a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • MHP’li Semih Yalçın CHP’nin Terörsüz Türkiye Komisyonundaki Yerini Samimiyetsiz Ve Zorunlu Gördü

MHP’li Semih Yalçın CHP’nin Terörsüz Türkiye Komisyonundaki Yerini Samimiyetsiz Ve Zorunlu Gördü

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, CHP'nin TBMM'de kurulan Terörsüz Türkiye komisyonuna katılması da samimiyetten değil, mecburiyettendir. Hatta yasak...

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, ülkenin gündemindeki “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan “Terörsüz Türkiye” komisyonuna katılımını sert bir dille eleştirerek, bu katılımın samimiyetten ziyade bir mecburiyetten kaynaklandığını ifade etti.

Küresel Ve Bölgesel Konjonktürün Türkiye Siyasetine Etkileri

Semih Yalçın, açıklamasının başlangıcında, günümüzün küresel ve bölgesel koşullarına dikkat çekti. Mevcut uluslararası belirsizlik ve karmaşa ortamının, insanlığın geleceğine yönelik endişeleri artırdığını ve Türkiye’nin iç ile dış siyasetinde köklü değişiklikleri zorunlu kıldığını vurguladı. Yalçın, küresel kaosu, sadece uluslararası ilişkilerde değil, aynı zamanda kavram ve fikir düzeyinde de bir kirliliğe yol açtığını belirterek, zihinlerin bulanıklaştığını ve temel fikirlerin işlevsiz hale geldiğini ileri sürdü. Dünyanın geleceğine dair çözüm arayışlarının yerini silahlanma ve güç yarışının aldığını söyleyen MHP’li Yalçın, küresel aktörlerin uluslararası hukuktan hızla uzaklaştığını ve keyfi, tek yanlı politikaları tercih ettiğini kaydetti. Bu kaotik ortamın bölgede de yeni açmazlar yarattığını ve başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerini varoluşsal bir tehditle karşı karşıya bıraktığını dile getirdi. Yalçın, bu durum karşısında Türkiye’de toplumsal düzen ve küresel nizam arayışlarında geleneksel yöntemlerin terk edilmesi, köklü paradigma değişikliklerine gidilmesinin elzem hale geldiğini vurguladı.

“Terörsüz Türkiye” Hamlesinin Vizyonu Ve MHP’nin Rolü

Yalçın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu zorunluluklar doğrultusunda “Terörsüz Türkiye” yürüyüşünü başlattığını hatırlattı. Bu hamlenin temelinde iç barış ortamının güçlendirilmesi ve terörün olmadığı bir Türkiye’nin tesis edilmesi amacının yattığını belirtti. MHP’nin bu hususta ilham kaynağının binlerce yıllık devlet geleneği ve yönetim anlayışı olduğunu ifade eden Yalçın, partinin milletin genetik kodlarından aldığı enerjiyle “Terörsüz Türkiye”nin hayata geçirilmesi için her türlü fedakarlığı göze aldığını söyledi. Yalçın, “Terörsüz Türkiye” olgusunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da koşulsuz desteğiyle bir devlet projesi haline geldiğini ve son dönemde başlatılan siyasi faaliyetler ile sosyal etkinlikler sırasında ülkenin her yanında coşku ve takdirle karşılanıp desteklendiğini gözlemlediklerini aktardı. Yalçın, “Terörsüz Türkiye”nin 21’inci yüzyılda lider ülke olma yolunda önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, terörün olmadığı bir toplumsal hayat tarzının domino etkisiyle diğer bölge ülkelerine de yayılacağını öngördü. Bu durumun, bölge barışının güçlenmesine katkıda bulunmakla kalmayıp, küresel barışa giden yolda da önemli bir merhaleye ulaşılmasını sağlayacağını dile getirdi. Yalçın, Türkiye’nin sadece bölgesel bir güç değil, aynı zamanda süper devlet olmak için gerekli tüm birikime sahip olduğunu vurguladı.

