24 Ağustos tarihinde İstanbul Boğazı’nda, 81 farklı ülkeden 2 bin 820 sporcunun katılımıyla düzenlenen maraton yüzme yarışına iştirak eden Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’un karaya ulaşamadığının belirlenmesi üzerine başlatılan kapsamlı arama faaliyetlerinden henüz bir netice alınamadı. Olayın üzerinden iki ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen Svechnikov’dan herhangi bir haber alınamaması, ailesini derinden sarsarken, uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekti.
Kaybolan yüzücünün annesi Ogalina Svechnikova ve kardeşi Kirill Svechnikov, gelişmeleri yakından takip etmek üzere İstanbul’a geldi. Aile, avukatları Alperen Çakmak aracılığıyla, yarışmayı düzenleyen komitenin gerekli önlemleri almadığı iddiasıyla Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına ceza soruşturması başlatılması talebiyle suç duyurusunda bulundu. Anne Svechnikova, avukat Çakmak ile birlikte, Svechnikov’un kaybolmasıyla ilgili yürütülen süreci ve son gelişmeleri detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaştı.
Oğlunun sol kolunda ejderha, ayı, aslan ve genç bir kadın figürleri bulunan dövmeli fotoğrafını gösteren anne, ayrıca kaybolduktan sonra kendisine teslim edilen haç kolyesi ve akıllı saatini de sergiledi. Bu fotoğrafı kullanarak kayıp ilanları bastırdığını belirten anne Svechnikova, oğlunun bulunması yönündeki araştırmaların devam etmesi talebiyle İstanbul’a geldiğini vurguladı. Gözleri dolarak, “Nikolai’nin bir an önce bulunmasını talep ediyoruz. Yaşadığına dair umudumuz hala çok büyük,” ifadelerini kullandı.
Anne Svechnikova, avukatlarından bilgi aldıklarını kaydederek, yarış sırasında Nikolai’nin kolyesi ve akıllı saatini neden çıkartmak zorunda bırakıldığını anlayış göstermekte güçlük çektiğini ifade etti. Bu durumun ciddi bir hata olduğunu düşündüğünü belirten Svechnikova, “Saati üzerinde olsaydı, şu anda en azından bir sinyal verebilirdi. Haç kolyeyi de sürekli yanında taşırdı,” dedi. Nikolai’nin küçük oğlu Leon Svechnikov ve eşi Antonina Svechnikova’nın onsuz çok zor zamanlar geçirdiğini vurgulayan anne, oğlunun ailesine düşkün, evine bakan, sorumluluk sahibi bir baba ve eş olduğunu anlattı.
Oğlunun karaya çıkarak kaçtığı yönündeki asılsız iddialara da sert tepki gösteren Svechnikova, “Nikolai öyle biri değil. Askerlikten muafiyetle alakalı bir belgesi var, askerden kaçması mümkün değil. Yurt dışına kaçması da mümkün değil çünkü sürekli ailesinin yanında olurdu,” diye konuştu. İstanbul’a ilk defa geldiğini ve burada ikinci bir ailesinin olduğu yönündeki söylentilerin de gerçeği yansıtmadığını dile getiren anne, böyle bir durumun eşi tarafından kesinlikle fark edileceğini ancak herhangi bir şüpheye yer olmadığını belirtti.
Çaresizlik içindeki aile, kamuoyuna bir çağrıda bulundu. Anne Svechnikova, “Herkese sesleniyoruz. Lütfen bu yarışa veya yarıştan sonrasına ait, onun bulunabileceği herhangi bir bilgi, görüntü varsa, birisi eğer bir şey biliyorsa bize ulaşsın. Onu bulan kişiye 500 bin Lira tutarında bir ödül takdim edeceğiz. Zira o bizim evladımız, eşimiz ve ailesinin her şeyiydi. Tüm imkanlarımızı seferber ederek bu ödülü vermeye hazırız,” açıklamalarında bulundu.
Ailenin avukatı Alperen Çakmak, soruşturmayı yakından takip ettiğini belirterek, ailenin talebi üzerine yarışmayı düzenleyen komite hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını yineledi. Şu ana kadar elde henüz somut veya soruşturmaya yön verecek bir bilgi bulunmadığını aktaran Çakmak, arama çalışmalarının devam ettirildiği ifade edilse de, iki ayı aşkın süredir dosyada somut bir ipucuna dahi ulaşılamadığını dile getirdi. Çakmak, “Savcılık makamı konuyu idari birimlere, idari birimler ise savcılığa yönlendirmekte,” sözleriyle bürokratik engellere dikkat çekti. Kendilerinin arama kurtarma ekipleri, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve savcılıktan düzenli bilgi alarak çalışmaların daha etkin yapılması için gayret gösterdiklerini ifade etti.
Avukat Çakmak, yarış bölgesindeki kamera kayıtlarının incelendiğini ancak herhangi bir ize rastlanmadığını bildirdi. Özellikle denizdeki arama faaliyetlerinin önemine vurgu yapan Çakmak, “İlk birkaç gün denizde arama yapıldı ancak maalesef daha sonrasında bu çalışmalar devam etmedi,” şeklinde konuştu. Olayın teknik kısmını bilen ve aynı zamanda görgü tanığı olan bazı kişilerle yapılan görüşmelerde, arama çalışmaları yapılırken sondaj gemilerinin kullanılması gerektiği bilgisine ulaştıklarını belirtti. Çakmak, bu tarz durumlarda ilk 48 saatin çok kritik olduğunu ve bu teknolojiye sahip araç ve gereçlerin bulunduğu gemilerin aramalarda kullanılmadığının ifade edildiğini aktardı. Sahil Güvenlik Komutanlığı ile yaptıkları son görüşmede, “Sahil Güvenlik yetkilileriyle yaptığımız son görüşmede, ‘İhbar ulaştıkça kıyı şeridindeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz,’ yanıtını aldık. Ancak şu an itibarıyla aktif bir arama çalışmasının yürütülüp yürütülmediği konusunda ciddi endişeler taşımaktayız,” ifadelerini kullanarak endişelerini dile getirdi.
Rusya Konsolosluğu’nun da olayla ilgili savcılıkla yazışmalar yaparak bilgi talep ettiğini ve savcılığın da kendilerine bilgi verdiğini aktaran Çakmak, Rusya ve Türkiye’nin birlikte çalışmaları halinde soruşturmanın daha nitelikli bir şekilde ilerleyeceğine inandıklarını belirtti.
Çakmak son olarak, idari ve savcılık makamları tarafından daha etkin arama çalışmalarının yapılması gerektiğini düşündüklerini ifade etti. İki ayı aşkın bir zaman geçmesinin ardından, Nikolai’nin cansız bedeninin bulunmasının dahi ailesi için bir teselli olacağını vurgulayan avukat, organizatörlerin, tüm yetkililerin ve sorumluların bu konuya müdahil olması, güçlerini birleştirerek arama çalışmalarının etkin bir şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden Atlayan Kişinin Cansız Bedeni Emirgan Sahili’nde Bulundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.