Mersin’in Altaylılar Mahallesi’nde 01 Ekim günü meydana gelen ve belediye personeli Pelin Kıyga’nın hayatını kaybettiği asansör kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Hazırlanan bilirkişi raporu, asansörün “hafif kusurlu” etiketiyle çalışmaya devam ettiğini, ihmaller zincirinin kazayı kaçınılmaz hale getirdiğini ve alınabilecek tedbirlerle bu trajik olayın önlenebileceğini ortaya koydu.
Olay, 01 Ekim sabahı Altaylılar Mahallesi’nde bulunan bir apartmanda yaşandı. İşe gitmek üzere evinden ayrılan Pelin Kıyga, saat 07.20 sıralarında 7’nci kattan bindiği asansörün 2’nci katta arızalanmasıyla kabin içerisinde mahsur kaldı. Eşi Gökhan Kıyga (34), eşinin telefonla araması üzerine yardım etmek amacıyla merdivenle 2’nci kata indi. Ancak bu sırada Pelin Kıyga’nın içinde bulunduğu asansör kabini, büyük bir gürültüyle zemine çakıldı. Olay yerine hızla sevk edilen sağlık ve itfaiye ekipleri, yaralı haldeki Pelin Kıyga’yı sıkıştığı yerden çıkararak hastaneye kaldırdı. Yaşanan bu dehşet verici anlar ve Gökhan Kıyga’nın eşini kurtarmak için gösterdiği çaba, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Ağır yaralı olarak tedavi altına alınan Kıyga, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Bir çocuk annesi Pelin Kıyga, yapılan otopsinin ardından Tarsus Güney Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Facia sonrası başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında, eski asansör firması yöneticisi Sadık Sökmen, yeni asansör firması yöneticisi Mahmut Köse, firmanın çalışanı Murat Abalı ve site yöneticisi Fatih Murat Ceylan gözaltına alındı. Ayrıca, olayla ilgili 17 kişinin de ifadesine başvuruldu. Soruşturma ilerledikçe, apartman sakinlerinin kazadan kısa süre önce WhatsApp grubu üzerinden asansördeki bir aydan uzun süredir devam eden arızaları sıkça dile getirdiği ve bu sorunlar nedeniyle yönetimin yeni bir firmayla bakım sözleşmesi imzaladığı bilgileri ortaya çıktı. Emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, “Taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kazanın ardından, aralarında elektrik elektronik mühendisliği, makine mühendisliği alanında A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve akademisyen ile inşaat mühendisinin de bulunduğu bağımsız bir bilirkişi heyeti, olay yerinde detaylı incelemeler gerçekleştirdi. Heyet tarafından hazırlanan 10 sayfalık kapsamlı rapor, soruşturma dosyasına eklendi. Raporda, olaya ilişkin tespitler, inceleme tutanakları, kazanın yaşandığı asansöre ait kabin fotoğrafları, Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği hükümleri ve bina sorumlusunun yükümlülüklerine ilişkin bilgilere ayrıntılı olarak yer verildi.
Asansörün bakım ve onarımlarının “G. Asansör” firması tarafından yapıldığını gösteren etiketlerin bulunduğu belirtilen raporda, 27 Mart tarihindeki periyodik bakım sonrası Makine Mühendisleri Odası tarafından yapılan kontrole dikkat çekildi. Kontrol sonucunda asansörün kullanımında sakınca olmadığı, ancak tespit edilen uygunsuzlukların bir sonraki periyodik kontrol tarihi olan 27 Mart 2026’ya kadar, yani 12 ay içinde giderilmesi gerektiği belirtilen “Mavi etiket” (Can ve mal güvenliğiniz için hafif kusurlu seviyede risk oluşturduğunu belirten etiket) yapıştırıldığının tespit edildiği vurgulandı. Bu durum, asansörün hafif kusurlarla dahi olsa çalışmaya devam ettiğini gösterdi.