Muhalefete Yönelik Eleştiriler Ve CHP’nin Komisyon Katılımı

Semih Yalçın, “Terörsüz Türkiye” projesinin büyük devlet aklının ve binlerce yıllık Türk tarihinden süzülen devlet felsefesinin bir yansıması olduğunu ifade etti. Buna karşılık, milletin ve devletin ihtiyaçlarını dikkate alması gereken muhalefet partilerinin, bu çabalara destek vermek yerine karalama kampanyaları başlattıklarını iddia etti. Yalçın, bu meselenin bazı siyasi partiler tarafından sadece kar/zarar hanesine yazma noktasından görülmesinin, Türkiye’nin bekasına “şaşı bakmak” olduğunu ve ülkenin geleceğinden çok kendi çıkarlarını öncelemek anlamına geldiğini belirtti. Yalçın, CHP’nin TBMM’de kurulan “Terörsüz Türkiye” komisyonuna katılımının da “samimiyetten değil, mecburiyettendir. Hatta yasak savmak içindir” ifadeleriyle eleştirdi. Yalçın, CHP’nin geçmişte kurduğu 6’lı, 7’li masalar ve DEM Parti’den aldığı “oy rüşveti”nin mahcubiyeti içinde, çaresizce komisyonda yer aldığını öne sürdü. Yalçın, CHP’nin, demokrasi istasyonundan kalkan Türkiye Yüzyılı trenini kaçırdığı takdirde sandıkta karşılaşacağı sonuçların farkında olduğunu dile getirdi. Mikro milliyetçi ve marjinal bazı partilerin ise “Türkiye Yüzyılı” trenine binecek siyasi pasaport ve ehliyete sahip olmadıkları için, doğal eğilimleri gereği lokomotifi ve kompartımanları taşladıklarını iddia etti. Bu siyasi çevrelerin, özellikle MHP aleyhtarlığını körüklemek için çaba harcadıklarını ancak bu çabalarıyla daha da batağa saplandıklarını savundu. MHP ve Cumhur İttifakı’nın mesafe aldıkça bu partilerin gerilediğini ve tükendiğini dile getiren Yalçın, bu yüzden bazen Meclis kürsüsünden, bazen de sokaklarda avaz avaz bağırarak “bir bardak suda fırtına koparmaya” çalıştıklarını belirtti. Yalçın, dün CHP’nin yanında saf tutup, CHP’nin kanatları altına sığınıp DEM Parti ile “Al taviz, ver oy” ilişkisi kuranların, Devlet Bahçeli’nin çıkışı karşısında paniğe kapıldıklarını ifade etti. Bahçeli’nin bu girişimiyle hem DEM Parti’ye terörün olmadığı meşru bir siyaseti tercih etmekten başka seçenek bırakmadığını hem de DEM Parti karşıtlığından beslenmek isteyen çevreleri besinsiz bıraktığını sözlerine ekledi.

CHP’nin İç Dinamikleri Ve Siyaset Üretimindeki Problemler

Semih Yalçın, açıklamasında CHP’nin iç dinamiklerine de değindi. Mikro partilerin “karga” kılavuzu olarak nitelendirdiği CHP’nin, Türkiye’nin ve bölgenin meselelerine odaklanmak yerine, İstanbul eski Belediye Başkanı İmamoğlu’nun siyasi geleceğini kurtarma derdinde olduğunu iddia etti. Yalçın, “İmamoğlu’nun sermayesi CHP’yi rehin almıştır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi fanatizmde zirve yaptığını ve partisinin standart oylarını konsolide etme kaygısıyla sert, hırçın ve kavgacı bir dili alışkanlık haline getirdiğini belirtti. Yalçın’a göre, Özgür Özel’in bu tutumu, samimi, mütereddit ve kararsız tüm CHP’lilerin kendi partilerinden ümit kesmelerine yol açtı. Yalçın, gerçek CHP’lilerin, mevcut yönetimin çözüm üretmeyen, iç barışı baltalayan, yetersiz ve kısır politikaları karşısında alternatif arayışına girdiğini savundu. Kararsız seçmenin huzur ve güven, barış ve uyum istediğini belirten Yalçın, siyasi partilerden iç ve dış politikayı doğru okumalarını, ülke, bölge ve yerküre gerçeklerinin iyi analiz edilmesini beklediğini dile getirdi. Tehditkar, kavgacı, intikamcı ve huysuz üslubun seçmeni kaçırdığını vurgulayan Yalçın, halkın sağduyu iklimine, çözüm üreten siyasete ve siyasetçiye ihtiyacı olduğunu ifade etti. Son olarak, saldırgan ve çatışmacı politikaların MHP’ye ve Cumhur İttifakı’na geri adım attıramayacağını, mikro partilerin karalama kampanyalarının, iftira ve yalan siyasetlerinin “Terörsüz Türkiye” yürüyüşünü engelleyemeyeceğini belirtti. Yalçın, MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın ilerleyişinin durdurulamayacağını, muhalefetin ahlaksız siyasetinin ise “kara saplanacağını” ve “Terörsüz Türkiye” treninin nihai hedefine mutlaka ulaşacağını sözlerine ekleyerek açıklamasını tamamladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

CHP 39Uncu Olağan Kurultayı Yeni Program Hedefiyle Ankara’da Start Aldı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.