Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, İsrail-Hamas çatışmasının ardından Gazze’de tesis edilmesi planlanan uluslararası görev gücünde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) olası rolüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce Gazze’de kurulacak “Görev Gücü”nde Türkiye’nin de yer alacağını belirtmesinin ardından, MSB’den gelen bu açıklamalar, Türkiye’nin bölgedeki barış ve istikrara katkı sağlama iradesini ortaya koydu.
Bakanlık kaynakları, Gazze’deki görev gücü konusundaki sorulara yanıt verirken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası barış ve güvenliğin korunması alanındaki tecrübesine vurgu yaptı. Türkiye’nin bu tür misyonlardaki geçmişine atıfta bulunan kaynaklar, TSK’nın farklı coğrafyalarda birçok uluslararası misyonda görev aldığını ve bu görevlerde sergilediği profesyonellik ile hakkaniyetli tutum sayesinde tüm tarafların takdirini kazandığını ifade etti. Yapılan açıklamada, TSK’nın uluslararası barış ve istikrarın sağlanması yönündeki kararlılığı şu sözlerle dile getirildi: “Türk Silahlı Kuvvetleri bugüne kadar uluslararası barış ve güvenliğin korunması amacıyla muhtelif kuruluşlarca farklı coğrafyalarda teşkil edilen çok sayıda misyonda görev ifa etmiş, profesyonelliği ve hakkaniyetli tutumuyla tüm tarafların takdirini kazanmıştır. Barışın tesisi ve korunmasında tecrübe sahibi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kendisine tevdi edilecek her türlü göreve hazırdır.” Bu açıklama, Türkiye’nin Gazze’deki insani krizin hafifletilmesi ve kalıcı barışın sağlanması yönündeki küresel çabalara aktif olarak katılmaya hazır olduğunu net bir şekilde gösterdi.
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’deki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Suriye’de yakın zamanda düzenlenen seçimleri dikkatle takip ettiklerini belirten bakanlık yetkilileri, bu seçimlerin ülkenin üniter yapısı, güvenliği, istikrarı ve bölgenin genel huzuru açısından önemli ve olumlu bir adım olarak görüldüğünü ifade etti. Ancak, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) terör örgütünün faaliyetlerine ilişkin endişeler de dile getirildi. Bakanlık, Menbic ve Halep kırsalında Suriye hükümet güçlerine yönelik saldırıların, SDG’nin 10 Mart 2025 tarihinde Suriye hükümeti ile imzaladığı mutabakata uygun hareket etmediğini ve bölgesel barış ile istikrara ciddi bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini vurguladı.
SDG terör örgütü ile Suriye hükümeti arasındaki temas ve görüşmelerin Türkiye tarafından hassasiyetle takip edildiğini belirten MSB kaynakları, Türkiye’nin bu konudaki net tutumunu açıkladı: “Türkiye, görüşme ve toplantılara değil, imzalanan mutabakatın sahaya yansımalarına bakmakta ve Suriye’nin ‘Tek devlet, tek ordu’ ilkesini desteklemeye devam etmektedir.” Bu açıklama, Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine verdiği önemi ve terör örgütleriyle yapılan anlaşmaların fiili sonuçlarının gözlemcisi konumunda olduğunu bir kez daha teyit etti.
Gazze Tezkeresi İçin Dışişleri Ve Milli Savunma Bakanlıkları Müşterek Çalışma Başlattı