Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan istihdam piyasasında, inşaat sektörü dikkat çekici bir başarıya imza attı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan güncel verilere göre, sanayi, inşaat ile ticaret ve hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısı, 2023 yılının Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %1,2 oranında bir artış göstererek 16 milyon 89 bin 450 kişiye yükseldi. Bu genel büyümenin en önemli itici gücü ise, kaydettiği tarihi artışla inşaat sektörü oldu.
Sektör ve alt grup detaylarına inildiğinde, inşaat sektöründeki ücretli çalışan sayısının Ağustos ayında, geçen yılın aynı dönemine göre %7,2 gibi önemli bir artışla 2 milyon 11 bin 335 kişiye eriştiği belirlendi. Bu artış, sektörde bir yılda 134 bin 733 kişilik yeni istihdam yaratıldığını gösteriyordu. Daha da önemlisi, bu veri, TÜİK’in ilgili göstergeyi yayımlamaya başladığı Ocak 2009’dan bu yana geçen 200 aylık süreçteki en yüksek istihdam seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bu rekor öncesindeki en yüksek seviye ise 2 milyon 671 kişiyle Temmuz ayında gözlemlenmişti. Ağustos ayına ait detaylı rakamlara göre, toplam çalışanların 1 milyon 316 bin 892’si bina inşaatında, 258 bin 390’ı bina dışı yapıların inşaatında ve 436 bin 53’ü ise özel inşaat faaliyetlerinde görev yapıyordu. Alt gruplardaki istihdam artış oranları ise sırasıyla %8,4, %5,1 ve %5 olarak gerçekleşti.
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, inşaat sektöründeki bu istihdam yükselişinin birden fazla katmanda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Hepşen, bu artışın ardındaki başlıca nedenlerden birinin, kamu kaynaklı altyapı ve kentsel dönüşüm projelerinin son aylarda yeniden hız kazanması olduğunu belirtti.
Özellikle yerel seçimler öncesinde başlatılan birçok projenin tamamlanma fazına girmesinin sahadaki istihdamı doğrudan etkilediğini dile getiren Prof. Dr. Hepşen, sözlerine şöyle devam etti: “İkinci faktör, özel sektörün düşük satış hızına rağmen üretimi belli ölçüde sürdürmesidir. Burada da firmalar ‘tamamla, satamasan da elde et’ stratejisini izlemektedir. Çünkü finansman maliyeti yüksek ama maliyet artışları da sürmektedir, yani beklemenin bir maliyeti bulunmaktadır.” Prof. Dr. Hepşen, ayrıca kayıt dışı istihdamın kayıt altına alınmasına yönelik geçici düzeltmelerin de, özellikle alt yüklenici zincirinde, istatistikleri kısa vadede yukarıya çekebilen bir diğer boyut olduğunu vurguladı.
Ancak Prof. Dr. Hepşen, inşaat sektöründeki istihdamın bu yüksek seviyede sürdürülebilirliğinin sınırlı olabileceği uyarısında bulundu. Konut satışları ve yeni ruhsat verilerinin mevcut ivmeyi desteklememesi halinde, 2024 yılının ilk çeyreğinde istihdamda bir yataylaşma, hatta hafif bir düzeltmenin gözlemlenebileceği öngörüsünü paylaştı. Buna rağmen Prof. Dr. Hepşen, genel tablonun, sektörün yüksek maliyet ortamına rağmen hala ekonomi içinde en fazla istihdam üreten alan olma özelliğini koruduğunu açıkça gösterdiğini belirtti.
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de, sektördeki bu tarihi istihdam rekoruna etki eden faktörlere değindi. Ekiz, deprem bölgesindeki konut üretiminin hız kazanmasını, sosyal konut projelerini, özel sektörün konut yatırımlarını sürdürmesini, kentsel dönüşüm projelerini ve kamu altyapı ihalelerinin ivme kazanmasını bu rekorun temel belirleyicileri arasında sıraladı.
Mustafa Ekiz, elde edilen bu istihdam verisinin, inşaat sektörünün ekonomik büyümedeki lokomotif rolünü daha da güçlendirdiğini gösterdiğini ifade etti. Ekiz, konut piyasasında canlı bir talebin devam etmesine karşın stokların azalmasının son aylarda özel sektörü yeni proje üretmeye teşvik ettiğini vurgulayarak, bu alandaki arzın hızlandırılması ve üretimin artırılması gerektiğinin altını çizdi.
Türkiye Kuru Domates İhracatında 100 Milyon Doları Aşarak Dünya İkincisi Oldu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.