İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında yürütülen bir soruşturma neticesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunduğunu açıkladı. Bu açıklama, bazı medya organlarında yer alan “partinin kapatılmasına yönelik talep” iddialarına açıklık getirme amacı taşıdı. Başsavcılık, partinin kapatılmasına dair herhangi bir taleplerinin söz konusu olmadığını net bir dille ifade etti.
Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, soruşturma 2014 yılı yerel seçimlerinin ardından yapılandığı iddia edilen “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” faaliyetlerine odaklandı. Bu örgütün, mali nitelikli suçların işlenmesi yoluyla maddi zenginleşmenin yanı sıra, şüpheli örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun mensubu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin ele geçirilmesini hedeflediği öne sürüldü. Açıklamada, örgütün nihai amacının, müteakip Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde örgüt liderinin aday gösterilmesi için fon oluşturmak olduğu belirtildi. Yürütülen soruşturma kapsamında, söz konusu seçim çalışmaları için kamu kaynaklarının suiistimal edildiği tespit edildiği ifade edildi.
Soruşturma sürecinde elde edilen bilgilere göre, suç gelirlerinin parti üst yönetiminin bilgisi ve onayı dahilinde özel bir havuza aktarıldığı iddia edildi. Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin beyanları aracılığıyla bir rüşvet ağının itiraf edildiği kaydedildi. Parti tüzel kişiliği adına satın alınan bir binanın bedelinin kaynağına ilişkin para akışlarının belgelendirilemediği ve bu paraların suç geliri olduğunun parti üst yönetimi tarafından da bilindiği tanık anlatımlarıyla anlaşıldığı vurgulandı. Başsavcılık açıklamasında, CHP’nin suçtan kaynaklanan gelirlerle partiye malvarlığı kazandırdığı, seçim çalışmalarını bu suç gelirleri ile yürüttüğü ve bu fiillerin, “parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek bir biçimde gerçekleştiği” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada dikkat çeken bir diğer husus ise, soruşturma dosyası kapsamında temin edilen USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi) raporu uyarınca yapılan tespitler oldu. Buna göre, 11 milyon 360 bin 412 vatandaşın güncel yurt içi ve yurt dışı seçmen kütük verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğinden hukuka aykırı bir şekilde yayıldığı belirlendi. Bu verilere, seçmenlere ait başka kişisel verilerin de işlendiği ve bu verilerle CHP İstanbul İl örgütü tarafından seçim çalışmalarının yürütüldüğü tespit edildi. Başsavcılık, bu durumun demokratik siyasi hayatın vazgeçilmezi olan seçimlerin manipüle edilmeye çalışıldığı anlamına geldiğini ve bu eylemlerin parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek bir biçimde yürütüldüğünü kaydetti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm bu tespitler ışığında, CHP’nin ülke genelinde ve yerelde gerçekleşen seçimlerin güvenilirliğini, seçmenin iradesini ve demokratik düzeni etkilemeye yönelik, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde müdahalede bulunduğu sonucuna vardı. Bu tespitler doğrultusunda, adı geçen siyasi parti hakkında Anayasa’nın 68 ve 69’uncu maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101’inci ve devamı maddeleri uyarınca gereğinin takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulduğu açıklandı. Başsavcılık, açıklamanın sonunda, “Bir kısım medya organlarında belirtildiği gibi partinin kapatılmasına yönelik bir talep söz konusu değildir” ifadesini bir kez daha vurgulayarak, konuya ilişkin spekülasyonlara net bir yanıt vermiş oldu.
Kocaeli’deki Faciada Enkazdan Kurtulan Dilara Hastaneden Çıkar Çıkmaz Ailesinin Mezarlarına Koştu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.