Mardin’de üniversite sınavına hazırlanan genç bir kızın cinsel tacize uğramasına ilişkin dava sonuçlandı. Minibüs şoförü H.P., seyir halindeki aracında genç kıza yönelik gerçekleştirdiği sözlü taciz eylemleri nedeniyle Mardin 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 135 gün karşılığı adli para cezasına mahkum edildi. Olay, mağdurun ailesi ve avukatı tarafından Türk adaletine olan güvenin tazelendiği şeklinde yorumlandı.
Olay, 10 Şubat tarihinde yaşandı. Üniversiteye hazırlanan E.R.Y., dershaneden çıktıktan sonra evine gitmek üzere bir minibüse bindi. Minibüste diğer yolcular indikten sonra şoför H.P., genç kızı yanına çağırarak arka koltuğa oturmasını istedi. Ardından E.R.Y. ile konuşmaya başlayan H.P., genç kızın rahatsızlığını ve tepkisini önemsemeyerek sözlü tacizini sürdürdü. H.P., E.R.Y.’ye kendisini çok beğendiğini ve arkadaş olmak istediğini defalarca dile getirdi. Şoför, duraklarda durmayarak genç kıza yönelik sözlü tacizini devam ettirdi. E.R.Y. inmek istediğini belirtince minibüsü durduran şoför, kapıyı açarak genç kızı indirdi. E.R.Y. yaşadığı olayı hemen ailesine anlattı ve aile fertleriyle birlikte polis merkezine giderek şikayette bulundu.
Şikayetin ardından başlatılan kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Dairesi Başkanlığı’ndan temin edilen minibüsün güvenlik kamerası kayıtları titizlikle incelendi. Görüntülerde, H.P.’nin E.R.Y.’yi “Çok uzakta oturuyorsun” diyerek yanına çağırdığı net bir şekilde görüldü. Kayıtlarda H.P.’nin E.R.Y.’ye yönelik şu ifadeleri sarf ettiği duyuldu: “Çok tatlı kızsın arkadaş olabilir miyiz”, “Ben bekarım. Arkadaş olabilir miyiz? Böyle söylenmez, haklısın ama sen hoş bir kızsın beğendim seni, hoşuma gittin. Ara sıra telefonla konuşmak isterim.” Bu ses kayıtları, savcılık soruşturmasının en önemli delillerinden birini oluşturdu.
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanık H.P.’nin eylemlerinin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 105/1-1 maddesinde tanımlanan “cinsel taciz” suçunu oluşturduğu belirtildi. İddianamede şu ifadelere yer verildi: “Şüphelinin eylemine uyan TCK’nın 105/1-1’inci maddesinde tanımlanan cinsel taciz suçunu işlediği ve şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli delil ve şüphelinin hasıl olduğu anlaşılmakla; şüphelinin eylemine uyan yukarıdaki sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasını, kasten işlediği suç nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 53 maddesi uyarınca belli haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur.” Hazırlanan bu iddianame, Mardin 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve kamu davası açıldı.
Davanın ilk duruşması mahkeme huzurunda gerçekleşti. Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan sanık H.P., önceki ifadelerini yineledi ve üzerine atılı suçlamaları reddettiğini belirtti. Bunun üzerine mahkeme heyeti başkanı, deşifre edilmiş ses kayıtlarını sanığa okudu. Sanık H.P., bu duruma ilişkin olarak, “Bana okumuş olduğunuz ses kaydına bir diyeceğim yoktur ancak ben kıza bir şey demedim. Art niyetli bir şey söylemedim. Söylediklerimde bir şey yoktur. Normal konuşmalardır. Ben öylesine konuştum. Beni işimden ettiler, rezil oldum. Ses kaydını her yerde paylaştılar” şeklinde ifade verdi.
Sanık savunmasının ardından Cumhuriyet Savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanığın sabit olan eylemi nedeniyle mahkumiyetine karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, kısa bir aranın ardından sanığın “cinsel taciz” suçundan 180 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına yer olmadığına karar verdi. Ancak, katılan vekilinin basit yargılama usulüne göre verilen karara itiraz etmesi üzerine, cezada 1/4 oranında indirim uygulandı. Bu indirim sonucunda sanık H.P., 135 gün karşılığı adli para cezasına çarptırıldı.
Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan E.R.Y.’nin babası Ahmet Y. (52), mahkemenin verdiği karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Adaletin yerini bulduğunu belirten baba Y., “Yüreğimize birazcık bile olsa su serpti. Kızım üniversite sınavına hazırlanıyordu. Bir yıl kaybetmiş olmasına rağmen şükürler olsun şu an okuluna devam ediyor. Sınava hazırlanıyor. Verilen karardan memnunuz” dedi. Ailenin avukatı Gurbet Bilbay ise, sanığın “alınabilecek en üst limitten ceza aldı”ğını ifade etti. Avukat Bilbay, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Müvekkilim dershaneden eve dönerken bindiği minibüste dolmuş şoförü tarafından tacize uğramıştı. Bir senesi de kaybı oldu. Duruşmada, sanık görüntülere rağmen inkar etti. Olaydan 3 gün sonra bile kızı takip ettiğini itiraf edince, savcımız da tepki gösterdi. Burada Türk adaletine güvenimizi bir kez daha gördük, adalet işledi. En üst limitten ceza aldı, hakime hanım da indirimini kullanmadı. Şu an alınabilecek en üstten ceza aldı.”
Adalet Bakanı Tunç’Tan CHP’Ye TBMM Açılışına Katılmama Tepkisi Sert Çıktı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.