a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Kartalkaya Yangını Davası Kararı Otel Sahiplerine “Altın Zaman” İhmaliyle Müebbet Hapisler Getirdi

Kartalkaya Yangını Davası Kararı Otel Sahiplerine “Altın Zaman” İhmaliyle Müebbet Hapisler Getirdi

78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınıyla ilgili davada sanıkların misafirlerin kurtarılması için ‘altın zamanı kullanmadıkları’ vurgulandı.


BOLU – 21 Ocak tarihinde Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen feci yangın faciasına ilişkin yargı süreci, Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde neticelendi. Yaşanan elim olayda, 36’sı çocuk olmak üzere toplam 78 kişi hayatını kaybetmişti. Davada yargılanan 32 sanık hakkında yürütülen soruşturma ve duruşmaların ardından, mahkeme Ekim ayında kararını açıkladı.


Yüksek Cezalar Ve Gerekçeli Kararın Detayları


Bolu Ağır Ceza Mahkemesi, davanın önemli sanıklarından otel sahibi ve ailesinin de aralarında bulunduğu 11 kişiye, büyük bir hukuksal sorumluluk yükledi. Bu sanıklar, yangında hayatını kaybeden 34 çocuğa karşı işlenen “olası kastla öldürme” suçundan her biri için 34’er kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca, aynı 11 sanık, yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin için de her biri 44’er kez 24 yıl 11 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Davadaki diğer sanıklar ise farklı sürelerde hapis cezaları aldı.


Mahkemenin kamuoyuna duyurduğu 406 sayfalık gerekçeli karar, yangının dehşet verici boyutlarını ve sorumluların ihmallerini tüm detaylarıyla ortaya koydu. Kararda, bu yangının can kaybı sayısı itibarıyla dünya genelinde kayıtlara geçmiş en büyük 6. otel yangını olduğu vurgulandı. Mahkeme heyeti, sanıkların oteldeki eksikliklerden haberdar olduklarını, ancak “masraf olmasın” düşüncesiyle bu eksiklikleri görmezden geldiklerini ve misafir kabul etmeye devam ettiklerini kesin bir dille belirtti.


“Altın Zaman” İhmali Ve “Olursa Olsun” Kastı


Gerekçeli kararın en dikkat çekici bölümlerinden biri, yangın anında büyük önem taşıyan “altın zaman” kavramına yapılan vurgu oldu. Mahkeme, bu kritik sürenin, otelde konaklayan misafirleri kurtarmak veya tahliye etmek için etkin bir şekilde kullanılmadığını açıkça ifade etti. Kararda, sanıkların tutumunun, “olursa olsun kastıyla hareket ettikleri” şeklinde tanımlanması, yaşanan trajediye karşı gösterilen duyarsızlığı ve ihmalkarlığı gözler önüne serdi.


Ayrıca, kararda sanıkların yangın esnasındaki davranışları da detaylıca incelendi. Buna göre, otelde konaklayan kişilere yangını haber vermeyip, can güvenliğini sağlamak yerine otelden ayrıldıkları tespit edildi. Bu durum, sanıkların üzerlerine düşen kurtarma ve bilgilendirme görevini ihmal etmekle kalmayıp, adeta yangının sonuçlarına karşı bir kayıtsızlık sergilediklerini gösterdi.


Kamu Görevlilerinin Rolü Ve Sorumlulukları


Yargılama süreci, yalnızca otel sahiplerini ve çalışanlarını değil, aynı zamanda kamu görevlilerini de kapsadı. Sanıklar arasında yer alan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye personeli İrfan Acar hakkında da önemli tespitler yapıldı. Gerekçeli kararda, bu isimlerin “yüksek risk ve tehlike barındıran otelin faaliyette kalmasını sağladıkları” belirtilerek, görevlerini yerine getirmedeki ihmalleri ve denetim eksiklikleri nedeniyle sorumlulukları vurgulandı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Koda Dokuz Yılda Köylerdeki Yüz Binin Üzerinde Çocuğa Kapsamlı Destek Sağladı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.