a

Marmara Denizi’ndeki 5.0 Deprem Uzmanları İkiye Böldü

Dün Marmara Denizi’nde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem, Tekirdağ ve İstanbul başta olmak üzere çok sayıda ilde hissedildi. Merkez üssü...

Marmara Denizi dün öğleden sonra Richter ölçeğine göre 5.0 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamaya göre, merkez üssü Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinin 18.24 kilometre açığı olarak belirlenen sarsıntı, yerin 6.71 kilometre derinliğinde meydana geldi. Saat 14.55’te kaydedilen bu deprem, Tekirdağ başta olmak üzere Trakya’nın genelinde, İstanbul’un her iki yakasında, Kocaeli, Bursa, Yalova, Balıkesir, Çanakkale, İzmir ve Eskişehir gibi geniş bir coğrafyada hissedildi. Sarsıntı, bölge genelinde büyük bir korku ve paniğe neden olurken, birçok vatandaş kendini sokağa attı.

Depremin Etki Alanı Ve Halktaki Yansımaları

Depremin merkez üssüne en yakın yerleşim yeri olan Marmaraereğlisi ilçesi, sarsıntıyı en şiddetli hisseden bölgelerden biriydi. İlçede yaşayanlar, deprem anında yaşadıkları korkuyla birlikte evlerinden ve iş yerlerinden hızla tahliye oldular. Özellikle okullarda yaşanan panik dikkat çekiciydi. Öğrenciler, güvenlik önlemleri kapsamında okul binalarından dışarı çıkarıldı ve hızla okullara gelen endişeli ailelerine teslim edildi. İstanbul’da da durum farklı değildi; megakentin Avrupa ve Anadolu yakalarında yaşayanlar sarsıntıyı kuvvetli bir biçimde hissetti. Vatandaşlar, can güvenliklerini sağlamak amacıyla binaları terk ederken, okullarda da benzer bir tahliye süreci yaşandı. Veliler, çocuklarını alabilmek için okulların yolunu tuttu.

Yetkililerden İlk Açıklamalar Ve Hasar Durumu

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, depremin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, AFAD ve ilgili kurumların tüm ekiplerinin sahada tarama çalışmalarına başladığını bildirdi. Bakan Yerlikaya, depremden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti ve ülkenin afetlerden korunması temennisinde bulundu. İstanbul Valiliği de deprem sonrası durum hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Vali Davut Gül, ilk belirlemelere göre dört bina hakkında hasar ihbarı alındığını ve deprem sırasında panik nedeniyle 17 kişinin yaralandığını açıkladı. Ancak Vali Gül, herhangi bir yıkım olayına rastlanmadığını özellikle belirtti. AFAD da yaptığı ek açıklamada, Marmara Denizi’ndeki 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durumun bulunmadığını ve saha tarama faaliyetlerinin titizlikle sürdüğünü kamuoyuna duyurdu.

Bilim Dünyasından Çelişkili Değerlendirmeler

Meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem, bilim dünyasında farklı yorumlara neden oldu. Uzmanlar, sarsıntının “büyük İstanbul depremi” ile olan olası ilişkisi konusunda farklı görüşler ortaya koydu.

Prof. Dr. Süleyman Pampal, depremin 23 Nisan’da Silivri’de meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin doğu tarafında gerçekleştiğini belirtti. Bölgenin 1912, 1935 ve 1970’lerde de şiddetli depremler yaşadığını hatırlatan Pampal, 23 Nisan’daki sarsıntının önemli bir enerji boşalmasına yol açtığını ifade ederek, bu son depremin kendisinde çok fazla kaygı uyandırmadığını aktardı. Pampal, bu son sarsıntının nisan ayındaki depremin artçısı olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise depremin Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde, fayın uç kısımlarına denk geldiğini dile getirdi. Fay uçlarında meydana gelen depremlerin bilimsel açıdan dikkatle takip edildiğini ancak bu sarsıntının ardından büyük bir deprem beklemediğini vurguladı. Ersoy da bu depremi, 23 Nisan’daki sarsıntının bir uzantısı ve artçısı olarak yorumladı.

Diğer yandan, Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede farklı bir bakış açısı sundu. Görür, bölgedeki fayın aktif olduğunu ve Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolunda yer aldığını ifade etti. Görür, bölgede her an büyük bir deprem meydana gelebileceği uyarısında bulunarak, “Arkadaşlar, bu fay aktif ve KAF’ın kuzey kolu. Her an büyük bir deprem olabilir. 14 milyon senedir oluyor, daha da olacak. Beklenen Marmara depremi açısından diyorsanız maalesef olacak. Er veya geç hazır olun ve İstanbul’u depreme hazırlayın” sözleriyle İstanbulluları ve yetkilileri hazırlıklı olmaya çağırdı.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise 23 Nisan’da Silivri ile Büyükçekmece arasındaki fayın kırıldığını anımsattı. Son depremin, o fayın batıya doğru uzanan kesiminde, Silivri çukurunda kalan bir segment üzerinde meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, 6.2 büyüklüğünde bir deprem beklentisi olduğunu ancak bu sarsıntının “büyük İstanbul depremi” ile doğrudan bir ilişkisi olmadığını savundu.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Ayşe Barım’ın Tahliyesine Savcılık İtirazı Üst Mahkemeye Taşındı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.