik sistemi, ziyaretin en üst düzeyde emniyetli bir şekilde icra edilmesi için oluşturuldu.
Meclis komisyonunu temsilen adaya gidecek parti yöneticileri, daha önceki DEM Parti İmralı heyetinin statüsüne benzer koşullarda görüşmeler gerçekleştirecekti. Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin katı kuralları gereği, milletvekillerinin cep telefonu ve kayıt cihazlarını görüşme salonuna getirmelerine izin verilmedi. Ayrıca, önceki görüşmelerde olduğu gibi sorumlu istihbarat yetkilisinin de toplantıya katılabileceği belirtildi. TBMM Başkanlığı tarafından özel bir stenograf veya kayıt memuru görevlendirilmediği için, görüşmelerdeki notların milletvekilleri tarafından tutulması öngörüldü. Heyetin tuttuğu bu notlar, daha sonra üst komisyonun raporunda değerlendirilmek üzere tutanak halinde Meclis Başkanı’na sunulacaktı.
Heyetin oluşum sürecinde bazı partilerden farklı yaklaşımlar ortaya çıktı. Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi’nin (DEVA) ortak grubu olan Yeni Yol Partisi, İmralı heyetine üye vermeme kararı aldı. Yeni Yol Partisi yönetimi, bu ziyaretin daha kapsamlı bir yöntemle gerçekleştirilmesini önerdi. Partinin önerisine göre, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla tüm 51 üyenin uzaktan erişimle Öcalan ile görüşmesine olanak tanınması gerektiği vurgulandı. Bu öneri, İmralı’ya fiziksel ziyaret yerine teknolojik imkanların kullanılmasını savundu.
İmralı ziyaretine ilişkin tartışmalar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile DEM Parti arasında da gerginliğe yol açtı. CHP’li üyelerin, komisyon toplantısına katılmayarak İmralı ziyaretini boykot etmesi, DEM Parti’nin sert tepkisiyle karşılandı. İmralı Heyeti üyesi ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, CHP yönetiminin bu açıklamasının ardından sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşarak, “Anamuhalefet partisi DEM Parti’dir. Nokta” ifadelerini kullandı. Ancak Buldan, bu mesajı kısa bir süre sonra sildi. Yaşanan bu olay, siyasi kulislerde geniş yankı buldu.
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, CHP’nin bu tutumunu eleştirdi. Temel, “CHP böyle bir aşamada klasik çözüm karşıtlığına teslim olmuştur. Biz CHP’de çözümden yana güçlü bir sol ve demokrat damarının olduğunu biliyor, onları önemsiyoruz. Bu damarın, alınmış olan bu yanlış karara karşı doğru bir yerde duracağına ve bundan sonra CHP’yi bu stratejik hatadan çıkaracaklarına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Temel’in açıklamaları, CHP’nin Kürt sorununa ilişkin politikalarını sorgular nitelikteydi.
Öte yandan, CHP’den de bu eleştirilere yanıt gecikmedi. Komisyon üyesi CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, partilerinin kararının ardındaki stratejiyi açıkladı. Bakan, “CHP, ‘Seçmen ne der, bu bize ne kazandırır ne kaybettirir’ diye taktik bir hamleyle hareket etmiş değildir. Bu bir siyasal karardır, bu kararın arkasında da derinlikli bir stratejik analiz var. Biz Kürt sorununun çözümünde tarihsel bir tutarlılık içindeyiz” ifadelerini kullandı. Murat Bakan, CHP’nin tutumunun anlık bir hesaplamanın değil, köklü bir siyasi duruşun sonucu olduğunu vurguladı.
Selçuk Arslan’ın İklim Eğitimi Projesi Dünya Birincisi Oldu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.