Raporda, kazanın yaşandığı asansör sisteminde yapılan incelemede, kabin ve denge ağırlığını taşıyan halatların sağlam olduğu ifade edildi. Ancak, asansörün denge ağırlığını taşıyan metal çerçevenin aldığı fiziksel darbeyle parçalanıp ikiye bölündüğü ve hasar gördüğü belirtildi. Metal çerçevenin bir bölümünün kuyu tabanına, diğer yarısının ise beton ağırlıklarla birlikte asansör kabininin üzerine düştüğü gözlemlendi. Bu kritik tespit, kazanın mekanik bir arızanın ötesinde, sistemdeki yapısal bir yetersizlikten kaynaklandığını ortaya koydu.
Kaza günü Pelin Kıyga’nın saat 07.20’de asansöre bindiği bilgisine ek olarak, asansörün arıza kodları kayıtları da rapora dahil edildi. Kayıtlara göre, asansörün saat 07.14’te “Er59” hata koduyla “Kabin ters yöne hareket ediyor” uyarısı verdiği tespit edildi. Asansör kabininin saat 07.28’de eksi 1’inci kata düştüğü ifade edilen raporda, kaza sonrası asansörün 11 dakika içinde aralıklarla kontrol birimine 5 ayrı hata kodu daha gönderdiği belirtildi. Bu kayıtlar, asansörün Pelin Kıyga binmeden önce de arızalı olduğuna işaret etti.
Kazanın meydana geliş şekline ilişkin bilimsel değerlendirmelere yer verilen raporda şu ifadeler kullanıldı: “Pelin’in olay günü saat 07.20 sıralarında arıza nedeniyle asansörde kalmış olduğu, saat 07.28’de ise asansörün eksi 1’inci kata düşmesi şeklinde yaşanan olayda asansörün arızası nedeniyle mekanik fren tesisatının devreye girerek asansörü sabitlediği ancak mekanik fren sisteminin devreye girişiyle eş zamanlı olarak devreye girerek elektrik motorunun devre dışı bırakması gereken anahtarın (switch-elektrik fren) fonksiyonunu yapamaması, denge ağırlığını yukarı doğru çekmeye çalışan motorun çalışmasını durdurmaması nedeniyle denge ağırlığının yukarı doğru çekilmeye zorlandığı, halat ile kasnağın patinaja geçtiği, yukarı çekilen denge çerçevesi-şaşesinin tavana vurduğu, bu işlemin denge ağırlık çerçevesi hasarlanana kadar devam ederek metal çerçeveyi-şaseyi hasara uğrattığı, çerçeve-şaşe bütünlüğünün bozulması ile denge bloklarının yüksekten asansör kabini üzerine düşerek kabin ve kabine bağlı sistemlere hasar vererek beton blokların kabin tavanını delip kabin içerisindeki kazalı Pelin’in yaralanması ve hastanede yaşamını yitirmesi şeklinde olayın cereyan ettiği, kazanın meydana gelmesinde kasıt unsuru olmamakla birlikte alınabilecek tedbirlerle önlenebilir nitelikte bir kaza olduğu kanaatine varılmıştır.” Bu tespit, kazanın teknik arızaların zamanında ve doğru müdahale edilmemesi sonucu gerçekleştiğini ve gerekli önlemler alınsaydı önlenebileceğini net bir şekilde ortaya koydu.
Raporda, trajik olayda yaşamını yitiren Pelin Kıyga’nın herhangi bir kusurunun bulunmadığı açıkça belirtildi. Kazanın meydana gelmesinde ana sorumluların kimler olduğu ise detaylı bir şekilde açıklandı:
Bilirkişi heyeti, bu aşamada başka kurum ve kişilerin kazanın oluşumunda kusuruna rastlanmadığını da raporunda belirtti. Rapor, Mersin’deki asansör faciasının, birden fazla tarafın ihmali ve gerekli önlemlerin alınmaması sonucu meydana gelen, aslında önlenebilir nitelikte bir kaza olduğunu gözler önüne serdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş Üçlü Zirvede Teröre Geçit Verilmeyeceğini Vurguladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.