a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • İstanbul Bathonea Antik Kenti’nde Genç Antik Çağ’dan Şarap Ve Zeytinyağı İşliği Bulundu

İstanbul Bathonea Antik Kenti’nde Genç Antik Çağ’dan Şarap Ve Zeytinyağı İşliği Bulundu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında Küçükçekmece Gölü kıyılarında sürdürülen Bathonea Antik Liman Kenti kazılarında...

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kocaeli Üniversitesi iş birliğinde yürütülen ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında İstanbul’un Küçükçekmece Gölü kıyısında yer alan Bathonea Antik Liman Kenti’nde 2009 yılında başlayan arkeolojik kazılar kararlılıkla sürdürülmektedir. Alanında dünyanın en önemli keşifleri arasında gösterilen Bathonea, bu yılki kazı döneminde de arkeologları heyecanlandıran önemli buluntulara sahne oldu. Çalışmalarda, özellikle Genç Antik Çağ dönemine tarihlendirilen zeytinyağı ve şarap üretiminde kullanılan fermantasyon havuzuna sıvı aktarımını sağlayan aslan başı desenli dikkat çekici bir taş eser gün yüzüne çıkarıldı.

Antik Üretim Kompleksinin Sırları Açığa Çıkıyor

Bathonea Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Şengül Aydıngün, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı değerlendirmede, şarap üretimi tarihinin ve kültürel öneminin binlerce yıl öncesine dayandığını belirtti. Prof. Dr. Aydıngün, şarabın yaklaşık 8.000 yıl önce üretilmeye başlandığını ve sonrasında Anadolu, Mezopotamya üzerinden tüm Akdeniz coğrafyasına, özellikle Ege ve Mısır’a yayılarak önemli bir üretim bilgisi ve kültürünün parçası haline geldiğini ifade etti. Antik dönemlerde şarabın tanrıların, kralların ve seçkin zümrelerin içkisi olarak kabul edildiğini, zamanla halkın da erişebildiği yaygın bir içeceğe dönüştüğünü vurguladı. Prof. Dr. Aydıngün, şarabın binlerce yıldır insan hayatında hem kültürel hem de sosyal bir rol oynadığını, Antik Yunan ve Roma uygarlıklarında da dini ritüellerin vazgeçilmez bir unsuru olmasının yanı sıra, çeşitli hastalıkların tedavisinde tıbbi bir malzeme olarak da kullanıldığını kaydetti.

Avcılar ilçesi sınırları içindeki Küçükçekmece Gölü kıyısında devam eden Bathonea kazılarında, özellikle son 2 yıldır “ilginç buluntularla” karşılaştıklarını belirten Prof. Dr. Aydıngün, “Büyük bir zeytinyağı ve şarap işliği kompleksi ile karşılaştık. Geçen yıl bu işliğin bir bölümünü ortaya çıkarmıştık. Tabi bunları söyleyebilmemiz için bazı kriterler gerekiyor” sözleriyle, keşfin önemine işaret etti.

Sanatsal İşçilik Ve Büyüyen İmalathane

Üretim atölyesi olarak nitelendirilebilmesi için belirli arkeolojik kriterlerin karşılanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aydıngün, bu kriterleri detaylandırdı. Buna göre, zeytin veya üzümün preslenmesi için özel malzemelerin, düzgün bir platformun ve sıkılan sıvıların toplanacağı tankların veya havuzların bulunması gerekmektedir. Geçen yıl keşfedilen havuzlu mekanın ardından, bu yıl onun hemen yanında daha küçük ve sanatsal bir işçilikle süslenmiş bir akıtacak bulunduğunu dile getiren Aydıngün, “Bu yıl hemen onun yanında daha küçük çok daha şık bir aslan başı ile süslenmiş bir akıtacak, yine düz bir platform ve aslanın ağzından akan sıvıların bir havuza aslında bir fermante havuzuna boşaldığı bir mekanla karşılaştık. Bu bizi çok heyecanlandırdı” şeklinde konuştu.

Bu yeni bulguyla birlikte, Bathonea’da hem estetik değeri yüksek bir sanatsal işçiliğin varlığı hem de giderek büyüyen bir üretim imalathanesinin izlerinin ortaya çıktığı gözlemlendi. Presleme platformları, toplama havuzları ve depolama birimleriyle birlikte, havuzlarda biriken sıvıların nasıl dağıtıldığına dair ipuçları da elde edildi. Kazı alanında, bu dağıtımın gerçekleştirildiği iki kulplu, Antik dönemlere özgü pek çok amphora (Yunan çömleği) tespit edildi. Ekip tarafından restorasyonları yapılan bu amphoraların bazılarının üzerinde üretim yerleri ve yıllık bilgilerinin yazılı olduğu belirlendi. Ayrıca, üretim ve tüketimin yanı sıra, kazı alanında bulunan cam kadehler ve havuzun içine atılmış hayvan kemikleri, bölgede dini ritüellerin de gerçekleştirildiğine işaret etmektedir. Prof. Dr. Aydıngün, Bathonea’nın bu yılki en büyük sürprizlerinden birinin, zeytinyağı veya şaraphane kompleksinin beklenenden çok daha büyük bir alana yayılmış olduğunun anlaşılması olduğunu sözlerine ekledi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Antalya’daki İşkence Davasında Sanıklar İçin 20 Yıla Kadar Hapis Cezası İsteniyor

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.