a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • İstanbul’daki Gıda Zehirlenmesi Faciası Üç Can Aldı Baba Servet B’nin Tedavisi Sürüyor

İstanbul’daki Gıda Zehirlenmesi Faciası Üç Can Aldı Baba Servet B’nin Tedavisi Sürüyor

Sokak lezzetleri deyim yerindeyse ölüm saçıyor! Midye ve kumpir faciası, Almanya’dan Türkiye’ye tatile gelen bir aileyi hayattan kopardı. Anne ve iki çocuğu...

İstanbul’un Ortaköy ilçesinde yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan gıda zehirlenmesi faciasında hayatını kaybedenlerin sayısı üçe yükseldi. Bir restoranda yedikleri kumpir ve midye sonrası rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan aileden, 6 yaşındaki Kadir Muhammet B. ile 3 yaşındaki Masal B. dün hayatını kaybetmişti. Ne yazık ki, çocukların annesi Çiğdem B. de yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak bugün vefat etti. Ailenin babası Servet B.’nin tedavisi ise hastanede devam etmektedir.

Soruşturma Genişletildi: Restoran Mühürlendi, Dört Kişi Gözaltına Alındı

Trajik olayla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, ailenin konakladığı otelin güvenlik kamera kayıtları titizlikle incelenirken, dört kişinin ifadesine başvuruldu. Yaşanan bu elim olay sonrası, ailenin yemek yediği tespit edilen restoranın ise mühürlendiği öğrenildi. Adli Tıp Kurumu yetkilileri, Böcek ailesinden anne ve iki çocuğun kesin ölüm nedeninin henüz belirlenemediğini, detaylı toksikoloji ve diğer adli analizlerin ardından net bir sonuca ulaşılabileceğini açıkladı.

İzmir’de Yaşanan Benzer Vaka: Kumpir Bir Can Daha Almıştı

Benzer bir gıda zehirlenmesi vakası, geçtiğimiz yıl 2023 Aralık ayında İzmir’de de yaşanmıştı. Buca ilçesi Efeler Mahallesi’ndeki bir işletmede kızı Bahar Zeyrek ve 11 yaşındaki torunu Gökhan Zeyrek ile birlikte kumpir tüketen Servet Polat, yaşadığı kusma ve ishal belirtileri üzerine hastaneye başvurmuştu. Ne yazık ki, Polat 30 Aralık 2023 tarihinde saat 04.00’te evinde ölü bulunmuştu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, bu olayla ilgili olarak da bir soruşturma başlatmış, işletme sahibi N.D. hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 15 yıla kadar, ‘Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçundan ise 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açmıştı.

Gıda Zehirlenmeleri: Ölümcül Riskler Ve Uzman Uyarıları

Toplumun büyük bir kesiminin severek tükettiği sokak lezzetleri, maalesef hijyenik olmayan koşullar veya bozulmuş malzemeler nedeniyle yukarıda bahsedilen vakalarda olduğu gibi ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Bu trajik olaylar sonrası, gıda güvenliği konusu bir kez daha önemle gündeme geldi. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, kumpir ve midye başta olmak üzere tavuk pilav, döner, kokoreç, çiğ köfte, sosisli gibi sokak lezzetlerinin tüketimi öncesinde dikkat edilmesi gereken kritik hususları kamuoyuyla paylaştı.

Kumpir Ve Midyedeki Gizli Tehlikeler: Bakteriler Ve Toksinler

Prof. Dr. Göral, özellikle kumpirde Salmonella başta olmak üzere çeşitli bakterilerin gıda zehirlenmelerine yol açabildiğini belirtti. Bu bakterilerin vücuda girmesiyle bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi semptomların ortaya çıktığını ifade eden Göral, özellikle yaşlılar ve çocuklarda tablonun ağır seyredebildiğini ve bu durumlarda mutlaka hastane yatışının gerektiğini vurguladı. Uzman isim, kumpirin hazırlandığı ortamın hijyenik olmaması, yemeği hazırlayan kişinin ve tüketicinin ellerinin temiz olmaması, kullanılan malzemelerin, masaların, kesici aletlerin ve ürünlerin hijyen koşullarına uygun olmamasının bakteri enfeksiyonuna zemin hazırladığını açıkladı.

Midyeler için de ciddi uyarılarda bulunan Prof. Dr. Göral, deniz ürünlerinde birtakım toksinler, bakteriler ve alglerin bulunabileceğine dikkat çekti. Bu toksinlerin vücuda girdikten sonra tüm organlara yayılarak zehir etkisi yaratabildiğini belirten Göral, “O yüzden bilinmeyen bir yerden rastgele midye yememek lazım” sözleriyle vatandaşları uyardı. Midye ve kumpir gibi sokak lezzetlerinden bulaşabilen bakteriler (özellikle bağırsak bakterisi, Salmonella, Vibrio ve Staphylococcus), virüsler, civa ve toksik maddeler; bulantı, kusma, karın ağrısı, genel durum bozukluğu, şok ve hatta ölüme dahi sebep olabilmektedir.

