Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl dördüncü kez düzenlenen Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, kadim kent Diyarbakır’ı tarih, kültür ve sanatla buluşturdu. Mezopotamya’nın beşiği olarak anılan bu coğrafyada yüzyıllardır medeniyetlerin izlerini taşıyan Diyarbakır, festival süresince dokuz gün boyunca ziyaretçilerine benzersiz bir kültürel yolculuk vaat ediyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin açılışında yaptığı konuşmada, “Kadim şehir Diyarbakır, bu yıl dördüncü kez tarih, kültür ve sanatla ışıldayacak. Yüzyıllardır medeniyetlerin izlerini taşıyan Diyarbakır, Kültür Yolu Festivali ile bambaşka bir atmosfere bürünecek ve dokuz gün boyunca ziyaretçilerine unutulmaz bir kültür yolculuğu sunacak” ifadeleriyle festivalin kentin kültürel yaşamına katacağı değeri vurguladı.
Festival kapsamında Saint George Kilisesi, dünya sanat tarihinin iki dev isminin eserlerine ev sahipliği yapıyor. Modern sanatın öncülerinden Pablo Picasso’nun yaratıcı sürecine ve sanatsal dönüşümüne odaklanan “Yaratılış Her Şeydir” sergisi, sanatçının çeşitli disiplinlerdeki 50 orijinal eserini sanatseverlerle buluşturdu. Aynı mekânda yer alan Auguste Rodin’in “Belle Époque ve Bohemya” sergisi ise heykel sanatının çığır açan ismi Rodin’in empresyonist yaklaşımını ve dönemine damga vuran eserlerini gözler önüne serdi. Her iki sergi de izleyicilere, modern sanatın bu iki efsanevi isminin derinlikli dünyalarında etkileyici bir keşif yolculuğu sundu.
Geleneksel sanatların yaşatılmasına büyük önem veren festival, hat sanatının nadide örneklerini de Diyarbakır’a taşıdı. Paşa Hamamı’nda ziyarete açılan “Hamid Aytaç’ın İzinde, İcazetnameler Sergisi”, hat sanatının günümüze ulaşmasında kilit rol oynayan üstat Hamid Aytaç’ın yetiştirdiği talebelerine verdiği icazetnameler ile bu talebelerin özgün eserlerini bir araya getirdi. Sergi, bu kadim sanatın kuşaktan kuşağa aktarılışını gözler önüne serdi. Ayrıca Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin gelenekselleşen etkinliklerinden Albayrak Grubu’nun “Hat Takvimi Eserleri Sergisi” de bu yıl “Selam Ayetleri” temasıyla Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu. Özbekistan’dan Almanya’ya, Tanzanya’dan Somali’ye uzanan geniş bir coğrafyada milyonlara ulaşan bu anlamlı sergi, Kur’an-ı Kerim’de geçen selam ayetlerini usta hattatların yorumlarıyla Ziya Gökalp Yazma Eser Kütüphanesi Mesudiye Medresesi’nin tarihi atmosferinde sundu.
Diyarbakır genelinde aynı dönemde çok sayıda farklı sergi de kapılarını açtı. Dağkapı Meydanı’nda “Gökyüzünden Türkiye” sergisi, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde ise “Paranın Yüzünde Anadolu: Sikkelere Yansıyan Diyarbakır”, “At Nal’ından Umuda”, “Şehzadeler Sultanlar Oyuncak Sergisi” ve “Ressam Öznur Mehmetoğlu” sergileri sanatseverlerin ilgisine sunuldu. Cahit Sıtkı Tarancı Evi Kültür Müzesi, “Yaşayan Miras: Diyarbakır’dan Yükselen Işıltılar”, “Türkiye’nin Ustaları Belgesel Gösterimi”, “Türkiye’nin Minyatürleri” ve “Dijital Hareketli Minyatür Uygulaması” sergilerine ev sahipliği yaparken; Ziya Gökalp ÇATOM’da “Sanatla Yaşam Sergisi”, Çardaklı Hamamı’nda “Reçinemsi Takılar” ve Diyarbakır Ulu Camii’nde “Meka Motif” sergileri ziyaretçilerini ağırladı. Bu sergiler, kentin kültürel zenginliğini ve sanatsal çeşitliliğini gözler önüne serdi.
