a

İstanbul’da Kurulan Gazze Mahkemesi İsrail’in Savaş Suçlarını Kayda Aldı

İsrai’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını araştırmak üzere küresel ve bağımsız bir inisiyatif olarak kurulan ‘Gazze Mahkemesi’ İstanbul’da 3 gündür devam...

İstanbul’da faaliyetlerine başlayan Gazze Mahkemesi, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki eylemlerini “soykırım” ve “insan hakları ihlalleri” kapsamında kapsamlı bir şekilde incelemek üzere ilk oturumlarını gerçekleştirdi. Eski Birleşmiş Milletler Filistin Raportörü Profesör Doktor Richard Falk başkanlığında, 23 Ekim tarihinde İstanbul Üniversitesi Profesör Doktor Cemil Birsel Konferans Salonu’nda toplanan mahkeme, üç gün süren oturumlarında uluslararası toplumun dikkatini Filistin’de yaşananlara çekmeyi hedefledi.

Uluslararası Bir İnisiyatif Ve Hukuki İnceleme Süreci

Bağımsız bir inisiyatif olarak kurulan ve “insanlık ve vicdan mahkemesi” niteliği taşıyan Gazze Mahkemesi, uzun bir hazırlık sürecinden geçti. Bu hazırlık sürecinde uluslararası toplantıların düzenlendiği belirtildi. Mahkemenin temel amacı, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları altındaki hukuki, siyasi ve etik boyutları araştırmak ve işlenen iddia edilen suçları belgeleyerek dünya kamuoyuna sunmaktır. Mahkeme, ilerleyen dönemlerde de çalışmalarını sürdürmeyi planlamakta olup, Kasım 2024’te Londra’da ve Mayıs 2025’te Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da yeni oturumlar düzenlemesi öngörülmektedir.

Oturumlara dünyanın çeşitli ülkelerinden aktivistler, avukatlar, yazarlar, oyuncular, gazeteciler ve müzisyenler katıldı. Bu geniş katılımcı yelpazesi, mahkemenin uluslararası alanda geniş bir yankı uyandırma potansiyeline işaret etti. Mahkeme heyeti, İsrail’in Gazze’de işlediği iddia edilen “aç bırakma”, “ekolojik kırım” ve “ev yıkımı” gibi suçları hayatta kalan tanıkların ifadeleri ve uluslararası uzmanların sunduğu kanıtlar eşliğinde titizlikle ele aldı. Toplanan belgeler ve analizler, oturumlar boyunca detaylı bir şekilde değerlendirildi.

Geniş Kapsamlı Oturumlar Ve Tanıklıklar

Üç gün süren mahkeme oturumları farklı temalar etrafında şekillendi. İlk gün, açılış konuşmalarının ardından mahkemenin kurulları tanıtıldı ve “kök nedenler” başlığı altında kapsamlı tartışmalar yürütüldü. Ardından İsrail’in iddia edilen savaş suçlarına ilişkin uzman ve tanık görüşlerine yer verildi.

Mahkemenin ikinci günü, İsrail’in uyguladığı “aç bırakma politikaları”, “altyapı yıkımı”, “eğitim kurumlarının hedef alınması”, “medya ve sağlık sistemlerine yönelik saldırılar” gibi kritik konuları masaya yatırdı. Üçüncü gün ise “Suç Ortaklıkları”, “Uluslararası Sistem”, “Direniş ve Dayanışma” başlıkları altında derinlemesine incelemeler yapıldı. Temsili mahkemenin nihai kararının oturumların son günü açıklanması bekleniyor.

Mahkeme Heyeti Ve Uluslararası Jüri Üyeleri

Profesör Doktor Richard Falk’ın liderliğinde yürütülen bu projenin başkanlık heyetinde, eski Birleşmiş Milletler Özel Raportörleri Michael Lynk ve Hilal Elver gibi tanınmış isimlerin yanı sıra Raji Sourani, Susan Akram, Ahmet Köroğlu, Diana Buttu, Cemil Aydın ve Penny Green de yer aldı. Mahkemenin jüri kadrosunda ise yazar Kenize Mourad, akademisyen ve aktivist Chandra Muzaffar, Londra Ekonomi ve Siyasal Bilimler Okulu’ndan (LSE) Profesör Christine Chinkin, Doktor Ghada Karmi, aktivist Sami Al Arian, şair Tamim Al Barghouti, akademisyen Biljana Vankovska, yazar Michelle Burgis Kasthala ve Doktor Wesam Ahmed gibi uluslararası alanda tanınmış şahsiyetler görev aldı.

Görgü Tanıklarının Yürek Burkan İfadeleri

Mahkemenin ikinci gününde, Gazze’de kardeşini ve birçok yakınını kaybeden Gazze Destek Hattı’nın kurucularından Hani Almodhound, çevrimiçi bağlantıyla oturuma katıldı. Almodhound’un sözleri, İsrail’in bölgedeki uygulamalarının vahşetini gözler önüne serdi. Almodhound, “Hiç kimse ve organizasyon için Gazze’de kolay bir zaman geçmedi. İnsanlar bilerek aç bırakıldı. En büyük acı açlık olabilir. Gazze halen aç. Bir kase çorba bizim motivasyonumuz oldu” ifadelerini kullanarak, bölgedeki insani krizin boyutunu vurguladı. Gazeteci Mohamed Al Helou ise soykırım öncesi ve sonrasına ait görüntüleri katılımcılarla paylaşarak durumu somutlaştırdı. Gazeteci Abubaker Abed de bir gazeteci olarak yaşadıklarını aktarırken, “Gazze’de gerçekleri anlatmak ölümle eşdeğer hale geldi” sözleriyle mesleki zorluklara dikkat çekti.

İsrail askerlerinin Gazze’de gerçekleştirdikleri iddia edilen katliamların kanıtlarını, çektikleri görüntüleri utanmadan sosyal medya platformlarında paylaşmaları, olayların uluslararası alanda belgelenmesi açısından çarpıcı bir detay olarak değerlendirildi.

Direniş Ve Dayanışma Mesajları

Mahkemenin üçüncü gününde oturuma katılan bazı Sumud Filosu aktivistleri, direnişin süreceği mesajını verdi. Aktivist Sümeyye Sena Polat, sivil direnişin önemine vurgu yaparak, “İş sivil insanlara düştü. Özellikle Batı ülkelerdeki arkadaşların sivil direnişi göstermesi gerekiyor. Sivil direniş devam ettiğinde inanın sonuç almak çok daha kolay olacak” şeklinde konuştu. Polat’ın bu sözleri, Filistin halkıyla uluslararası dayanışmanın ve sivil toplum hareketlerinin gücüne olan inancı yansıttı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Enflasyon Hedefini Açıkladı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.