a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Türkiye Dünyaya Vicdan Dersi Verdi Filistin Devleti Kurulmadan Barış Mümkün Değil

Türkiye Dünyaya Vicdan Dersi Verdi Filistin Devleti Kurulmadan Barış Mümkün Değil

n MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, CNN Türk'e yaptığı açıklamada “7 Ekim 2023’ten itibaren Türkiye dünyaya vicdan ve merhamet dersi verdi....

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında Türkiye’nin Gazze politikasını ve bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi. Yönter, Türkiye’nin Gazze meselesindeki duruşunun dünyaya “vicdan dersi” niteliğinde olduğunu belirterek, kalıcı barışın ancak bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

Gazze’deki İnsani Kriz Ve Türkiye’nin Vicdani Duruşu

Yönter, Gazze’de yaşanan insani dramın boyutlarına dikkat çekerek, bu bölgede 07 Ekim 2023 tarihinden bu yana ağır bir insanlık suçu işlendiğini vurguladı. “Gazze’de masumların ve mazlumların kanı aktığı bir halk toplu bir şekilde imanın sınırına getirildi” sözleriyle bölgedeki durumu özetleyen Yönter, Gazze’nin kuzeyinden orta ve güney mahallelerine doğru yaşanan zorunlu göçlerle insanların evlerinden koptuğunu belirtti. Gazze’nin yüzde 90’ının enkaza dönüştüğünü kaydeden MHP Genel Başkan Yardımcısı, hiçbir savaşın barışla kıyaslanamayacağını ve savaşın kazananı, barışın kaybedeni olamayacağını dile getirdi.

Türkiye’nin bu süreçte gösterdiği duruşu takdir eden Yönter, “Türkiye’miz 07 Ekim 2023 tarihinden itibaren dünyaya vicdan ve merhamet dersi verdi” ifadelerini kullandı. Filistin halkının haklarını savunmak için Filistinli olmaya gerek olmadığını, insan olmanın başlı başına yeterli bir sebep olduğunu sözlerine ekledi.

Şarm El-şeyh Deklarasyonu Ve Kalıcı Barış Beklentisi

Şarm el-Şeyh deklarasyonunun Orta Doğu ve özellikle Gazze halkında bir umut ışığı uyandırdığını, solgun yüzleri güldürdüğünü ve akan kanın durması için önemli bir fırsat kapısı araladığını aktaran Yönter, Amerika Birleşik Devletleri, Katar, Mısır ve Türkiye’nin imzacı ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. Ancak imzaların atılmasının ardından İsrail’in saldırılarının devam ettiğini ve Gazze’de “kimliği belirsiz çetelerin türediği” yönünde iddiaların bulunduğunu belirtti. Yapılan geçici ateşkes anlaşmasının bir an evvel kalıcı bir barış antlaşmasına dönüşmesi ve iki devletli çözümün Orta Doğu’nun huzuru ve istikrarı açısından kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunu ifade etti.

Başkenti Doğu Kudüs Olan Bağımsız Filistin Cumhuriyeti Çağrısı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yönter, kalıcı barışın temel şartının bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması olduğunu net bir şekilde dile getirdi. “1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, egemen, bağımsız, coğrafi bütünlüğünü sağlamış, aynı zamanda iç siyasi istikrar ve demokratik tahammüllere kavuşmuş, Birleşmiş Milletlere tam üyelik statüsü için müracaatı kabul görmüş Filistin Cumhuriyeti kurulmadıktan sonra ne söylesek nafile, ne yapsak boşuna” sözleriyle bu konudaki kararlılığı vurguladı. İlk etapta akan kanın durması ve silahların susması gerektiğini belirten Yönter, Filistin halkının meşru ve tarihi talebine kimsenin kayıtsız kalmaması gerektiğini ifade etti.