Festival, bu yıl Filistin mücadelesine yönelik anlamlı bir saygı duruşu niteliğinde özel bir seçkiyi de ağırladı. Dağkapı 1 ve 2 Nolu Burç’ta Sliman Mansour’un eserlerinden oluşan “Ben Yıkılmayacağım” sergisi, Filistin’in tarihsel belleğini, direniş kültürünü ve kolektif kimliğini sanat aracılığıyla ziyaretçilere sundu. Sergi, Filistin halkının kararlı duruşunu ve yaşadığı zorlukları sanatın evrensel diliyle aktardı.
Festival süresince Yenikapı Hançepek Meydanı’nda kurulan Çocuk Köyü, atölyeler, sahne gösterileri, tiyatrolar ve geniş oyun alanlarıyla minik ziyaretçilere renkli bir dünya sundu. “Gökyüzü Gözlem”, “Etnospor Tırı” ve “Pony Club Tırı” gibi etkinliklerle çocuklar hem eğlenme hem de öğrenme fırsatı buldu. Şehrin farklı noktalarında sahnelenen “Hayal Dükkânı”, “Çorap Ganzo” ve “Okulumuz Orman” gibi çocuk oyunları ile “Sihirli Şapkalar” ve “Kukla Yapımı” atölyeleri, miniklere sanatla dolu unutulmaz anlar yaşattı.
Festivalin müzik programı, her yıl olduğu gibi bu yıl da oldukça zengin ve çeşitliydi. Şehrin dört bir yanında düzenlenen konserlerle Diyarbakırlılar müzik dolu anlar yaşadı. Nevruz Parkı’ndaki ana sahnede Serkan Kaya, Bengü, Keremcem, Ferhat Göçer, Tuğçe Kandemir, Buray, Bayhan ve Sagopa Kajmer gibi popüler isimler sahne aldı. Festival ayrıca Fırat Türkmen, Maher Zain, Halil Necipoğlu, Mustafa Cihat, Ubeydullah Sezikli, Aykut Kuşkaya ile Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, Medeniyetler Korosu, İncesaz ve Bendire Salâ konserleriyle kültürel çeşitliliği ön plana çıkardı. Türk halk müziğinin efsane ismi Celal Güzelses, memleketi Diyarbakır’da düzenlenen özel bir saygı konseriyle anıldı. Ayrıca Kültür Yolu Festivali kapsamında, Diyarbakır 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlülere yönelik özel bir moral konseri de düzenlenerek, sosyal sorumluluk bilinci vurgulandı.
Festival boyunca Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi’nin seçkin yapımları sahne aldı. “Uzun Harmanlarda Bir Davetsiz Misafir”, “Mumyalar”, “Kuşdili”, “Buzdan Kılıçlar”, “Doktor Mucize” ve “Filistin Hakkında Konuşmalıyız” gibi eserler tiyatroseverlerle buluştu. Nihat Hatipoğlu, Furkan Çalışkan, Sadık Yalsızuçanlar, Mehmet Emin Ay ve Serhat Yabancı gibi tanınmış isimler de söyleşilerde izleyicilerle bir araya geldi. Fotoğraf tutkunları için düzenlenen “FotoMaraton Diyarbakır” etkinliğinde ise kentin eşsiz güzelliklerini yansıtan kareler yarıştı.
Festival, ziyaretçilere uygulamalı sanat deneyimleri de sundu. Fevzi Çakmak Pasajı’nda düzenlenen “Erbane Atölyesi” ve Manumed Taş İşlemeciliği’nde gerçekleştirilen “Taş İşlemeciliği Atölyesi” ile katılımcılar, sanatın izinde kendi yaratıcılıklarını keşfetme fırsatı buldu. Diyarbakırlılar, Diyarbakır Ulu Camii’nin manevi atmosferinde düzenlenen “Kur’an-ı Kerim Tilaveti” etkinliğiyle bir araya gelerek kültür ve sanatın ruhunu derinden hissetti.
Gastronomi alanında da önemli bir durak olan festival, Şef Ramazan Bingöl önderliğinde Türkiye’nin seçkin şeflerini ağırladı. Bu şefler, kaybolmaya yüz tutmuş yerel lezzetleri yeniden canlandırma hedefiyle mutfaklara girdi. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali kapsamında belirlenen 10 “Lezzet Noktası” restoranında, coğrafi işaretli ürünler ve geleneksel tatlar misafirlerle buluştu. Girişlerine özel olarak tasarlanan logolar yerleştirilen bu restoranlar, hem Diyarbakırlılar hem de kentin ziyaretçileri için önemli birer gastronomi durağı haline geldi. Bu proje, yöresel mutfağın tanıtımına ve yaşatılmasına büyük katkı sağladı.
Bursa’Da Mezarlık Temizliği Yapan Kardeşler Sosyal Medyada Takdir Topladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.