Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, özellikle “Terörsüz Türkiye” sürecine vurgu yaparak, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun bu kritik süreçteki rolünü ve vereceği kararların önemini dile getirdi. Terörle mücadelenin ülkenin en büyük belası olduğunu belirten Erdoğan, bu sorunu kalıcı olarak çözme kararlılıklarını yineledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık yarım asırdır süren terör prangasından, ülkenin kanını, canını, kaynaklarını ve enerjisini tüketen bu büyük beladan kalıcı bir şekilde kurtulma hedeflerini açıkladı. Erdoğan, atılan her adımın büyük bir titizlikle planlandığını ve 86 milyon vatandaşın sorumluluğunu omuzlarında taşıdıklarını ifade etti. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhur İttifakı’nın bu süreçte samimi bir gayret içinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu, umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik” ifadelerini kullandı. Özellikle Gazi Meclis çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun sürece hem toplumsal bir boyut kazandırdığını hem de farklı bir ivme kattığını belirtti.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına geniş bir katılım sağlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasından insan hakları kuruluşlarına, akademi mensuplarından sendikalara, emekli askerlerden şehit ve gazi derneklerine kadar milletin her kesimini temsil eden birçok katılımcının görüş ve önerilerinin dikkatle dinlendiğini kaydetti. Meclis Başkanı’nın, maruz kaldığı olumsuzluklara rağmen komisyonun çalışmalarına başarıyla başkanlık ettiğini dile getirdi. Dem Parti heyeti ve grubunun da sağduyulu bir tavır sergilediğini belirten Erdoğan, Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin süreç boyunca yaptığı “cesur, ufuk açıcı, yol gösterici açıklamalarıyla eşsiz katkılar” sağladığını vurguladı. Hükümet ve parti olarak sürece son derece hassas bir çizgide rehberlik ettiklerini ve hukukun gerektirdiği her şeyi yerine getirmekten kaçınmadıklarını sözlerine ekledi.
Komisyonun 17. toplantısını gerçekleştirdiğini belirten Erdoğan, Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı’nın, komisyon üyelerine ve milletvekillerine sürecin son aşaması hakkında detaylı bilgi verdiğini aktardı. Sürecin selameti açısından yapılması faydalı görülen hususların komisyon üyeleriyle açıkça paylaşıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı, “Tüm ikbalini sürecin akim kalmasına bağlayanlara inat, komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum” diyerek uzlaşma ve ortak çalışma ruhuna vurgu yaptı. Toplantının ardından, müteakip toplantının Cuma günü yapılmasına karar verildiği bilgisini paylaşan Erdoğan, komisyonun bundan sonraki süreci de yapıcı, sağduyulu ve uzlaşmacı bir anlayışla sürdüreceğine inandığını belirtti.
Erdoğan, konuşmasında muhalefete yönelik eleştirilerini de dile getirdi. “Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler” diyen Erdoğan, daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananların, bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak nitelemelerini eleştirdi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın ısrarla Adalet ve Kalkınma Partisi’ni bu davaya taraf yapmak istemesini anlayamadıklarını belirten Erdoğan, “Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı ve şebekenin başıyla aralarındaki vekâlet ilişkisinin zaten bilindiğini ileri sürdü. Erdoğan, partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ve yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafı olmadıklarını vurgulayarak, “Biz bu davada sadece adaletin samimi duacısıyız” dedi. Davanın 1 numaralı sanığının Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanları olduğunu, ihbarcılarının ve itirafçılarının da kendi partilileri olduğunu iddia etti.
Adıyaman’da 350.000’inci afet konutunun anahtarlarını hak sahibi vatandaşlara teslim ettiklerini açıklayan Erdoğan, böylece konutların %78’inin tamamlanmış olduğunu belirtti. Depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturmak amacıyla 3.481 şantiyede, 200.000 mimar, mühendis ve işçinin 7 gün 24 saat esasıyla aralıksız çalıştığını ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve yol arkadaşlarının siyaset namına sadece yalan ve polemik ürettiğini dile getiren Erdoğan, kendi partilerinin 2 saatte 23, günde ise 550 yeni konut ürettiğini söyledi. Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup toplantısında bir video izlettiğini anımsatan Erdoğan, “Bizi taklit etmişler” yorumunu yaparak, ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyalarının kaldığını ima etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta dualarla ve gözyaşlarıyla sonsuzluğa uğurlanan 20 kahraman askere ve yangın söndürme uçağı pilotuna bir kez daha rahmet diledi, ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı dileklerini iletti. Uçağın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemelerin titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapıldığını belirten Erdoğan, uzman ekiplerin değerlendirmeleri neticesinde ulaşılacak bilgilerin Milli Savunma Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti. Ayrıca, 08 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi için başsağlığı diledi. İstanbul’da 2’si çocuk 4 gurbetçinin vefatıyla ilgili soruşturmanın da büyük bir hassasiyetle yürütüldüğünü belirten Erdoğan, 2 hafta içinde 11 canın kaybedildiği her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kastı olan kim varsa tespit edileceğini ve “kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağını” vurguladı.
Erdoğan, yıllardır süregelen bir anlatıya da tepki gösterdi. “Bize on yıllar boyunca aynı masalı anlattılar. Neymiş efendim? Araplar bizi sırtımızdan vurmuş. Hadi oradan…” sözleriyle bu iddiaları reddeden Erdoğan, yıllar boyunca Perslere, Araplara, Müslümanlara, tarihi ve gönül coğrafyamıza sırtlarını dönenleri eleştirdi. Hatta sermayeyi bile renklere ayırdıklarını iddia eden Erdoğan, bu yalanın Türkiye’ye en büyük kötülüğü yaptığını ve en büyük zararı verdiğini belirtti. Muhalefetin devasa yolsuzlukların, pisliklerin ve bataklıkların üzerini örtmeye çalıştığı bir dönemde, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bir ayağının Ankara’da diğerinin ise dünyanın dört bir yanında barış, huzur ve adalet mücadelesi verdiğini ifade etti.
Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine kurulan ekonomi programlarının olumlu neticelerini aldıklarını açıklayan Erdoğan, turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kırılacağının anlaşıldığını belirtti. Temmuz ayında ihracatta 24 Milyar 911 Milyon Dolar ile Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Türk ekonomisinin öncüleri olan ihracatçıları her alanda desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Önümüzdeki dönemde sanayiciler, KOBİ’ler başta olmak üzere reel sektörle istişareleri yoğunlaştıracaklarını, iş dünyasının, esnafın, tüccarın ve üreticinin sesine daha fazla kulak vereceklerini ve ekonominin kalbi olan bu kesimlerle daha sık bir araya geleceklerini ifade etti.
Grup toplantısı sonunda Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi’nden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçen Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a parti rozetlerini taktı. Tören sırasında bir çocuğun “Tayyip Dede” diye seslenmesi üzerine Erdoğan’ın gülümseyerek “Efendim” karşılığını vermesi salonda samimi anlara neden oldu.
Emine Erdoğan Himayesinde Ankara’Nın Tarihi Sof Kumaşı Çağdaş Tasarımlarla Hayat Buldu