Hasan Tahsin Özel Eğitim Meslek Okulu, özel gereksinimli öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sunan önemli bir eğitim kurumu olarak öne çıkmaktadır. Yaklaşık 80 öğrencinin eğitim gördüğü okulda, seramik atölyesinden gıda üretimine kadar çeşitli alanlarda uygulamalı dersler sunulmaktadır. Bu atölyeler arasında özellikle tarım atölyesi, sunduğu eşsiz pedagojik yaklaşımla dikkat çekmektedir.
Okulun bahçesinden tarım atölyesine doğru ilerlendiğinde, öğrencilerin el emeğiyle oluşturduğu huzurlu bir ortam karşılamaktadır. Ziyaretçileri ilk olarak okulun sevimli dostu, “Kepçe” adındaki köpek selamlamaktadır. Sera içerisinde ise özenle düzenlenmiş raflar boyunca uzanan yüzlerce kaktüs ve etli yapraklı sukulentler göze çarpmaktadır. Köşede, akvaryumdaki renkli koi balıkları ve öğrencilerin kendi elleriyle boyadığı minik seramik saksılar, atölyenin genel atmosferini tamamlamaktadır. Tüm bu unsurlar, sadece birer bitki veya dekoratif obje olmaktan öte, öğrencilerin iyileşme ve gelişim süreçlerine katkıda bulunan nesneler olarak kabul edilmektedir.
Tarım atölyesini kuran ve 15 yıldır bu alanda emek veren tarım öğretmeni Adem Erhan, projenin ardındaki felsefeyi detaylarıyla anlatmıştır. Erhan, ilk başlarda sebze yetiştiriciliği denemeleri yaptıklarını ancak bu yöntemin özel gereksinimli öğrencilerin hata payını tolere etme konusunda yetersiz kaldığını belirtmiştir. Uzun süren deneme yanılmalar sonucunda, öğrencilerin yapabileceği hatalara karşı en toleranslı bitki grubunun kaktüsler ve sukulentler olduğunu keşfettiğini ifade etmiştir. Erhan, özel gereksinimli bireyler için en büyük bariyerin hata yapma korkusu olduğuna dikkat çekmiştir.
Kaktüsler ve sukulentler, doğaları gereği son derece dirençli bitkilerdir ve bu özellikleri, atölyede önemli bir öğrenme aracı haline gelmiştir. Öğretmen Erhan, bu bitkilerin sunduğu avantajları şöyle açıklamıştır: “Bu bitkiler kırılınca parçalarını toprakla buluşturduğumda çoğalıyor ve yeni bitkilerimiz oluyor, susuz kalınca direniyor, kopan yaprak kendinden yeni bir bitki üretebiliyor.” Bu durum, öğrencilerin başarısızlık algısını tamamen değiştirmelerine yardımcı olmaktadır. Bir bitki düştüğünde veya bir kısmı koptuğunda, öğretmen “Hiçbir şey olmadı, hatta dört tane dikebileceğimiz bitki çeliğimiz oldu” diyerek olumsuz durumu pozitif bir sonuçla ilişkilendirmektedir. Bu yaklaşım, öğrencilerin özgüvenlerini artırmakta ve denemekten çekinmemelerini sağlamaktadır.
Hasan Tahsin Özel Eğitim Meslek Okulu’ndaki bu başarılı model, sadece kendi öğrencileriyle sınırlı kalmamıştır. Türkiye genelinde yaklaşık 150 özel eğitim meslek okulu bulunduğu ve bu okulların 30’dan fazlasında aktif tarım atölyelerinin yer aldığı belirtilmektedir. Adem Erhan ve öğrencileri, kendi seralarında çoğalttıkları kaktüs ve sukulentleri, yeni açılan bu atölyelere göndererek bilgi ve tecrübelerini paylaşmışlardır. Bu sayede, “iyileşme” nesnesi olarak görülen bu bitkiler, diğer özel eğitim okullarına da umut taşımaktadır. Bu iş birliği, özel gereksinimli öğrencilerin mesleki eğitime entegrasyonu ve sosyal becerilerinin geliştirilmesi açısından örnek teşkil etmektedir.
Esenyurt’ta Hijyen Dışı Üretilen Tonlarca Şekerleme İmha Edildi