Tekirdağ’ın Şarköy ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde geçtiğimiz günlerde eşine az rastlanır bir olay meydana geldi. Bölge halkını şaşkına çeviren bu hadisede, Hakan Örün isimli bir vatandaş, Çarşı Camisi müezzini Kadir Ertaş’ı telefonla arayarak kendi selasının okunmasını talep etti. Müezzin Ertaş, tanımadığı bir isimden gelen bu talep üzerine durumu detaylıca sorgulamadan, Hakan Örün’ün ismini anons ederek selayı okudu.
Okunan selanın ardından mahalle sakinleri, kısa bir süre sonra Hakan Örün’ün yaşamakta olduğunu görünce büyük bir şaşkınlık yaşadı. Olayın duyulmasıyla birlikte, mahallede hızla yayılan bu durum, bölge halkı arasında merak ve hayret uyandırdı. Vatandaşlar, normalde bir kişinin vefatının ardından okunan selanın canlı bir kişi için okunmasına anlam veremedi ve olayın nasıl gerçekleştiğini sorgulamaya başladı.
Olayın şahitlerinden Hasan Yılmaz, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi: “Burada bir sela verildiğini duyduk. Vatandaşın kendi selasını okuttuğu söylentisi yayıldı ancak konunun tüm ayrıntılarını maalesef bilmiyoruz. Hakan Örün’ün ölmediği anlaşıldı; ancak selayı kendisinin mi okuttuğu yoksa başka birinin mi talep ettiği konusunda net bir bilgiye sahip değiliz. Eğer gerçekten hayatını kaybetseydi, tanıdığımız bir ailenin ferdi olması hasebiyle cenazesine mutlaka katılırdık.” Bu durum, mahallelinin şaşkınlığını ve olaya yönelik ilgisini açıkça ortaya koydu.
Yaşanan bu olağanüstü durumun merkezindeki Hakan Örün ise, bu kararı almasının arkasındaki nedenleri anlattı. Hayatı boyunca birçok kez ölümle burun buruna geldiğini belirten Örün, bu nedenle selasını okutmaya karar verdiğini ifade etti. Örün, “Hayatımda birçok olumsuz deneyim yaşadım. En sonunda birçok şeyi geride bırakmaya karar verdim. Hatta ‘Ölsem daha iyi olurdu’ şeklinde düşündüğüm anlar oldu.” sözleriyle yaşadığı derin psikolojik süreci aktardı. Ayrıca, bu kararı aldıktan sonra telefonunu ve internetini kapattığını, bu durumun ailesi ve yakın çevresi arasında büyük bir endişe yarattığını ve abisinin sürekli aranarak ‘Hakan’a ne oldu?’ sorularıyla karşılaştığını sözlerine ekledi.
Şarköy Müftüsü Ramazan Tekin de yaşanan bu talihsiz olayla ilgili bir açıklama yaptı. Tekin, camilerde yapılan anonslarda, hayatını kaybeden kişilerin yakınlarından genellikle ölüm raporu talep etme uygulamasının olmadığını dile getirdi. Müftü Tekin, “Cami hocamız, tanımadığı bir isimden gelen bu talebi sorgulamadan selayı okumuş olabilir ancak bu tür dini anonsların ciddiyet taşıdığını ve şakaya gelmeyeceğini vurguladı.” Ayrıca, cenaze sahiplerinin acılı durumları göz önünde bulundurulduğunda, ölüm raporu istenmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Ancak Tekin, bu tür müstesna olaylarla karşılaşılması durumunda, sürecin daha dikkatli yürütülmesi ve ileride benzer durumların yaşanmaması adına ölüm raporu talep edilmesinin bir zorunluluk haline geldiğini kaydederek, gerekli adımların atılacağını ifade etti.
Mersin’deki Feci Kazada Tarım İşçisi Hayatını Kaybedenlerin Sayısı Yediye Yükseldi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.