Tüm Gıdalar İçin Geçerli Risk Ve Hijyenin Önemi

Gıda zehirlenmesi riskinin aslında tüm gıdalar için geçerli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Göral, iyi temizlenmemiş ve iyi pişirilmemiş gıdaların ciddi risk oluşturduğunu kaydetti. Ayrıca, tüm gıdaların hazırlanması aşamasında ellerin temizliğinin büyük önem taşıdığını, kullanılan bıçakların, kesme aletlerinin, tahtaların veya plastik malzemelerin de hijyenik olması gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Göral, zehirlenmenin dozunun ölüm riskini artırmada kritik bir faktör olduğunu belirterek, özellikle bakteri ve toksinlere yüksek düzeyde maruz kalmanın ölüm riskini yükselttiğini vurguladı. Ülkemizde her yıl çok sayıda benzer vakanın yaşandığını ifade eden Göral, midye ve kumpirin yanı sıra döner ve balığın da en sık zehirlenmeye neden olan gıdalar arasında yer aldığını söyledi. Okul ve iş yeri yemekhanelerinde özellikle salata ve sebzelere bağlı gıda zehirlenmelerinin de sıkça görüldüğünü dile getirdi.

Gıda Zehirlenmesinden Korunmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Prof. Dr. Vedat Göral, gıda zehirlenmelerinden korunmak adına alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: “En başta sokak lezzetlerinin dışarıda, toz topraktan uzak bir yerde hazırlanması lazım. Bu sebeple açıkta satılan, cadde üstü tezgahlardan, seyyar satıcılardan uzak durmalısınız. Midye ve kumpir de dahil olmak üzere yemeklerin kapalı restoranlarda tüketilmesi gerekiyor. Kullanılan malzemelerin de etin de sebzelerin de temiz ve iyi yıkanmış olması büyük önem taşıyor.”

Küresel Boyutta Gıda Kaynaklı Hastalıklar

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, her yıl yaklaşık 48 milyon insan gıda kaynaklı hastalıklardan etkilenmekte, bu vakaların yaklaşık 128.000’i hastaneye yatışı gerektirmekte ve 3.000 kişi ise hayatını kaybetmektedir. CDC’nin 2018 yılı verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde en sık görülen bulaşıcı hastalık nedenleri Norovirüs, Campylobacter, Clostridium perfringens, Staphylococcus aureus ve Salmonella olarak sıralanmaktadır.

Orta Ve Ağır Vakalar İçin Hastane Yatışı Hayati Önem Taşıyor

Gıda zehirlenmeleri vakalarında uygulanan tedavi yöntemleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Göral, hastaneye başvuran kişilere genel tetkikler yapılarak durumlarının hafif, orta veya ağır olup olmadığının değerlendirildiğini belirtti. Hafif vakaların ayakta tedavi edilebileceğini ve hastane yatışı gerektirmediğini ifade eden Göral, “Ama orta ve ağır durumlarda mutlaka hastaneye yatırılması, serum tedavisi yapılması lazım. Ateşi varsa uygun tedavi yapılabilir. İshali varsa bunun için ilaçlar kullanılır. Karın ağrısı varsa da yine ağrı kesiciler kullanabilir” şeklinde konuştu. Özellikle çocuklar, bebekler, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin risk grubunda olduğu için hastanede gözetimde tutulmasının faydalı olduğunu vurguladı.

Çocuklar Gıda Zehirlenmelerinde Daha Büyük Risk Altında

Çocuklarda gıda zehirlenmesi vakalarının daha sık görüldüğüne ve ölümcül tablo riskinin daha fazla olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Göral, çocuklarda bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediğini ve yetişkinlere göre toksinlere karşı daha az toleranslı olduklarını belirtti. Bu nedenle çocukların gıda zehirlenmesi şüphesiyle mutlaka hastaneye götürülmesi gerektiğini ifade eden Göral, çocukların okul kantinlerinden de rastgele gıda tüketmemelerinin önemine değindi.

Kalıcı Hasarlara Yol Açabilen Kronik Etkiler

Bozulmuş gıdaların ticaretinin sadece ani zehirlenmelere mi yol açtığı, yoksa uzun vadede insan sağlığı üzerinde kronik hastalıklara da neden olup olmadığı sorusuna yanıt veren Prof. Dr. Göral, “Bozuk gıdalar tüketildiğinde akut hastalık meydana getirebilir. Yani akut zehirlenme olabilir; bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi semptomlar yaşanabilir. Ama bu bozuk gıdaların kronik tüketilmesi, yani uzun süre tüketilmesi vücutta kalıcı hastalıklara yol açabilir. Örneğin kronik bağırsak hastalıkları, karaciğer yağlanması, tansiyon düşüklüğü, belki görme bozuklukları, kaslarda hastalıklar, yürüme bozuklukları meydana gelebilir” açıklamalarında bulundu.

Tüketilen gıdanın bozuk olduğunu gösteren ilk belirtilerin bulantı, kusma, genel durumda bozulma, ayakta duramama, karın ağrısı ve kendini kötü hissetme olduğunu ifade eden Prof. Dr. Göral, özellikle dışarıda yemek yedikten 1 veya 2 saat sonra bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda gıda zehirlenmesi olabileceğini düşündürdüğünü belirtti. İlk belirtilerin 15-20 dakikada başlayabileceği gibi, 3-4 saat sonra da ortaya çıkabileceğini sözlerine ekledi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Nevşehirde İşçi Servisi Karlı Yolda Devrildi 14 Kişi Yaralandı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.