Birleşmiş Milletlere üye 193 ülkeden 157’sinin Filistin’i tanıdığını hatırlatan Yönter, bu denli geniş bir tanınma sonrası iki devletli çözümün neden gündeme gelmediğini sorguladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de bu konuyu grup toplantısında dile getirdiğini belirten Yönter, Filistin Cumhuriyeti’nin kurulmasının sadece bölge barışına değil, dünya barışına da muazzam bir katkı sağlayacağını ve bunun aynı zamanda Türkiye’nin güvenliği açısından da zorunluluk olduğunu ifade etti. Şarm el-Şeyh’teki 2025 barış deklarasyonu zirvesinde Avrupa’nın da desteğinin umutları yeşerttiğini, ancak bu desteğin arkasının gelmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin Uluslararası Alandaki Öncü Rolü

Türkiye’nin bölgesel istikrar açısından Gazze meselesinde yer almasının elzem olduğunu dile getiren Yönter, Türkiye’nin bu süreçte dünyayı “ayağa kaldırdığını”, öncü bir adım attığını ve diplomasi vizyonuyla farkındalık düzeyini yükselttiğini savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Gazze’deki durumu anlatan hüzün verici fotoğrafları göstermesinin dünya kamuoyunda etkili olduğunu belirtti. Yönter, bu sayede Avrupa sokakları ve Amerika Birleşik Devletleri dahil olmak üzere kitlelerin harekete geçtiğini, demokratik protestoların ve gösterilerin yoğunlaştığını ifade ederek, Türkiye’nin haklı ve haysiyetli tutumunun bu süreçte etkili olduğunu vurguladı.

İsrail’in Güvenilmez Sicili Ve Hesap Verebilirliği

Yönter, İsrail’in atmış olduğu imzaya sadık kalıp kalmamasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, İsrail’in sicilinin çok bozuk olduğunu ve hukuki anlamda bir duruş sergileyeceğine inanmanın çok zor olduğunu ifade etti. Ancak İsrail’in “kapana girdiğini” de sözlerine ekledi. Bebeklerin kanının döküldüğünü, süt yerine kendi kanlarını içerek can verdiklerini anlatan Yönter, Orta Doğu’da kan yerine barış iklimi görmek istediklerini belirtti. İsrail’i “savaş makinesi” ve “cinayet örgütü” olarak tanımlayan Yönter, ateşkesi ihlal etmesi durumunda bunun için bir mekanizma kurulması gerektiğini ve Türkiye’nin bu mekanizmanın içinde olması gerektiğini savundu. Yönter, “Beşerî vicdan artık bu konuda kıyam vaziyetindedir; infial halindedir” diyerek, soykırım etaplarına tekrar dönülmesinin İsrail’i altından kalkamayacağı bir badireye sürükleyeceğini ve bunun bedelini ödeyemeyeceklerini sözlerine ekledi.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Şarm el-Şeyh zirvesine katılımını iptal etmesi ve diğer ülke liderlerinin de benzer bir refleks göstermesini örnek gösteren Yönter, İsrail’in sadece taahhüdüne uygun hareket etmesi, verdiği sözün arkasında durması ve imzasına bağlı kalması gerektiğini vurguladı.

ABD’nin Rehineler Odaklı Yaklaşımı Eleştirisi

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın Hamas’ın silahsızlanması konusunda yaptığı açıklamalara değinen Yönter, Hamas’ın iki devletli çözüm olmadıkça silah bırakmayacağını ifade ettiğini belirtti. ABD Başkanı’nın Tel Aviv’deki İsrail Meclisi’nde yaptığı konuşmanın bir grup milletvekili tarafından protesto edildiğini hatırlatan Yönter, ABD Başkanı’nın derdinin sadece takasa konu olan rehine meselesiymiş gibi göründüğünü eleştirdi. Gazze’de 70 bine yakın insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Yönter, çözümün hakkaniyet, hukuk, eşitlik, vicdan ve merhamet temelli olması gerektiğini, diyalog sürecinin istikrarlı bir şekilde ilerletilmesi ve sonuçlandırılması gerektiğini belirtti.

CHP’ye Yönelik Sert Eleştiriler

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, iç siyasete dair de açıklamalarda bulunarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimine sert eleştiriler yöneltti. Yönter, CHP’nin Brüksel’de “kendine verilen meydanda cumhurbaşkanını, Türkiye’yi yuhalattığını” ifade etti. Bu durumu “zehirli bir dil” ve “yanlış” olarak nitelendiren Yönter, “Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde temeli bozuk, rotasından kopmuş bir siyaset örneği göremezsiniz” dedi. Dışarıda Türkiye’yi şikayet etmenin şerefli bir tavır olmadığını belirten Yönter, CHP yönetiminin “siyasi ahlaktan mahrum bir parti” olduğunu ve “Aziz Atatürk’ün kemiklerini sızlattığını” iddia etti.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Devlet Desteğiyle Ahududu Üreten Çiftçi Tarlasında Ayılarla Karşılaştı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.