Türkiye’de perakende sektöründe faaliyet gösteren zincir marketlerin Pazar günleri kapalı olması yönündeki tartışmalar, sektörün önde gelen iki federasyonu arasında önemli bir görüş ayrılığına neden oldu. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), Avrupa ülkelerindeki uygulamaları örnek göstererek Pazar günü kapanma kararının hem aile birliğini güçlendireceğini hem de nitelikli istihdamı destekleyeceğini savunurken, Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) bu öneriye şiddetle karşı çıktı ve ciddi ekonomik olumsuzluklara yol açacağını belirtti.
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) ile ortaklaşa düzenledikleri “Aileyle Pazar: Birlikte Tatil, Güçlü Toplum” başlıklı çalıştayda sektör temsilcilerinin, Avrupa’daki pek çok ülkede de benimsenen Pazar günü market zincirlerinin kapalı olması yönünde ortak bir mutabakata vardıklarını kamuoyuna duyurdu. Düzgün, bu kararın temelinde sosyal faydalar olduğunu belirterek, güçlü aile yapısını korumanın, çalışanları elde tutmanın ve meslekleri yeniden cazip hale getirerek sürdürülebilir, nitelikli istihdamı sağlamanın hayati önem taşıdığını vurguladı. Federasyon Başkanı, bu düzenlemenin önünde herhangi bir engel bulunmadığını ve Ticaret Bakanlığı’nın nihai adımı atmasını beklediklerini ifade ederek, bu kararın sadece sektörün değil, tüm toplumun ortak bir beklentisi olduğunu sözlerine ekledi.
TPF’nin Pazar günü marketlerin kapanması yönündeki ‘mutabakat’ açıklamasına, perakende sektörünün bir diğer önemli temsilcisi olan Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) ise sert bir dille itiraz etti. TAMPF, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, zincir marketlerin Pazar günü kapatılmasına yönelik herhangi bir kararları ya da kendi bünyelerinde bir görüş birliğinin bulunmadığını net bir şekilde bildirdi.
TAMPF’tan yapılan açıklamada, önerilen uygulamanın olası olumsuz etkileri detaylandırıldı. Federasyon, haftanın bir günü zorunlu kapanmanın, tüketici tercihlerini ciddi şekilde olumsuz etkileyeceğini ve hafta sonu alışveriş alışkanlıklarını kökten değiştirebileceğini belirtti. Ayrıca, bu durumun fiyat istikrarı üzerinde olumsuz baskı oluşturacağı ve kayıtlı ekonomi açısından ciddi riskler doğuracağı ifade edildi. Fiyat istikrarı üzerindeki baskının, işletmelerin sabit maliyetlerini daha kısa sürede telafi etme çabasıyla ortaya çıkabileceği, bu durumun da son tüketicinin alım gücünü etkileyeceği öngörüldü. Kayıtlı ekonomideki risklerin ise, tüketimin yasal perakende kanalları dışına kaymasına ve gölge ekonominin büyümesine zemin hazırlayabileceği belirtildi.
Açıklamada, söz konusu uygulamanın tedarik zincirinde önemli kırılmalara yol açabileceği, özellikle gıda sektöründe sürekliliğin aksamasına, zayiatların artmasına ve verimlilik kayıplarının derinleşmesine neden olacağı aktarıldı. Taze gıda ürünlerinin raf ömrü ve lojistik süreçlerinin hassasiyeti göz önüne alındığında, bir günlük zorunlu kapanmanın ürün kayıplarını artırabileceği ve depolama ile dağıtım maliyetlerini yükseltebileceği vurgulandı. TAMPF, bu durumun üretimden lojistiğe kadar uzanan tüm değer zincirini olumsuz etkileyeceğini kaydetti.
Federasyon ayrıca, haftalık zorunlu kapanma uygulamasının istihdamda ciddi kayıplara yol açacağı ve genel ekonomik faaliyetleri daraltacağı konusunda uyarıda bulundu. Özellikle yarı zamanlı çalışanlar ve öğrenci istihdamı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği, işletmelerin personel ihtiyaçlarını azaltmak durumunda kalabileceği belirtildi. TAMPF, bu çerçevede Pazar günü kapatma önerisinin sektörün tamamını temsil eden ortak bir görüş olmadığını ve kendi görüşlerinin tam aksi yönde olduğunu bir kez daha güçlü bir şekilde ifade etti.
Küresel Merkez Bankaları Belirsiz Bir Yılı Geride Bırakırken Farklı Para Politikaları İzledi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.