Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) resmi internet sitesinde yer alan “Özel Koleksiyon” sekmesinin “Belgeler” kısmına, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan önemli istihbarat raporları eklendi. Yayımlanan bu yeni belgeler, Milli Mücadele döneminin dikkat çeken figürlerinden “İngiliz Kemal” lakaplı Ahmet Esat Tomruk ile İkinci Dünya Savaşı yıllarında bir köy muhtarının Alman Büyükelçi ile yazışmalarını içeren iki ayrı raporu kamuoyunun bilgisine sundu.
MİT tarafından paylaşılan ilk belge, adına romanlar yazılan ve filmler çekilen, Milli Mücadele kahramanı olarak bilinen Ahmet Esat Tomruk, diğer adıyla “İngiliz Kemal” hakkında olumsuz görüşler içeren 26 Aralık 1940 tarihli bir istihbarat raporu oldu. Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti (MAH) tarafından Genelkurmay Başkanlığına gönderilen bu kritik raporda, Ahmet Esat Tomruk’un istihbarat açısından güvenilirliği detaylı bir şekilde değerlendirildi. Raporda şu ifadeler dikkat çekti:
“İngiliz Kemal uzun zamandan beri Hizmetin alaka ile takip ettiği bir kişidir. ‘İngiliz Kemal’, ‘Boksör Kemal’, ‘Kemal Esat’, ‘Gözlüklü Kemal’ gibi muhtelif isimler taşıyan bu kişi zaman zaman ortaya çıkmakta ve yüksek makamlara hizmet sunarak bazı değersiz bilgiler vermektedir. Verdiği haberler yurt dışında yaptığı geziler esnasında görüp duyduklarından ve ekseriya dedikodulardan ibaret olup her vatandaşın yapmak mecburiyetinde olduğu vazife çerçevesinin sınırları içinde kalmaktadır. Bir zamanlar bu durumundan Hizmetçe de istifade düşünülmüş ve bazı işlerde tecrübe edilmişse de samimi ve dürüst bir karakter taşımadığı sonucuna varıldığı için alaka kesilmiştir.”
Raporda, Tomruk’un özel yaşamına dair bilgiler de yer aldı. Aktarılan bilgilere göre, 1940’lı yılların sonlarında Bulgarlarla yoğun temas halinde olduğu ve Dorti Brayit isimli bir İngiliz kadınıyla birlikte yaşadığı belirtildi. Dahası, bu ikilinin İstanbul’da faaliyet gösteren İngiliz İstihbarat Servisi’ne hizmet teklifinde bulunduğu, ancak “başka servisler tarafından provoke edilmiş olabilecekleri” endişesiyle İngilizlerce geri çevrildikleri ifade edildi. Bunun üzerine Ahmet Esat Tomruk ve Dorti Brayit’in Alman istihbaratıyla temas kurmaya çalıştığına dair duyumlar da raporda yer buldu. Ayrıca, Tomruk’un sarhoş ve kumarbaz olduğu, bu nedenle kendisinden fayda beklenmediği ve vereceği haberlerin de “güvenilirlikten uzak” olduğu vurgulandı. Raporun sonunda, o tarihlerde Bulgaristan’da bulunan Kemal’in durumunun takip edildiği bilgisi de paylaşıldı.
MİT’in yayımladığı belgede, Ahmet Esat Tomruk’un bir de fotoğrafı yer alarak, bu tarihi raporun içeriğini görselle pekiştirdi.
MİT tarafından açıklanan ikinci önemli rapor ise İkinci Dünya Savaşı’nın çetin yıllarına, 1942 tarihine aitti. Bu rapor, o dönemde Türkiye’de Alman Büyükelçi olarak görev yapan devlet adamı ve diplomat Franz Von Papen’e, İzmir’in Karşıyaka ilçesine bağlı Şemikler köyü muhtarı Şakir tarafından gönderilen bir mektubu ve bu mektuba Von Papen’in cevabını konu edindi. Olay, İzmir Merkez Amirliği’nin konuya ilişkin 21 Nisan 1942 tarihli yazısında detaylandırıldı.
Von Papen’in Şemikler köyü muhtarı Şakir’e yazdığı 09 Mart 1942 tarihli teşekkür mektubunda şu ifadeler yer aldı:
“Türk milletinin muhtelif tabakalarından almış olduğum tebriknameler meyanında sizinki bilhassa memnuniyetimi mucip olmuştur. Beni hatırlayarak iyi temennilerde bulunmanızdan dolayı kalbi teşekkürlerimi sunarım. Milletlerimiz arasındaki büyük dostluğun takviyesi için bundan sonra da çalışabileceğimden bahtiyarım. Bilvesile en iyi temennilerimi saygılarımla beraber sunarım.”
Bu mektubun istihbarat birimlerince ele geçirilmesi üzerine, İzmir Merkez Amirliği derhal harekete geçti. Mektupta köyün bağlı bulunduğu nahiye ve kaza belirtilmediği için postane tarafından bulunamayan Şakir, mektubun merkeze gönderilmesiyle tespit edildi. İstihbarat birimleri, Şemikler köyünün Karşıyaka nahiyesine bağlı olduğunu belirleyerek, muhtar Şakir’in Almanlarla olan “dereceli alakasını” öğrenmek amacıyla özel bir posta müvezziini görevlendirdi. Bu müvezzii köye göndererek mektubu Şakir’e teslim ettirdi ve bu vesileyle kendisiyle görüşmesini sağladı.
Görüşme sonucunda Şakir, Büyükelçi Von Papen’i şahsen tanımadığını, ancak Almanlara karşı beslediği sempati nedeniyle gazetede okuduğu bir bomba hadisesinin ardından Von Papen’e bir mektup yazarak olaydan sağ kurtulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini ifade etti. Bu takip raporu, İkinci Dünya Savaşı döneminde Türkiye’nin diplomatik dengelerini koruma çabasında, en küçük vatandaş hareketinin bile nasıl titizlikle izlendiğini gözler önüne serdi.
İstanbul Boğazı’nda Denize Düşen Kadın Kahraman Bir Müdahaleyle Kurtarıldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.